12 Ağustos 2026 ÇarşambaUSD47,76EUR55,15
Gündem Nabzı

Çorum'da 3 bin 800 yıllık ticaret ve depolama merkezi bulundu

Hattuşa'da yürütülen kazılarda Hititlerden 300 yıl öncesine ait 16 büyük küp gün yüzüne çıkarıldı. Alandaki toprak örnekleri inceleniyor.

Haber Merkeziİlk yayın:
Çorum'da 3 bin 800 yıllık ticaret ve depolama merkezi bulundu

Anadolu'nun köklü tarihine ev sahipliği yapan Hattuşa Antik Kenti, yeni bir keşifle geçmişin ticari yaşamına ışık tutuyor. Çorum'un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa'da sürdürülen kazılarda, Hititlerden yaklaşık 300 yıl öncesine ait bir yapı kompleksi ortaya çıkarıldı. Kral Sarayı ile Büyük Tapınak arasındaki Büyükkale Kuzeybatı Yamacı'nda Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait 16 büyük depolama küpü bulundu. Yamaca teraslama yöntemiyle yerleştirilen küplerin, erzakların muhafaza edildiği bir ticaret merkezinin parçası olduğu değerlendiriliyor.

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Hattuşa, Hatti ve Hitit medeniyetlerinin önemli merkezleri arasında öne çıkıyor. Antik kentte 1906 yılından bu yana Kalkolitik Çağ'dan Roma ve Bizans dönemine uzanan tabakalar ortaya çıkarılıyor. Alman Arkeoloji Enstitüsünce Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında yürütülen çalışmalar bu yıl erken döneme odaklandı. Büyükkale Kuzeybatı Yamacı'ndaki yapının milattan önce 1800-1750 yıllarına tarihlendiği değerlendiriliyor.

Dik arazinin kullanılması amacıyla teraslama yapıldığı ve depolama yapısının bu teraslar üzerine kurduğu belirlendi. Kazı başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, yapının Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na yani Hitit öncesi döneme ait olduğunu söyledi. O dönemde kentin "Hattuş" adıyla anıldığını belirten Schachner, Aşağı Şehir'de Asurlu tüccarların kolonisi bulunduğunu anlattı. Schachner, büyük küplerde tarımsal ürünlerin ve çeşitli erzakların depolanmış olabileceğini ifade etti.

Kazı çalışmalarının bölgenin ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü bir merkez olduğunu düşündürdüğünü belirten Schachner, “Sanki o dönemin Hattuş kentinin ticari merkezine ve depolama merkezine denk gelmişiz” dedi. Schachner, benzer özellikler taşıyan yapıların daha önce de tespit edildiğini kaydetti.

Kazı alanındaki yapının geçmişte meydana gelen büyük bir heyelan nedeniyle tahrip olduğu belirlendi. Heyelan, depolama küplerinin de zarar görmesine neden oldu. Küplerin üst bölümlerinin ortadan kalkması nedeniyle yapının tam kapasitesi henüz belirlenemedi. Kazı ekibi, batıya doğru devam eden bulgular ışığında bu bölümde de çalışmalara başladı.

Heyelanların yerleşim izlerini tahrip ettiğine dikkati çeken Schachner, insanların aynı alanı yeniden kullanmaya devam ettiğini söyledi. Hititlerin zarar gören yapıların üzerine yeni binalar inşa ettiğini anlatan Schachner, “Bu yamaçta insanların çağlar boyunca doğanın gücüyle nasıl mücadele ettiklerini ve pes etmediklerini görebiliyoruz” diye konuştu.

Heyelan nedeniyle küplerin içerisinde depolanan ürünlere doğrudan ulaşılamadı. Küplerin içine zamanla moloz dolduğu, bu nedenle depolanan ürünlerin izlerinin günümüze ulaşmadığı değerlendiriliyor. Kazı ekibi, küplerin bulunduğu alanın tabanından alınan toprak örnekleri üzerinde inceleme yapacak.

Alınan toprak örnekleri yıkanarak içerisindeki organik kalıntılar araştırılacak. Tohum veya bitki kalıntılarının tespiti halinde, 3 bin 800 yıl önce hangi tarımsal ürünlerin muhafaza edildiği ortaya çıkacak. Schachner, analizlerin tamamlanmasının ardından depolama merkezinin işlevine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yapılabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi

#Çorum — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler