
Bryan Johnson'a otoimmün gastrit teşhisi konuldu
Yaşlanmayı durdurmak için yılda 2 milyon dolar harcayan ABD'li girişimci Bryan Johnson, midenin kendi hücrelerine saldırdığı otoimmün gastrit hastalığına yakalandığını duyurdu.
Yaşlanmayı durdurmak ve biyolojik yaşını mümkün olduğunca genç tutmak amacıyla uzun süredir sıra dışı yöntemler uygulayan ABD'li teknoloji girişimcisi Bryan Johnson, sağlık durumuyla ilgili yeni bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Her gün onlarca takviye hapı kullanan, sıkı bir beslenme programı tatbik eden ve sağlığı için yılda yaklaşık 94,6 milyon Türk Lirası yani 2 milyon dolar harcayan Johnson, bağışıklık sisteminin mide hücrelerine saldırdığı ve kesin tedavisi bulunmayan otoimmün gastrit teşhisi aldığını açıkladı. 'Ölümsüzlük peşindeki milyarder' olarak bilinen Johnson'ın bu açıklaması, hem bilim dünyasında hem de sosyal platformlarda geniş ses getirdi.
Kırk yedi yaşındaki Bryan Johnson, 1977 yılında ABD'nin Utah eyaletinde dünyaya geldi. Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren Braintree şirketini kurarak adını duyuran girişimci, bu teşebbüsünü 2013 yılında yaklaşık 37 milyar 840 milyon Türk Lirası yani 800 milyon dolar karşılığında PayPal'a sattı. Bu büyük satışın ardından hatırı sayılır bir servet edinen Johnson, ticari faaliyetlerden ziyade bilim ve sağlık odaklı çalışmalarına ağırlık vermeye başladı. Zamanının neredeyse tamamını yaşlanmayı yavaşlatma araştırmalarına vakfeden Johnson, Blueprint adlı program çerçevesinde doktorlar, biyologlar ve beslenme uzmanlarından oluşan kalabalık bir ekiple ortak hareket ediyor. Biyolojik yaşını geriye çekmeyi ve insan ömrünü uzatacak yöntemler bulmayı amaçlayan bu proje, dünyadaki en kapsamlı kişisel sağlık çalışmaları arasında gösteriliyor.
Her gün belirli saatlerde uyanan Johnson, gramı gramına hesaplanmış bitki ağırlıklı bir diyet uyguluyor, düzenli egzersiz yapıyor ve uyku düzenini gelişmiş cihazlar aracılığıyla denetliyor. Bunun yanı sıra sık aralıklarla kan testleri yaptırıyor, MR ve çeşitli görüntüleme teknikleriyle organlarını kontrol ettiriyor. Günlük rutini boyunca pek çok vitamin ve takviye ürün tüketen Johnson'ın bu program için her yıl milyonlarca dolar harcadığı biliniyor. Adı sadece sıkı yaşam disipliniyle değil, aynı zamanda farklı sağlık deneyleriyle de anılan Johnson, 2023 yılında oğlundan alınan kan plazmasının kendisine nakledildiği bir deney gerçekleştirmişti. Genç bireylerden elde edilen plazmanın yaşlanma sürecini yavaşlatıp yavaşlatamayacağını inceleyen bu uygulamanın beklenen sonucu vermediğini daha sonra kendisi açıklamıştı.
Bunun yanı sıra biyolojik yaşını düzenli olarak ölçtüren Johnson; kalbi, akciğerleri ve cildi dahil pek çok organının kronolojik yaşından daha genç değerlere ulaştığını sık sık dile getiriyordu. Sağlığını yakından takip etmeyi sürdüren girişimci, son kontrollerinde otoimmün gastrit hastası olduğunu öğrendiğini duyurdu. Hastalığın uzun süre hiçbir belirti göstermeden ilerlediğini belirten Johnson, bu rahatsızlığa ne zamandır sahip olduğunu bilmediğini ifade ederek sosyal medyada paylaştığı mesajda durumunu "Midem kendi kendini yiyor" sözleriyle özetledi. Yoğun sağlık programına rağmen bu hastalığın ortaya çıkmasını kendisi açısından şaşırtıcı bulduğunu kaydetti.
