7 Ağustos 2026 CumaUSD47,71EUR55
Gündem Nabzı
Son Dakika
Dominic Sessa, Tony rolü ve mutfaktaki zorluklar üzerine konuştu

Dominic Sessa, Tony rolü ve mutfaktaki zorluklar üzerine konuştu

Dominic Sessa, 'Tony' rolü ile 1970'lerin ruhunu yansıtıyor ve mutfaktaki zorlukları anlatıyor.

Kültür-Sanat Servisiİlk yayın:

23 yaşındaki Dominic Sessa, The Holdovers filmiyle dikkatleri üzerine çekti. Film, izleyicileri 1970'lerin atmosferine götürüyor ve ünlü şef Anthony Bourdain’in gençliğini konu alan Tony biyografisiyle karşımıza çıkıyor. Sessa, Ryan Gilbey ile yaptığı röportajda, mutfaktaki sert acımasızlıkları, gençlik dönemindeki güvensizliklerini ve neden 70’lerin nostaljik havasına sığınmak istediğini paylaşıyor.

Film, 1975 yılında Massachusetts'te geçiyor. Bourdain’in 19 yaşındaki halini canlandıran Sessa, deniz ürünleri lokantasında bulaşık yıkarken mutfak tutkusunu keşfeden 'kötü çocuk' şefin ilk adımlarını aktarıyor. Çekimlerin gerçek bir restoranda yapıldığını ifade eden Sessa, rol arkadaşları Leo Woodall ve Stavros Halkias’ın kendisini mutfakta zorladığını itiraf ediyor. Yönetmen Matt Johnson’ın kendisine, 'Dom, geç bulaşıkları yıka; Stavros ve Leo seninle dalga geçecek' dediğini belirten Sessa, bunun kendisini zorladığını söylüyor.

Bourdain’in kitabında 'tanrılar ve korsanlar' olarak tanımladığı mutfak ekibi, Sessa’ya disiplini ve sektörün sert yüzünü deneyimletti.

Sessa, kendi gençlik dönemini de Bourdain’in maceracı ruhuna benzetiyor. Ocean City’deki çılgın yazlarını ve 14 yaşındayken kaybettiği babası sonrası büyüme sürecini samimiyetle anlatıyor. Tony rolünün içindeki karmaşık yanlarını su yüzüne çıkardığını vurgulayan Sessa, bu durumun duygusal boyutunu, 'Tony’yi oynarken kendimin pek sevilmeyen bir yanını canlandırdığımı hissettim. Büyürken saygı görmek istersiniz ama içinizde henüz gelişmemiş bir şeyler vardır. Bunu saklamaya çalışırsınız. Röportaj yaparken bile yetişkinmiş gibi davranıyorum. Konfor alanından çıkmak ve zorlukların üstüne gitmek insana kim olduğunu öğretir.' sözleriyle ifade ediyor.

Günümüz teknoloji çağının getirdiği kopukluktan rahatsız olduğunu dile getiren Sessa, 1970’lerin sosyal dokusunu özlüyor. Sigara kokan barların ve insanların ekrana bakmak yerine göz teması kurarak sohbet ettiği günlerin özlemini taşıdığını belirtiyor: 'Belki de modern çağdan kaçmak istiyorumdur. Barlarda oturmayı, o dönemin ruhunu seviyorum. Telefonlar yok, sosyal medya yok... Herkes başını kaldırıp birbiriyle konuşuyor. Covid sonrası dönemde benim neslim biraz harcandı; insan ilişkilerini yönetmek artık çok daha zor.'

Başarılı bir buz hokeyi oyuncusu olma hayaliyle yola çıkan Sessa, geçirdiği ciddi bir sakatlık sonrası okul tiyatrosuna yöneldi. Finansal bursla girdiği yatılı okulda yaşadığı uyum sorunlarını tiyatro sayesinde aşan Sessa, The Holdovers filmi ile 8 ödül kazandı ve BAFTA adaylığı elde etti. Şimdi ise, Anthony Bourdain’in 'İyi yemek ve iyi yaşamak risk almaktan geçer' felsefesini benimseyerek, Barselona’da çekilen Shades of Paradise filminde ilk kez gerçek bir 'kötü karakteri' canlandırarak kariyerinde risk almayı sürdürüyor.

Kaynak: OdaTV

#film — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler