
Cihat Yaycı'dan Ayvalık ve Fener Rum Patrikhanesi uyarısı
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Ayvalık'ta ciddi bir oyun oynandığını öne sürerek Fener Rum Patrikhanesi'nin faaliyetlerine karşı yetkilileri uyardı.
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Balıkesir'in Ayvalık ilçesi ve Fener Rum Patrikhanesi ile ilgili yaptığı açıklamada, bölgede kapsamlı bir oyun sahnelendiğini öne sürdü. Yetkili kurumların yaşananları yakından izlemesi gerektiğini savunan Yaycı, Ayvalık'ın Patrikhane'nin yoğun çalışma yürüttüğü noktaların başında geldiğini belirtti.
İlçedeki Ortodoks Hristiyan nüfusun yok denecek kadar az olmasına rağmen bazı dini yapılarla ilgili adımların atıldığını dile getiren Yaycı, Midilli ile Ayvalık arasında sıkı bir hareketlilik bulunduğunu kaydetti. Yaycı, geçmişte Ayvalık Metropoliti olarak görev yapan bir din adamının durumuna dikkat çekerek, bu atamanın hukuki olmadığını ve istihbarat ile casusluk faaliyetleri barındırdığını iddia etti.
Devletin ilgili birimlerini bir kez daha uyaran Yaycı, Ayvalık'ta Ortodoks nüfusun beş ya da on kişiden ibaret olduğunu, buna rağmen kilisenin yeniden açılması için uğraşıldığını belirtti. ABD'de Başkan Trump'a haç vererek 'Konstantinopolis'i fethet' çağrısı yapan metropolitin daha önce Ayvalık'ta görev yaptığını hatırlatan Yaycı, bu atamanın devlet hukukuna aykırı olduğunu ve bölgenin casusluk üssüne dönüştürüldüğünü öne sürdü.
Sürecin ardından kendisinin de doğrudan veya dolaylı yollarla tehdit edildiğini belirten Yaycı, televizyon ekranlarında hakkında dava açılacağının söylendiğini aktardı. Bu duruma meydan okuyan Yaycı, yargı yolunun kendisi için şeref vesilesi olduğunu ifade etti.
Öte yandan Fener Rum Kilisesi'nin başpapazı hakkında kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu açıklayan Yaycı, bu adımın Anayasa'ya aykırı faaliyetler, İsviçre'deki bir toplantıya katılım ve 'Ekümenik' ile 'Yeni Roma Başpiskoposu' unvanlarının kullanılması gerekçeleriyle atıldığını kaydetti. Türkiye sınırları içinde 'Yeni Roma' adında bir yerin bulunmadığını vurgulayan Yaycı, bu durumun belirli bir projenin parçası olduğunu dile getirdi.
Önümüzdeki süreçte 'Biz ne Türk'üz, ne Kürt'üz, ne Ermeni'yiz, ne Süryani'yiz; hepimiz Romalı'yız' söylemlerinin artabileceğini belirten Yaycı, Türkiye'nin bu gelişmeler karşısında sadece izleyici kalmaması gerektiğini, diplomatik ve hukuki adımları kararlılıkla atmaya devam etmesi zorunluluğunu sözlerine ekledi.



