Deri ve kürk sektöründe ihracat haziranda yüzde 21 arttı
Türkiye deri ve kürk üretimindeki gücüyle öne çıkarken sektörün haziran ayı ihracatı 109,5 milyon dolar oldu.
İstanbul Ticaret Odası Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, son dönemde deri ve kürk konfeksiyonunda ince, hafif ve özellikle süet ürünlere yönelik talebin yükseldiğini belirterek, Türkiye'nin köklü üretim geleneği, güçlü zanaatkarlık kültürü ve tasarım kabiliyetiyle küresel sektörde önemli bir konumda yer aldığını kaydetti.
İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre, deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı haziranda geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21 oranında artış gösterdi. Haziranda toplam dış satım 109 milyon 545 bin dolar seviyesine ulaştı. En fazla ihracat sırasıyla 10 milyon 315 bin dolarla İtalya, 8 milyon 342 bin dolarla Amerika Birleşik Devletleri, 7 milyon 759 bin dolarla Almanya, 5 milyon 669 bin dolarla Fransa ve 5 milyon 347 bin dolarla Irak pazarlarına gerçekleştirildi. Yılın ilk yarısında ise toplam 682,2 milyon dolarlık ihracata imza atılırken, bu rakamın yüzde 42,5'lik kısmı Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı.
Osmanlı döneminden bu yana Türkiye'de deri ve kürk üretiminin sürdüğünü dile getiren Musa Evin, özellikle İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinin deri ve kürk işleme ile moda alanında önemli merkezlerden biri konumunda olduğunu aktardı. Tabakhanelerden atölyelere ve fabrikalara uzanan güçlü üretim altyapısıyla sektörün geniş bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayan Evin, "Made in Türkiye" algısının deri ve kürk ürünlerinde kalite ve güveni temsil ettiğini belirtti.
Süet derilerin hem üretiminde hem de satışında artış yaşandığını ifade eden Musa Evin, bu senenin ilk yarısında geçen yıla kıyasla genel olarak süet deri üretim ve satışında ortalama yüzde 20 oranında büyüme olduğunu, bu durumun küresel modadan kaynaklandığını bildirdi. Türkiye'deki deri ve kürk ürünlerinin büyük bölümünün ihraç edildiğini ya da ülkeyi ziyaret eden turistlere satıldığını kaydeden Evin, turistik bölgelerdeki mağazaların sektörün uluslararası gücünü yansıttığını dile getirdi.
Sektörün yeniliklere hızla uyum sağladığını anlatan Evin, üreticilerin yapay zekayı tasarım süreçlerinde ve dijital pazarlamada etkin biçimde kullandığını, derinin doğal, sürdürülebilir ve sağlıklı bir ürün olması sayesinde küresel ölçekte doğal ürünlere yönelen tüketici eğiliminden olumlu etkilenebileceğini söyledi. Türk derisinin dünyada bir marka olduğunu vurgulayan Evin, Türkiye'ye gelen turistlerin alışveriş listesinde derinin ilk sıralarda yer aldığını, örneğin Antalya'da binlerce deri mağazası bulunduğunu ve yabancıların daha uygun fiyatla kaliteli ürün almak için bu mağazaları tercih ettiğini kaydetti. Ayrıca Türkiye tabakhanelerinin dünyanın en iyi tesisleri arasında yer aldığını ekledi.
İstanbul Ticaret Odası ile İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen ticaret ve alım heyetlerinin ihracata katkı sağladığını belirten Musa Evin, kamu desteklerinin uluslararası rekabet gücünü artırmada önemli rol oynadığını ifade etti. Üretim maliyetlerindeki artışın zaman zaman ihracatçıları zorladığını kaydeden Evin, üretim ve ihracatı destekleyecek ilave adımların atılmasıyla sektörün daha büyük büyüme potansiyeli taşıdığını, finansmana erişimin kolaylaştırılmasının ve uygun maliyetli kredi imkanlarının artırılmasının kritik önem arz ettiğini bildirdi.
Turizm ile deri ve kürk sektörünün birbirini desteklediğini belirten Evin, Türkiye'nin güvenli turizm algısının güçlenmesinin hem ziyaretçi sayısına hem de alışveriş turizmine olumlu yansıyacağını ifade etti. Sektörün geleceği için en öncelikli konulardan birinin personel yetiştirilmesi olduğunu vurgulayan Evin, meslek liseleri ve meslek ortaokulları aracılığıyla alttan yeni zanaatkarların yetişmemesi durumunda bu mesleğin tehlikeye gireceğini sözlerine ekledi.


