
CHP'li Akay: Özelleştirmelerde kamu yararı değil zarar var
CHP Milletvekili Cevdet Akay, Meclis'te yaptığı konuşmada kamu varlığı satışlarının bütçeye ve kamu maliyesine etkilerinin araştırılmasını istedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Karabük Milletvekili Cevdet Akay, devlet mülklerinin ve varlıklarının satış süreçlerinin kamu maliyesine yansımalarının ile kamu yararı boyutunun incelenmesi amacıyla hazırladıkları Meclis araştırması önergesini savundu. Akay, özelleştirme yoluyla elde edilen paraların nerelere harcandığının netlik kazanması gerektiğini dile getirdi.
Genel Kurul kürsüsünden yaptığı konuşmada, elde edilen gelirlerin bütçe açıklarını kapatmada mı, borç ve faiz ödemelerinde mi, yoksa yeni üretim, istihdam ve teknoloji hamlelerinde mi değerlendirildiğinin açığa çıkarılmasını isteyen Akay, 1986 yılından bu yana gerçekleştirilen özelleştirme ve satışlardan toplam 73,7 milyar dolar tutarında kaynak sağlandığını belirtti. Bu meblağın 65,6 milyar dolarlık kısmının ise 2003 sonrasındaki dönemde kasaya girdiğini aktaran milletvekili, "Ekonomik sıkıntılar giderilmediğine göre, borç miktarları sürekli arttığına göre, faiz giderleri arttığına göre demek ki bütçe açığının finansmanında ve faiz giderlerinin ödenmesinde kullanılmış" dedi.
Süreç içinde elden çıkarılan başlıca kuruluşlar arasında TÜPRAŞ, PETKİM, Türk Telekom, Erdemir, TEKEL, SEKA, Sümerbank ve çeşitli limanlar bulunduğunu hatırlatan Akay, özellikle Türk Telekom'un geçirdiği aşamaları örnek gösterdi. Şirketin 2005 senesinde 6,5 milyar dolara özelleştirildiğini, ilerleyen süreçte 2022'de Türkiye Varlık Fonu tarafından 1,6 milyar dolara geri alındığını kaydeden Akay, bu alım için 11 farklı bankadan borçlanıldığını ve erken kapama sebebiyle 21 milyar liranın üstünde kur farkı yükü doğduğunu dile getirdi.
Konuşmasında İzmir'deki Alsancak Limanı'na da değinen Cevdet Akay, 2016'da Türkiye Varlık Fonu bünyesine katılan limanın işletme yetkisinin 2026'nın ilk çeyreğinde ihale koşulları ve yatırım taahhütleri halka duyurulmadan, doğrudan bu iş için kurulan tüzel kişiliğe devredildiğini öne sürdü. İşletme süresine ve kurallarına dair detayların paylaşılmadığını belirten Akay, uygulamanın şeffaflıktan uzak olduğunu savundu.
Boğaz köprüleri ve otoyolların işletme haklarının devredileceği yönündeki iddiaları da gündeme taşıyan Akay, bu konuda danışmanlık görevini Ernst & Young firmasının üstlendiğini, bir Fransız altyapı girişimi ile yerli bir konsorsiyumun adının anıldığını kaydetti. Bu devir operasyonuyla yaklaşık 23,2 milyar dolarlık bir rant aktarımının söz konusu olduğunu öne süren milletvekili, durumun şeffaf bir biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti.
Geçtiğimiz aylarda yasalaşan yeni düzenlemeyle birlikte resmi kurum ve kuruluşlara ait taşınmazların Özelleştirme İdaresi Başkanlığı eliyle elden çıkarılmasının önünün açıldığını hatırlatan Akay, bu satış dalgasının hangi usullerle yürütüleceğinin vatandaşlar tarafından denetlenemediğini belirtti. Varlık satışlarının tüm boyutlarıyla masaya yatırılması gerektiğini vurgulayan Akay, "Benim saydığım bütün örneklerde bırakın kamu yararını kamu zararı olduğunu görürsünüz ve bu kamu zararıyla ilgili de sorumlulardan hesap sorulmadığını görürsünüz. Dolayısıyla müsebbiplerden hesap sorabilmek için bu araştırma önergemizin bugün burada sizler tarafından desteklenmesini bekliyorum" diye konuştu.



