31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Üniversite adaylarına tercih robotu uyarısı: Geleceğinizi yapay zekâya teslim etmeyin

Üniversite adaylarına tercih robotu uyarısı: Geleceğinizi yapay zekâya teslim etmeyin

Milyonlarca adayın kullandığı tercih robotlarının yalnızca veri analizi yaptığı belirtilerek, robotların rehber olarak kullanılması ve son kararın adaylar tarafından verilmesi gerektiği vurgulandı.

Eğitim Servisiİlk yayın:

Üniversite tercih döneminin başlamasıyla birlikte milyonlarca aday, en sık tercih robotu adı verilen araçlara başvuruyor. Başarı sıralaması, puan türü ve kontenjan bilgileri sisteme girildiğinde saniyeler içinde onlarca bölüm ve üniversite öneren bu sistemler süreci kolaylaştırıyor. Ancak eğitim uzmanları, tercih robotlarının karar veren değil, yalnızca veri sunan araçlar olduğunun altını çiziyor. Çünkü aynı başarı sıralamasına sahip iki farklı öğrencinin beklentileri, ilgi alanları ve kariyer hedefleri büyük farklılıklar gösterebiliyor.

Tercih robotları, geçmiş yılların yerleştirme sonuçları, kontenjanlar ve başarı sıralamalarını analiz ederek olası seçenekleri listeliyor. Buna karşın hiçbir sistem, adayın hangi meslekte mutlu olacağını, nasıl bir çalışma hayatı arzuladığını ya da hangi şehirde yaşamak istediğini bilemiyor. Bu sebeple robotların hazırladığı liste, nihai tercih listesi olarak kabul edilmemeli.

Geçen yıl 25 bininci sıradan öğrenci alan bir bölümün, bu yıl da aynı aralıkta öğrenci alacağının garantisi bulunmuyor. Kontenjan değişiklikleri, adayların yönelimleri, yeni açılan programlar ve başarı sıralamalarındaki hareketlilik her yıl tablonun değişmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla tercih robotlarının sunduğu veriler kesin sonuç olarak değil, yalnızca yol gösterici bilgi niteliğinde değerlendirilmeli.

Robotların önerdiği üniversiteleri doğrudan listeye yazmak yerine bazı kritik soruların yanıtlanması gerekiyor. Bölümün akademik kadrosu yeterli mi, uygulama ve staj imkânları sunuluyor mu, mezunlar hangi sektörlerde istihdam ediliyor, Erasmus ile değişim programları mevcut mu ve kampüs yaşamı beklentileri karşılıyor mu? Tercih robotları bu soruların hiçbirine yanıt veremiyor.

Benzer başarı sıralamasına sahip adaylar, tercih robotlarında çoğunlukla aynı listelerle karşılaşıyor. Bir öğrenci akademik kariyer hedeflerken, diğeri mezun olur olmaz iş hayatına atılmak isteyebiliyor. Kimi büyük şehirde okumayı tercih ederken, kimi daha küçük bir şehirde eğitim almayı yeğliyor. Aynı verilerle oluşturulan liste, farklı beklentileri barındıran adaylar için doğru sonuçlar vermeyebiliyor.

Doğru bir tercih listesi sadece başarı sıralamasına dayanmıyor; ilgi alanı, mesleki hedef, üniversitenin eğitim kalitesi, staj olanakları, kampüs yaşamı ve mezuniyet sonrası istihdam verileri birlikte ele alınarak hazırlanıyor. Tercih robotları bu süreci kolaylaştıran önemli araçlar arasında yer alsa da, hiçbir algoritma öğrencinin kendisini tanıdığı ölçüde onu tanıyamıyor. Üniversite tercihi dört yıllık bir eğitimden öte, uzun yıllar sürecek bir kariyer yolculuğunun ilk adımı olduğu için son kararın mutlaka adayın bilinçli değerlendirmesiyle verilmesi gerekiyor.

Kaynak: Sabah

İlgili Haberler