Sorunun kökeninin Johnson'ın geçmişindeki yaşam tarzıyla bağlantılı olabileceği ifade ediliyor. Çocukluk yıllarında şekerli ve işlenmiş gıdalarla beslenen Johnson, yirmili yaşlarında kısa süreli sağlıklı yaşam dönemleri yaşasa da yoğun iş temposu ve baba olma sorumlulukları yüzünden sağlığını uzun süre ihmal etti. Geçirdiği ağır kronik depresyon dönemlerinin de bağışıklık sistemine olumsuz yansıdığı bilgisi paylaşıldı. Henüz 21 yaşındayken tiroid bezinin işlevini yitirmesiyle başlayan sağlık problemleri dolayısıyla yaklaşık otuz yıldır düzenli tedavilerle hayatına devam eden Johnson'ın midesindeki hasarın ne kadar süredir devam ettiği ise net olarak bilinmiyor.
Tüm bunlara rağmen Johnson, tedavisi bulunmayan bu hastalık karşısında geri adım atmayacağını belirtiyor. Ekibiyle birlikte deneysel hücre terapileri ve bağışıklık sistemini hedef alan yeni yaklaşımlar üzerinde çalışmayı planlayan girişimci, modern teknolojinin ilerleyen süreçte pek çok rahatsızlığa çare bulabileceğine inanıyor. Bu süreçte biyolojik verilerini yakından takip etmeye ve sağlık durumunu anlık olarak izlemeye devam edeceğini aktarıyor.
Otoimmün gastrit; bağışıklık sisteminin yanlışlıkla mide iç yüzeyindeki sağlıklı hücrelere saldırması neticesinde ortaya çıkan kronik bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Bu süreçte mide asidi üreten hücreler zamanla zarar görürken, B12 vitamini emilimi bozulabiliyor ve bunun sonucunda kansızlık başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunları baş gösterebiliyor. Uzmanlar, bu rahatsızlığın bazı kişilerde mide polipleri ve mide kanseri riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle düzenli doktor kontrolü ve endoskopik takip büyük önem taşıyor. Hastalığın en belirgin özelliklerinden biri, uzun süre sessizce ilerleyebilmesi ve birçok hastada ancak rutin kan testleri veya farklı sebeplerle yapılan endoskopiler sırasında fark edilmesi oluyor.
İlerleyen dönemlerde ise sürekli yorgunluk, B12 vitamini eksikliği, kansızlık, baş dönmesi, dilde yanma hissi, hazımsızlık, karın ağrısı ve şişkinlik gibi belirtiler kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, otoimmün gastriti tamamen ortadan kaldıran bir tedavinin henüz mevcut olmadığını vurguluyor. Uygulanan tedaviler çoğunlukla B12 vitamini eksikliğinin giderilmesine, mide dokusundaki hasarın izlenmesine ve olası komplikasyonların önlenmesine dayanıyor. Bu sebeple hastaların uzun süre düzenli doktor kontrolünde kalması gerekiyor.
Bryan Johnson'ın yaşadığı bu durum, dünyanın en gelişmiş sağlık teknolojilerine erişimin bile her hastalığı önlemeye yetmeyebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllardır yaşlanmayı yavaşlatmak adına milyonlarca dolar harcayan ve vücudundaki neredeyse tüm biyolojik verileri düzenli olarak takip ettiren Johnson'ın tedavisi olmayan bir otoimmün hastalıkla karşılaşması, insan sağlığının hâlâ tam olarak çözülememiş pek çok yönü bulunduğunu gösteriyor. Yaşlanmayı geciktirme hedefinden vazgeçmeyen teknoloji girişimcisi, şimdi bu kez tedavisi bulunmayan bir rahatsızlıkla verdiği mücadeleyle dünya kamuoyunun odağında yer alıyor.







