6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

DDT'nin etkileri onlarca yıldır sürüyor

Sıtma ve tifüse karşı İkinci Dünya Savaşı yıllarında kullanılmaya başlanan DDT kimyasalının doğada ve insan vücudunda bıraktığı kalıntılar devam ediyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:
DDT'nin etkileri onlarca yıldır sürüyor

İkinci Dünya Savaşı yıllarında geliştirilen DDT insektisiti, sıtma salgınlarına karşı yaygın şekilde kullanıldı. Kimyasalın uygulanmasından onlarca yıl geçmesine rağmen ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri devam ediyor. Madde ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusu tarafından tifüs ve sıtma taşıyıcı böceklere karşı kullanıldı.

Böcek öldürücü özelliklerinin 1939 yılında keşfedilmesinin ardından kimyasal kitlesel üretime geçirildi. Söz konusu keşif 1948 yılında Nobel Tıp Ödülü'ne layık görüldü. Kimyasal madde 1945 yılından itibaren sanayi ölçeğinde üretildi.

Madde 1950'li yıllarda uluslararası sağlık kuruluşlarının küresel sıtma eradikasyon kampanyasının temel aracı haline geldi. Asya, Afrika ve Latin Amerika'da yürütülen ilaçlama çalışmaları sonucunda ilk on yılda sıtma kaynaklı ölüm oranlarında belirgin düşüş kaydedildi. - KUTUPLARA KADAR ULAŞAN KALICI KİRLİLİK - Suda ve toprakta kimyasal yapısını uzun süre koruyan DDT, yağmur suları ve akarsular aracılığıyla okyanuslara taşındı.

1960'lı yıllarda yürütülen araştırmalar, maddenin besin zinciri yoluyla canlı organizmalarda biriktiğini ortaya koydu. İlaçlama yapılan bölgelerden binlerce kilometre uzaklıktaki Antarktika'da yaşayan penguenlerde dahi DDT kalıntılarına rastlandı. İlacın, özellikle yırtıcı kuşların yumurta kabuklarını incelterek üreme başarısını düşürdüğü ve bazı türleri neslin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı belirlendi. - TOPRAKTA VE İNSAN VÜCUDUNDA KALINTI BIRAKIYOR - Gelişmiş ülkelerde kimyasalın kullanımı 1970'li yıllardan itibaren yasaklanmaya başlandı.

Topraktaki yarılanma ömrünün 10 yılı aşması sebebiyle kimyasal tarım arazilerindeki varlığını koruyor. Son dönemde yapılan laboratuvar analizleri yeni sonuçlar ortaya koydu. Yasağın yürürlüğe girmesinden sonra doğan bireylerin kan örneklerinde ve anne sütünde düşük miktarlarda DDT kalıntısı bulunuyor.

Uzmanlar konuyla ilgili değerlendirme yaptı. Uzmanlar, anne sütündeki kalıntı miktarının çok düşük düzeyde olduğunu belirtti. Yetkililer, emzirmenin sağladığı faydaların bu riskten daha yüksek olduğunu ifade etti.

Kaynak: Sağlık Servisi

#Antarktika · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler