
Deprem acısını projeye dönüştürdü
Kahramanmaraş depremlerini yaşayan üniversite öğrencisi Sidal Karaytuğ, iletişim ağlarının koptuğu anlar için giyilebilir afet haberleşme sistemi tasarladı.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencisi Sidal Karaytuğ, merkez üssü Kahramanmaraş olan 6 Şubat depremlerindeki tecrübelerini mezuniyet çalışmasına aktardı ve Desmos adlı giyilebilir afet haberleşme sistemini hayata geçirdi. Arama kurtarma personeli ile enkaz altındakiler ya da afetzedeler arasında mevcut şebekelerden bağımsız bir iletişim köprüsü kurmayı amaçlayan bu sistem, hatların tamamen kesildiği olağanüstü durumlarda bilgi akışını canlı tutuyor. Böylece sahadaki hasar belirleme, ekip koordinasyonu ve arama kurtarma faaliyetlerinin çok daha hızlı ilerlemesine destek oluyor.
Fikrin ortaya çıkış sürecini sarsıntı sonrasındaki "Ben bu durumda ne yapabilirim?" düşüncesiyle açıklayan genç tasarımcı, projenin büyük felaketlerde yaşanan altyapı sıkıntılarından kaynaklı operasyonel gecikmelere çözüm bulmayı amaçladığını ifade etti. Alternatif bir iletişim ağı kurmaya odaklanan sistem, veri akışının kesintiye uğramasını engelliyor ve hasar tespiti ile haritalandırma çalışmalarının hızla yapılmasına olanak tanıyor.
Sistemin, haberleşme altyapısının çöktüğü durumlarda bile kişilerin doğrudan haberleşebilmesini sağladığını vurgulayan Karaytuğ, sahadaki koordinasyonu güçlendiren bu yapının ilk 72 saatte yaşanan iletişim krizlerinin getirdiği zaman kayıplarını azalttığını belirtti. Ayrıca cihazın yalnızca uzman ekipler tarafından değil, siviller tarafından da alternatif bir haberleşme kanalı olarak kullanılabilmesi hedefleniyor.
Desmos'u benzer çalışmalardan ayıran yönlere değinen Karaytuğ, cihazın giyilebilir olması sayesinde kullanıcının hareket serbestisini engellemediğini söyledi. Uzun pil ömrü, ekonomik üretim maliyetine karşın yüksek performansı, hafif yapısı ve kendi kendini onarabilen bir ağ kurma kapasitesi projenin öne çıkan diğer özellikleri arasında yer alıyor.
Danışman hocası Suat Batuhan Esirger'in yönlendirmesiyle cihazı şekillendirirken pek çok farklı kullanıcı senaryosunu hesaba kattıklarını dile getiren Karaytuğ, arama kurtarma ekiplerinin kullandığı sisteme benzer şekilde siviller için de aynı mantıkla çalışan bir cihaz tasarladıklarını kaydetti. Bu sayede afet anlarında çok daha erişilebilir, dayanıklı ve kapsayıcı bir iletişim ekosistemi oluşturduklarını belirten Karaytuğ, projeyi seri üretime taşımak istediğini de sözlerine ekledi.



