
CHP'li Sarıbal, orman yangınları ve ekonomiye eleştiri yaptı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, orman yangınları ve ekonomi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, yaptığı açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in enflasyonu kontrol altına alamadığını, bu durumun faizleri düşüremediğini belirtti. Sarıbal, "Ama bildiğim bir şey var; Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün, çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti. Bu düzen değişecek, bu iktidar gidecek" ifadelerini kullandı.
Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeminde orman yangınları olduğunu vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın, "Yeşil Vatanımızı korumak için tüm ekiplerimizle sahadayız. Ama unutulmamalıdır ki en büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir" şeklindeki açıklamasını eleştirdi.
Sarıbal, orman yangınlarının nedenleri hakkında bilgi vererek, 2025 yılında 3 bin 224 orman yangını çıktığını ve 814 bin dönüm orman alanının yandığını ifade etti. Yangınların 1012'sinin nedeninin bilinmemesinin ciddi bir sorun olduğunu belirten Sarıbal, yeterli uzman kadronun bulunmadığını ve gereken denetimlerin yapılmadığını savundu.
2010-2020 yılları arasında yıllık ortalama 70 bin dekar orman alanının yandığını, 2020-2025 döneminde ise yıllık ortalama yanan alanın 490 bin dönüme ulaştığını aktaran Sarıbal, Türkiye'de 12 milyon 500 bin dönüm orman alanının yangın riski yüksek olduğunu kaydetti.
Gece kameralarının ve uçakların kullanıldığı bir dönemde yangınları söndürme konusunda yaşanan zorlukların sorgulanması gerektiğini söyleyen Sarıbal, "Neden bu yangınları söndürmekte bu kadar zorlanıyoruz?" diye sordu.
Sarıbal, Türkiye'de 900 bin dekar orman arazisinin enerji hatları, maden sahaları ve atık depolama alanlarına dönüştürüldüğünü öne sürerek, orman yangınlarının yüzde 7'sinin, yanan alanların ise yüzde 25'inin enerji nakil hatlarından kaynaklandığını iddia etti.
Ormanlara gereken değerin verilmediğini belirten Sarıbal, şehirlerdeki iletim hatlarının yer altına alındığını hatırlattı. Sarıbal, "İletim hatları kentlerde, rantın yüksek olduğu yerlerde yer altına alınabiliyorken neden orman alanlarında alınmıyor? Çünkü ormanlar sahipsiz. Kim söylüyor? Bakan söylüyor. Diyor ki, 'Orman yangınlarını önleme işini vatandaşa bıraktım. Vatandaş elinden geleni yaparsa orman yangınları olmaz'" diyerek eleştirilerde bulundu.
Yangın emniyet yollarının yapılmadığını ifade eden Sarıbal, enerji şirketlerinin ucuz iletim hatları üzerinden yüksek kazanç elde ederken doğal varlıkları tahrip ettiğini savundu.
Ayrıca vatandaşlara yapılan uyarılara dikkat çeken Sarıbal, "Madenciler, enerjiciler, turizmciler orada ama halka yasak. Bu izinler derhal gözden geçirilmeli. 23 milyon dönüm orman alanından söz ediyoruz. Bunun 12 milyon 500 bin dönümü yüksek yangın riski taşıyor. Yaklaşık 9 milyon dönüm alan ise bakanlık yetkisi ve yasalarla maden şirketlerine, turizmcilere, enerji şirketlerine ve atık depolama faaliyetlerine tahsis edilmiş durumda" şeklinde konuştu.
Orman emekçilerinin haklarının iyileştirilmesi, iş güvenliği önlemlerinin artırılması ve yangın konusunda uzman personelin istihdam edilmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, ayrıca Fransa ve İspanya'ya gönderilen yangın söndürme uçakları üzerinden de iktidara eleştiriler yöneltti.
Sarıbal, Türkiye'de yangın riski taşıyan bölgelerde önleyici tedbirlerin yetersiz olduğunu savunarak, "Peki bizim yangınlarımız, bizim ormanlarımız ne olacak? Memleketin her tarafı yangın yeri. Her an yangın çıkma ihtimali var. Asıl olan bu işi öncesinden planlamaktır" dedi.
