
Yılan balıkları hakkındaki 2500 yıllık sır araştırılıyor
Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, yılan balıklarının biyolojik dayanıklılığını ve göç süreçlerini inceliyor.
ADÜ Teknokent’teki Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, uzun süredir sırları çözülemeyen yılan balıklarının biyolojik dayanıklılığını araştırmaya başladı. Daha önce yılan balıklarının biyolojik savunma sistemini inceleyen ekip, şimdi bu balıkların uzun göç süreçleri sırasında hücresel dayanıklılık ve çevresel uyum mekanizmalarını bilimsel bir model olarak ele almayı planlıyor.
Yılan balıklarının doğal ortamda çiftleştiği ve yumurta bıraktığına dair hiçbir görüntü elde edilememesi dikkat çekiyor. Bu balıklar, Bafa Gölü’nden Sargasso Denizi’ne kadar yaklaşık 7 bin kilometre göç ediyor. Karya Farma HBX Academy Kurucusu Hakan Başlık, yılan balıkları üzerindeki araştırmaların Aristoteles’ten Freud’a birçok bilim insanının ilgisini çektiğini belirtti.
Başlık, “Yılan balıklarının yaşam döngüsü Sargasso Denizi’nde başlıyor. Okyanus akıntılarıyla Akdeniz’e ulaşan yavrular, Büyük Menderes Nehri üzerinden Bafa Gölü havzasına ulaşarak burada yıllarca büyüyor. Üreme döneminde ise yeniden Sargasso Denizi’ne doğru göç ediyorlar” dedi.
Freud, 1876 yılında yüzlerce yılan balığını incelemesine rağmen, bu balıkların cinsiyetlerini belirleyemediğini ifade etti. Danimarkalı bilim insanı Johannes Schmidt’in 18 yıl süren araştırmaları, en genç larvaların Sargasso Denizi’nde bulunduğunu ortaya koydu. Ancak çiftleşmenin nerede ve nasıl gerçekleştiği hâlâ bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.
Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, yılan balıklarının göç sürecindeki hücresel dayanıklılık ve çevresel uyum mekanizmalarını değerlendiriyor. Hakan Başlık, yılan balığının üreme yolculuğunun doğanın en ilginç olaylarından biri olduğunu vurguladı.
Yaklaşık 7 bin kilometrelik göç sırasında sıcaklık, tuzluluk ve çevresel stres değişimlerine uyum sağlamaları, bu canlıyı biyolojik dayanıklılık açısından önemli bir araştırma modeli hâline getiriyor. Başlık, HBX Academy aracılığıyla bilimsel bilginin genç araştırmacılara aktarılmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.







