Yunan analist Türkiye'nin Libya stratejisini değerlendirdi
Yunan analist George Koutsoumis, Türkiye'nin Libya'daki etkisinin arttığını ve Yunanistan'ın stratejik hesaplarının bozulduğunu belirtti. Türkiye, Libya'nın doğusunda ve batısında iletişim kanalları kurabiliyor.

Türkiye’nin attığı adımlar Ankara’nın bölgedeki hareket alanını genişletiyor. Yunan analist George Koutsoumis, Türkiye’nin Trablus ile olan ilişkilerini sürdürürken Bingazi’ye de açılmasının, Mısır ile Libya konusunda işlevsel bir kanal geliştirmesinin dengeleri değiştirdiğini ifade ediyor. Koutsoumis, “Oyunun kuralları değişiyor: Yunanistan için riskler neler?” başlıklı analizinde, Ankara’nın Libya politikasındaki yeni durumu vurguladı.
Türkiye, Libya’daki gelişmeleri tek bir merkez üzerinden değil, ülkenin farklı siyasi ve askeri aktörleriyle aynı anda iletişim kurabilen güçlü bir bölgesel aktör olarak takip ediyor. Yunan analistin dikkat çektiği en önemli husus, Türkiye’nin Libya’ya yönelik gerçekleştirdiği ziyaretler.
Bu ziyaretler, Ankara’nın Libya’daki diplomatik hareket alanını genişlettiğini gösteriyor. Türkiye, Trablus yönetimiyle olan ilişkilerini korurken Bingazi’deki siyasi ve askeri aktörlerle de doğrudan iletişim kanalları oluşturuyor. Koutsoumis, bu durumun Yunanistan açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.
Atina'nın yıllardır lehine olmasını umduğu unsurlardan biri Türkiye ile Mısır arasındaki anlaşmazlıkken, son dönemde ilişkilerin olumlu yönde ilerlemesi durumu değiştirdi. Türkiye’nin Bingazi ile doğrudan iletişim kurması, Atina’nın hesaplarını bozuyor. Türkiye'nin Libya'daki etkisinin artmasına dair bir başka gelişme ise Kahire-Ankara hattındaki temasların artması.
Koutsoumis, Türkiye ve Mısır’ın Libya’da daha önce karşı karşıya gelen pozisyonların aksine, birbirlerini dışlamadan hareket edebileceği yeni bir zemin arayışında olduğunu belirtiyor. Bu durum, Türkiye'nin Mısır tarafından Libya denkleminden dışlanmak yerine kalıcı bir aktör haline gelmesini sağlıyor.
Yunanistan açısından asıl risk, Türkiye'nin Libya içinde daha geniş bir siyasi meşruiyete sahip yeni veya değiştirilmiş bir anlaşma arayışına girip girmeyeceği.
Koutsoumis, Atina'nın üç temel önceliği olduğunu vurguluyor: ilk sırada Türkiye-Mısır ilişkilerinin seyrinden bağımsız olarak Kahire ile stratejik ilişkilerin korunması, ikinci olarak hem Trablus hem de Bingazi'deki Yunan varlığının güçlendirilmesi, üçüncü olarak ise Yunanistan-Libya sınır belirleme sürecinin hızlandırılması yer alıyor. Analizin sonunda, Koutsoumis, Atina'nın yakından takip etmesi gereken en önemli gelişmenin “Yunanistan’ı kuşatan yeni Ankara-Bingazi-Kahire üçgeni” olduğunu ifade ediyor.







