
Chancay maskesinde insan saçı ve cinnabar bulundu
Walters Sanat Müzesi'nde korunan bin yıllık Chancay cenaze maskesi, antik ritüelleri ve kullanılan malzemeleri ortaya koydu.
Peru'nun kurak orta kıyı şeridinde MS 1000 ile 1450 yılları arasında hüküm süren Chancay kültürü, Huaura Vadisi çevresinde kök salmıştı. Bu topluluk İnka İmparatorluğu öncesi dönemin gelişmiş örneklerinden biriydi. Arkeolojik bulgular, Chancay halkının tekstil ve seramik yanında ölüm ritüellerinde de ileri bir zanaat düzeyine ulaştığını gösteriyor.
Baltimore'daki Walters Sanat Müzesi'nde bulunan yaklaşık bin yıllık cenaze maskesi, bu dönemin ritüel pratiklerini belgeledi.
Chancay inancında ölüm, bireyin tamamen yok olması anlamına gelmiyordu. Ölen kişi, yaşayanlarla toprak arasında bağ kuran bir ataya dönüşüyordu. Bu dönüşümün önemli parçası cenaze bohçalarıydı.
Chancay halkı, ölüyü cenin pozisyonunda dizlerini çenesine yaklaştırarak sarardı. Gövde ince dokunmuş kumaşlar, bitkisel malzemeler ve hayvan derileriyle kat kat örtülürdü. Bu paketlerin üzerine ahşap veya kumaş maskeler yerleştirilirdi.
Maskeler günlük hayatta kullanılmazdı. Walters Sanat Müzesi analizlerine göre maskeler, ölen kişinin yüz hatlarını bire bir yansıtmıyordu. Amaç, topluluğun ortak hafızasındaki ata figürünü sembolize etmekti.
Maskelerde elmas şeklinde gözler, üçgen burun ve hafifçe yukarı kıvrılmış U şeklinde gülümseme yer alıyordu. 2017 yılında yapılan mikroskobik analizler, maskelerin peruklarında kullanılan liflerin gerçek insan saçı olduğunu doğruladı. Saç telleri ve kumaş şeritler, ölen kişiyle soyundan gelenler arasında fiziksel bir bağ oluşturuyordu.
Maskelerin yüzeyindeki tuğla kırmızısı boya, estetik tercihin ötesinde anlamlar taşıyordu. Tahribatsız X-ışını floresans spektroskopisiyle yapılan incelemelerde, boyada cıva sülfür bileşiğinden oluşan zehirli mineral cinnabar tespit edildi. Bu mineral And Dağları'ndaki cenaze törenlerinde sık tercih ediliyordu.
Live Science ve Journal of Anthropological Archaeology dergilerinde yayınlanan çalışmalar, kırmızı rengin arınma, kutsama ve nesiller arası sürekliliği temsil ettiğini belirtti. Boya izleri, maskelerin cenaze bohçasına yerleştirildikten sonra bile zaman zaman örtülüp açıldığını gösterdi.
Peru kıyılarının kurak iklimi, pamuk, ahşap, insan saçı ve cinnabar pigmentini bin yıl boyunca korudu.
Chancay halkı cenaze maskelerinin yanı sıra başka ritüellere de sahipti. Topluluk üyeleri belirli dönemlerde atalarının cenaze bohçalarını açar, yiyecek ve içecek sunar, kumaşları yenilerdi.
Mezarlarda kolları iki yana açık, kilden ve kumaştan yapılmış minik bebek figürleri olan Cuchimilco sıkça bulundu. Bu figürlerin kötü ruhları savuşturduğu ve ölene rehberlik ettiği düşünülürdü.
Chancay toplumunda bebeklik döneminde ahşap tahtalar ve sargılarla kafatasının arkaya doğru uzatılması yaygındı. Bu işlem sosyal sınıfı ve etnik kimliği simgeliyordu.
Modern laboratuvarlarda incelenen iplikler, ahşap çizgiler ve cinnabar pigmenti, ölümü dönüşüm ve süreklilik olarak gören bir dünyanın izlerini taşıyor.



