
Dünyanın en izole halkları dış dünyaya kapılarını kapattı
Dünya genelinde dış dünyayla minimal temas kuran 196 yerli topluluk var. Bu gruplardan bazıları bilinçli olarak izole yaşıyor.
Günümüzde birçok insan internet ve ulaşım ağlarıyla birbirine bağlı olsa da, dünyanın çeşitli bölgelerinde dış dünyayla neredeyse hiç iletişim kurmadan yaşayan binlerce insan bulunuyor. Tahminlere göre Güney Amerika, Asya ve Pasifik'te yaklaşık 10 ülkede en az 196 izole yerli topluluk yaşıyor. Bu gruplardan bazıları dış dünyayla aralıklı temas kurarken, bazılarının kendilerini diğer insanlardan bilinçli bir şekilde uzak tuttuğu ifade ediliyor. Genellikle petrol, madencilik, tarım ve kereste gibi dış müdahalelerin yaşam alanlarına ulaşması nedeniyle istemedikleri temaslarla karşılaşan bu topluluklar, Birleşmiş Milletler tarafından "özgür, temassız, gizli veya görünmez halklar" olarak tanımlanıyor. Survival International araştırmacısı Hal Russell, temassız halkları, dış dünyadan kaçınan ve dışarıdakilerle kalıcı ilişkileri bulunmayan yerli topluluklar olarak tanımlıyor. Dünyanın en izole halklarından biri olarak gösterilen Sentinelese, Hindistan’a bağlı Andaman ve Nikobar Adaları’ndaki Kuzey Sentinel Adası’nda yaşıyor. Bu topluluğun kendisine ne ad verdiği bilinmemekle birlikte, "Sentinelese" adı yaşadıkları adadan geliyor. Survival International'a göre, Sentinelese halkının Andaman Adaları’nda 55 bin yıla kadar uzanan bir geçmişi bulunuyor. Avcı-toplayıcı olarak yaşamlarını sürdüren topluluk, kıyılarda balıkçılık yapıyor ve el yapımı kanolar kullanıyor. Nüfuslarının 50 ila 150 kişi arasında olduğu tahmin edilse de, dış dünyaya kapalı olmaları nedeniyle kesin bir rakam vermek mümkün olmuyor. Adaya yaklaşan teknelere ve helikopterlere ok ve yaylarla karşılık verdikleri biliniyor. Waterloo Üniversitesi'nden antropolog Simron Singh, bu davranışın aslında açık bir mesaj taşıdığını belirterek, "Rahatsız edilmek istemediklerini söylüyorlar" değerlendirmesinde bulunuyor. Hindistan yönetimi, hem Sentinelese halkını dışarıdan gelecek hastalıklardan korumak hem de ziyaretçilerin güvenliğini sağlamak amacıyla adanın çevresinde yaklaşık 5 kilometrelik bir alana giriş yasağı uyguluyor. Adada şimdiye kadar yalnızca birkaç yabancının bulunduğu biliniyor. 2018’de Amerikalı misyoner John Allen Chau’nun adaya yasa dışı şekilde gitmesinin ardından öldürülmesi, topluluğun dış dünyaya yönelik tutumunu bir kez daha gündeme getirmişti. Dünyadaki izole yerli toplulukların yaklaşık yüzde 95’inin Amazon Havzası’nda yaşadığı tahmin ediliyor. Antropolog Beatriz Huertas, Peru’nun orta kesimindeki Amazon ormanlarında yaşayan Kakataibo topluluğunun, dünyanın en az temas kuran halkları arasında olduğunu belirtiyor. Bu grubun diğer dış topluluklardan ve bölgedeki diğer yerli halklardan dahi nadiren görüldüğüne dikkat çekiyor. Hatta topluluğun bulunmamak için ayak izlerini toprakla kapattığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre bunun temel nedeni, dış dünyayla geçmişte yaşanan temasların topluluk açısından olumsuz sonuçlar doğurması. Huertas, izolasyonun bu topluluklar için bir "korunma stratejisi" olduğunu vurguluyor. Amazon bölgesinde benzer şekilde dış dünyadan kaçınan başka topluluklar da bulunuyor. Kawahiva ise temas kurmaktan o kadar başarılı bir şekilde kaçındı ki, topluluk hakkında yalnızca tesadüfi karşılaşmalar ve tek bir video kaydı bulunuyor. Kawahiva’nın ayrı bir topluluk olarak ancak 1999 yılında tanındığı belirtiliyor. Peru’nun uzak ormanlarında yaşayan Mashco Piro halkı da dünyanın en izole toplulukları arasında yer alıyor. Yaklaşık 750 kişiden oluştuğu tahmin edilen Mashco Piro, dünyanın en büyük temassız yerli topluluğu olarak değerlendiriliyor. Topluluğun bazı üyelerinin 19. yüzyılda Amazon’daki kauçuk çiftliklerinde köleleştirilen insanların soyundan geldiği düşünülüyor. Bu kişilerin daha sonra kaçıp ormanların derinliklerine sığındığı ve topluluğun zamanla dış dünyadan uzaklaştığı belirtiliyor. Uzmanlar, "temassız halk" ifadesinin bu topluluklar hakkında yanlış bir algı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Antropolog Beatriz Huertas, hiçbir topluluğun çevresinde yaşanan gelişmelerden tamamen izole olamayacağını belirterek, bu halkların tarihin belirli bir döneminde "donmuş" olmadığını ifade ediyor. Dış dünyayı daha yakından tanımaları halinde bununla iletişim kurmak isteyecekleri düşüncesi de yaygın bir yanlış kanı. Uzmanlara göre bu toplulukların dış dünyayla temas kurmama kararı, bilinçli bir tercih olabilir. Sciencealert’ten edinilen bilgilere göre, birçok topluluğun dış dünyadan uzak durmasının sebepleri arasında geçmişte yaşanan çatışmalar, hastalıklar, sömürgecilik ve zorla temas yer alıyor. Örneğin, Andaman Adaları’ndaki Büyük Andamanlıların nüfusu, İngiliz yerleşimcilerle yaşanan çatışmalar ve dışarıdan taşınan hastalıklar nedeniyle 20. yüzyılın ortalarına kadar yüzde 99’a varan oranda azalmıştı. Sentinelese halkının da 19. yüzyılda İngiliz sömürgecilerle temas ettiği, bazı üyelerinin kaçırıldığı, hastalıklara maruz kaldığı ve hayatını kaybettiği biliniyor. Bu deneyimlerin, topluluğun bugün dış dünyaya karşı sergilediği temkinli ve düşmanca tutumun şekillenmesinde etkili olduğu değerlendiriliyor.







