30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
İstanbul'da ikizlerin ölüm ve tutuklulukla sonuçlanan çatışması

İstanbul'da ikizlerin ölüm ve tutuklulukla sonuçlanan çatışması

Ümraniye'deki silahlı çatışmada hayatını kaybeden Arda Berk Aktaş'ın annesi ve avukatı yaşanan süreci anlattı.

Haber Merkeziİlk yayın:

İstanbul'un Ümraniye ilçesinde 14 Haziran Pazar günü iki grup arasında yaşanan ve Arda Berk Aktaş'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı çatışmayla ilgili adli süreç devam ediyor. Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli tutuklanırken, olay anında kardeşinin yanında bulunan ve bacağına isabet eden 4 kurşunla yaralanan 17 yaşındaki ikiz kardeşi Yasin Aktaş da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmada aynı zamanda mağdur sıfatıyla yer alan kardeşlerin annesi Tuğba Aktaş, o gün yaşananları ve sonrasındaki süreci paylaştı.

Olay akşamı kızının lise mezuniyet töreninde olduklarını belirten anne Tuğba Aktaş, saat 21.30 ile 22.00 sularında önce Çakmak Çocuk Şube'den, ardından da Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden arandıklarını belirtti. Hastaneye vardığında Arda Berk'in başından, Yasin'in ise bacağından dört kurşunla vurulduğunu öğrendiğini ifade eden Aktaş, dünyasının o anda bittiğini söyledi. Arda'nın ameliyata alınarak Çekmeköy Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini ve burada 3 gün boyunca yaşam mücadelesi verdiğini aktaran anne, doktorlar ile epikriz raporlarına göre ateşin yakın mesafeden açıldığının belirtildiğini dile getirdi.

Çocuğu için adalet arayışında olduğunu vurgulayan Tuğba Aktaş, Arda'nın vefat ettiği gün kardeşi Yasin'in güvenlik amacıyla tutuklandığının kendisine söylendiğini ifade etti. Yasin'in sağ bacağındaki 4 mermi izi nedeniyle cezaevinde enfeksiyon kaptığını belirten anne, mezarlık ile cezaevi arasında gidip geldiğini kaydetti. Evde 3 çocuğu daha bulunduğunu ve onlarla ilgili hiçbir şey düşünemediğini, kendisinin yaşayan bir ölü olduğunu ifade eden Aktaş, Arda'nın kendilerinden koparıldığını ve bunun bir tarifinin olmadığını dile getirdi. 25 gündür yemek yiyemediğini, su içemediğini ve uyuyamadığını belirten anne, adliyeye gittiğini ancak savcılara, hakimlere ve koridorlardakilere sesini duyuramadığını kaydetti. Dışarıda faillerin gezdiğini bildiklerini ve duyduklarını söyleyen Aktaş, onların dışarıda gezerken kendi çocuğunun neden 4 kurşunla cezaevinde olduğunu sorguladı. İkizlerin kardeş değil tek bir beden olduğunu belirten anne, dosyada gizlilik kararı bulunması nedeniyle Arda hakkında hiçbir bilgi alamadığını, yetkililerin kendisine dosya içeriği hakkında bilgi vermesini istediğini ve karşısında bir düşman olup olmadığını dahi bilmediğini belirtti.

Evlat acısının tarifinin olmadığını söyleyen Aktaş, bu acıyı yaşamayan hiç kimsenin kayıplarını bu acıyla bir tutmaması gerektiğini ifade etti. Yerde mi yoksa gökte mi olduğunu bilmediğini, gözyaşlarının kuruduğunu belirten anne, üç doğum yaptığını ve beş çocuk sahibi olduğunu kaydetti. En büyük çocuklarının 21 yaşında ikizler olduğunu, 19 yaşında bir kız kardeşi bulunduğunu ve aralarında Arda ile Yasin'in de yer aldığını belirtti.

17 yaşındaki Yasin'in ayağındaki 4 mermi iziyle cezaevinde hayatta kalmaya çalıştığını ve psikolojisinin iyi olmadığını anlatan anne Aktaş, Arda yaralandığı sırada kimsenin yardım etmediğini, kardeşini sırtında sürükleyerek götürdüğünü belirtti. Gözlerini kapatırken kardeşinin helallik istediğini ve Yasin'in Arda'yı öptüğünü aktaran Aktaş, haberlerde yer alan 'alacak verecek davası' iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çocukların oraya sürüklendiğini ifade etti. Olay günü kız kardeşlerinin liseden üniversiteye geçiş mezuniyetinde olduklarını ve çocukların kendisinin yanına geleceğini belirten anne, yurtdışı numaralı bir kişinin Arda'yı arayarak tehdit ettiğini ve oraya çektiğini düşündüğünü kaydetti. Yasin'in de kardeşinin nereye gittiğini ve ne yaptığını görmek için peşinden gittiğini, tuzağa düşürüldüklerini belirtti. Çocukların kendisine 'Anne 15-20 dakikaya geliyoruz' şeklinde WhatsApp mesajı attığını, planlarının Üsküdar Sahil'e gitmek ve mezuniyet kutlama yemeği yemek olduğunu ifade eden Aktaş, o akşam çocuğunun cenazesini aldığını dile getirdi.

Avukat Ahmet Emin Altınışık ise dosyada gizlilik kararı bulunması nedeniyle net bilgilere ulaşmanın güç olduğunu belirtti. Medyaya yansıyan kamera kayıtlarından edindikleri izlenimlere göre, olay sırasında aracın arka koltuğunda oturan çocukların camlarının kapalı olduğunu ve eylemin ön taraftaki şahıslar tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Altınışık, müvekkilin ve merhumun olaya hiçbir müdahalesinin bulunmadığını kaydetti. Görüntüler bu kadar net olmasına rağmen tutuklama kararında swap sonuçlarının, yani barut izinin beklenmesinin süreci uzattığını belirten avukat, müvekkilin bu nedenle tutuklu bulunduğunu söyledi. Olaya iştirak edip etmediğinin araştırıldığını belirten Altınışık, çocuğun üstün yararı ve sağlık koşulları göz önüne alındığında, cezaevi şartlarında tutulmasının ölçülülük ilkesine tamamen aykırı bir durum oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)

İlgili Haberler