Sarıbal, açıklamasının devamında Tarım ve Orman Bakanlığı'na bazı sorular yöneltti. Bu sorular arasında, riskli bölgelerde kaç kadrolu orman işçisi ve teknik personelin bulunduğu, bu personelin yeterli eğitim ve malzemeye sahip olup olmadığı, yeterli sayıda yangın söndürme uçağının riskli bölgelere yakın noktalarda konuşlandırılıp konuşlandırılmadığı gibi konular vardı.
Ayrıca, enerji nakil hatları ile yol kenarlarının bakımlarının düzenli olarak yapılıp yapılmadığı, yangın emniyet yolları ve şeritlerindeki yanıcı madde yükünün azaltılıp azaltılmadığı gibi detaylar da sorular arasında yer aldı.
Sarıbal, Orman Genel Müdürlüğü bütçesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, yüksek riskli bölgelerde yeterli sayıda kadrolu, eğitimli ve bölgeyi tanıyan personelin istihdam edilmesini istedi.
Yangınla mücadele personelinin "çok tehlikeli işler" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, çalışanların ücretlerinin, vardiya sisteminin, ekipmanlarının ve özlük haklarının iyileştirilmesini talep etti.
Yangınların önlenmesi amacıyla enerji nakil hatları ile orman-yerleşim arayüzlerinin sürekli denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, orman köylüsünü koruyacak tedbirlerin de hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Son olarak, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek çiftçinin üretim yapamadığını kaydeden Sarıbal, gıda ithalatını eleştirdi. Girdi fiyatlarının çiftçiyi tarımdan uzaklaştırdığını ifade eden Sarıbal, ithalatın ülke içindeki üretimden daha ucuz olmasının sebebinin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olduğunu vurguladı.
Meyve üreticilerinin durumunun kötüleştiğini savunan Sarıbal, "İthalat bir ülkenin tarım politikasının ana ekseni olamaz. Diyorsunuz ya 'ülkeye hainlik, vatan hainliği'. İşte bu o" şeklinde konuştu.
Sarıbal, Türkiye'de yurttaşların günlük protein, karbonhidrat, enerji ve vitamin gibi önemli ihtiyaçlara yeterli erişemediğini belirtti. "İddia ediyorum; bu sağlansın, sağlıkta var olan o büyük bütçe açığının büyük kısmı çözülür" dedi.
Sarıbal açıklamasını, "2025 yılının ilk 6 ayında toplam 6 milyar 757 milyon 865 bin dolarlık ithalat yapmışız. 2026 yılının ilk 6 ayında 8 milyar 165 milyon 982 bin dolarlık ithalat yapmışız. Ortalama yüzde 20 artış var. Ve sadece tarımsal ürünlerin bitkisel üretim boyutunda. 2025'in ilk 6 ayında 975 milyon dolarlık bir hayvansal ürün ithalatı yapmışız. 2026 yılında 1 milyar 173 milyon 867 bin dolarlık ithalat var. Hani para yoktu? 2025 yılının ilk 6 ayında 34 bin 951 tonluk kırmızı et ithalatı yapmışız. 2026'nın ilk 6 ayında 43 bin 995 tonluk kırmızı et ithalatı var. Bitkisel ve hayvansal, seçilmiş ürünlerde 9 milyar 279 milyon 849 bin dolarlık ithalatımız var. Ortalama ilk 6 ayın dolar kuruyla, 44 liradan hesapladığımızda yaklaşık 410 milyar lira ithalata para vermişiz. Peki bu iktidarın çiftçiye ayırdığı para ne kadar? 168 milyar lira. Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı. Kırsaydı faizler düşerdi. Ama bildiğim bir şey var; Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün, çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti. Bu düzen değişecek. Bu iktidar gidecek. Hakkaniyetli, adil, halktan yana, ülkeden yana, ülkenin emekçisinden, çiftçisinden, toprağından, halkından yana yeni bir düzen elbet kurulacak." sözleriyle tamamladı.







