
Cinsel saldırı davasındaki beraat kararı Meclis'e taşındı
Muğla'da yaşanan cinsel saldırı davasındaki tartışmalı beraat kararı, YENİ Parti Milletvekili Gökçe Gökçen tarafından Meclis gündemine getirildi.
YENİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, gazetemiz yazarı Barış Terkoğlu'nun "Yaşamından renkleri çalınan kadın" başlıklı köşesinde ele aldığı beraat kararını Meclis'e taşıdı. Gökçen, konuyu Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yazılı olarak yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi sundu.
Önergede, Hacettepe Üniversitesi öğrencisi olan D.K.'nın Muğla'da katıldığı bir etkinlik sırasında cinsel saldırıya uğradığı iddiasıyla açılan davada ciddi usul ve değerlendirme hataları yapıldığı vurgulandı. Şüpheli Yunus Emre Öztürk hakkında mağdurun hızla şikayetçi olmasına, Adli Tıp raporlarındaki bulgulara, tanık anlatımlarına ve çelişkili ifadelere rağmen Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin davanın yalnızca iki celse sonunda beraat kararıyla sonuçlandığı hatırlatıldı.
Bunun yanı sıra, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesinin de dava dosyasına sonradan eklenen ve mağdur lehine bilimsel tespitler barındıran raporları gerekçeli bir şekilde dikkate almadan kararı onadığı iddiaları gündeme getirildi.
Davadaki ihmallere dikkat çeken milletvekili Gökçen, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e şu dokuz soruyu yöneltti:
Hacettepe Üniversitesi öğrencisi D.K.’nın şikâyetiyle başlatılan yargılamada, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na herhangi bir bildirim yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi tarihte gerçekleştirilmiştir?
Söz konusu dosyada yargılanan Yunus Emre Öztürk hakkında yürütülen yargılama sürecinde, dosyanın istinaf incelemesini yapan Denizli Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesi tarafından ilgili Bakanlığa bildirimde bulunulmuş mudur? Eğer bildirim yapıldıysa, bu bildirimin olay tarihi ve yargılama süreci göz önüne alındığında gecikmeli yapılmasının gerekçesi nedir?
Bildirim yapılmamış ya da geç yapılmışsa, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen hâkimler hakkında herhangi bir idari veya disiplin soruşturması açılmış mıdır? Bildirim yapılmaması ya da gecikmeli yapılması durumunda mağdurların sosyal destek hizmetlerine ulaşımında ne tür aksaklıklar yaşandığına dair Bakanlık tarafından hazırlanmış bir rapor mevcut mudur?
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili yargılamalarda, mahkemelerin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bildirim yükümlülüğü konusundaki uygulama nasıl denetlenmektedir?
Son beş yıl içinde benzer nitelikteki davalarda ilgili Bakanlığa bildirim yapılmadığı veya geç yapıldığı belirlenen kaç dosya bulunmaktadır? Bu dosyalarla ilgili hangi yasal işlemler yapılmıştır?
Mağdurların korunması ve destek mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla, yargı organları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasındaki koordinasyonu artırmaya yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
Delillerin değerlendirilmesi açısından; DNA incelemesi sonuçları beklenmeden ve dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hukuki dayanağı nedir? Bu durum, adil yargılanma ilkesi çerçevesinde Bakanlık tarafından uygun görülmekte midir?
Adli Tıp raporları, tanık beyanları ve diğer deliller göz önünde bulundurulmaksızın hüküm kurulmasına ilişkin herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?
Mağdurun korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması sürecinde mahkemeler, kolluk kuvvetleri ve sosyal hizmet birimleri arasında yaşanan koordinasyon eksikliklerine dair Bakanlık kayıtlarına yansıyan somut veriler nelerdir? Bu kapsamda son yıllarda tespit edilen aksaklıklara yönelik Bakanlık tarafından yürütülen herhangi bir inceleme, raporlama veya idari düzenleme çalışması var mıdır?


