26 Temmuz 2026 Pazar
Gundemnabzi
Bunama, 45 yaşında başlıyor

Bunama, 45 yaşında başlıyor

Bunama ve Alzheimer, hafızada kayıplarla değil, bedenle başlar.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Unutkanlık, birçok insanın bunama ya da Alzheimer’ın ilk belirtisi olarak isimleri veya anahtarları unuttuğunu düşündüğü bir durumdur. Ancak, hafızanın zayıflaması, hastalığın beyninizde 15-20 yıldır sessizce ilerlediği anlamına gelebilir. Beyin, bunama sürecinde ilk belirtileri hafızayla değil; uyku, yürüyüş hızı, ruh hali ve hatta duyularla verir. Bunamanın üç aşaması vardır. Birinci aşama, risk aşamasıdır ve 40’lı ile 50’li yaşlarda başlar. Yüksek tansiyon, yüksek LDL kolesterol, diyabet, karın çevresindeki yağlanma, sigara, aşırı alkol tüketimi, işitme kaybı ve hareketsizlik gibi risk faktörleri yıllar boyunca birikir. Bu süreçte insanlar kendilerini iyi hissedebilir çünkü hastalık sessiz bir şekilde ilerlemektedir. İkinci aşama, beynin biyolojik saatidir. Riskler biriktiğinde hastalık artık beyin dokusunu etkilemeye başlar. Bu aşamada hafıza hâlâ tıkır tıkır çalışıyor gibi görünse de gelişmiş beyin taramaları veya kan testleri ile hastalık belirgin hale gelir. Nöronlar arasındaki amiloid plakları birikmeye başlar, tau proteinleri yumaklaşır ve beyinde sessiz bir iltihap yayılmaya başlar. Sonuç olarak, hücreler beslenemez ve zamanla küçülür. Biyolojik saat, unutkanlığın belirginleşmesinden 10 ila 20 yıl önce moleküler hasar ile işlemeye başlar. Üçüncü aşama ise belirti aşamasıdır. İnsanlar faturalarını karıştırmaya, tanıdık yollarında kaybolmaya veya aynı soruları tekrar tekrar sormaya başladığında çevreleri durumu fark eder. İnsanların en büyük hatası yalnızca üçüncü aşamayı gözlemlemektir. Tanı 70 yaşında konulsa da bu tanıya giden yol, 45 yaşında yüksek kolesterolden, 50 yaşında ihmal edilen tansiyondan ve hareketsizlikten geçer. 45 yaş, bunama tanısı koyma yaşı değil; beynin bakımına başlama yaşıdır. Peki, hafıza bozulmadan önce beden hangi belirtiler verir? Ruh hali değişiklikleri olabilir: 50’li yaşlardan sonra hırçınlık, sebepsiz öfke, kaygı veya isteksizlik gibi duygusal değişimlerin, beynin duygu durum merkezlerini etkileyebileceği anlamına gelebilir. Uyku düzeninde bozulmalar meydana gelebilir: Gece sık uyanmak, gündüz uyku hali veya rüyada kolları savurarak bağırmak önemlidir. Beyin, derin uykuda hücresel atıkları temizler. Eğer uyku bozulursa bu atık proteinler birikir. Koku algısında zayıflama olabilir: Kahve, yemek veya parfüm kokusunu ayırt etmek zorlaşabilir, çünkü koku siniri beynin hafıza merkezine doğrudan bağlıdır. Yürüyüş hızı yavaşlayabilir: Yavaş yürümek veya 360 derece dönerken zorlanmak, zihinsel gerilemenin 10 yıl öncesinde başlayabilir. Ayakların yavaşlaması, beynin damarlarındaki sorunları işaret edebilir. Elin sıkma gücünün azalması da dikkate değerdir: Kavanoz kapağını açmak zorlaşır. Araştırmalar, el kavrama gücündeki düşüşün demans riski ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Günlük hayatta aksaklıklar yaşanabilir: Sıradan isim unutkanlığı değil, faturayı iki kez ödemek veya yıllardır yapılan yemeğin sırasını karıştırmak gibi işlevsel hatalar ortaya çıkabilir. İşitme kaybı da bir belirti olabilir: TV sesini eskiye oranla daha fazla açıyorsanız dikkatli olmalısınız. İşitme azaldığında insanlar kendilerini dış dünyadan soyutlayabilir. İşte bu noktada aşılara dikkat çekmek önemlidir. Teksas Üniversitesi'nin 1.8 milyon kişi ile yaptığı araştırma, mevsimsel grip aşısı olan 65 yaş üstü bireylerin Alzheimer'a yakalanma riskinin %40 düştüğünü ortaya koydu. Zona aşısı yaptıranlarda demans riski %20 azalırken, tetanos, boğmaca ve RSV aşılarının da koruyucu etkileri vardır. Yaş ilerledikçe vücut enfeksiyonlarla savaşmakta zorlanır. İleri yaşta geçirilen bir grip, Covid-19, akciğer enfeksiyonu veya başka enfeksiyonlar, vücutta büyük bir iltihap fırtınası başlatabilir. Bu iltihap, kan dolaşımı ile beynin koruyucu engelini aşar. Eğer beyninizde zaten 10-15 yıldır sessizce biriken amiloid veya tau proteinleri varsa, enfeksiyon bu durumu alevlendirebilir. Nörologların sıkça karşılaştığı bir durumu örnek vermek gerekirse; bir kişinin zatürre geçirip hastaneden çıktıktan sonra eski zihinsel haline dönememesi, bu enfeksiyonun etkisiyle olabilir. Rutin aşılar, bu büyük iltihap yangınının çıkmasını engelleyerek beyin sağlığını korur. Ayrıca, bağışıklık sistemini eğiterek beyindeki zararlı atıkları temizleyen hücreleri sürekli uyanık tutar. Lancet Demans Komisyonu raporlarına göre, demans vakalarının %45’i önlenebilir veya geciktirilebilir. Amerikan Tabipler Birliği Dergisi’nde yayınlanan U.S. POINTER araştırması ve Dünya Sağlık Örgütü verileri, sağlıklı yaşam için bazı öneriler sunmaktadır: Kalbinizi koruyun; tansiyonu, kolesterolü ve şekeri kontrol altında tutun, çünkü kalbe iyi gelen her şey beyne de iyi gelir. İşitme kaybını tedavisiz bırakmayın; işitme cihazı kullanımı bilişsel gerilemeyi %48 oranında yavaşlatır. Kaslarınızı çalıştırın; yalnızca yürümek yeterli değildir, direnç egzersizleri yapın ve MIND tipi (Akdeniz ağırlıklı) beslenme alışkanlıkları edinin. Beyninizi zorlayın; bulmaca çözmek yeterli değildir. Yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmak veya tenis gibi sporlar yapmak beyni alışık olmadığı işlere zorlayabilir. Alkol ve takviye efsanelerine kanmayın; günde bir kadeh şarap düşüncesi artık geçerliliğini yitirmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, kan testlerinde vitamin veya mineral eksikliği saptanmadığı sürece, sırf bunamayı önlemek amacıyla vitamin takviyeleri kullanımını önermemektedir. Özetle, 40’lı ve 50’li yaşlar, beynimizin “emeklilik hesabı” gibidir. O yıllarda yapılan yatırımlar, ilerleyen yaşlarda geri alınır.

Kaynak: Sözcü

İlgili Haberler