Elazığ'da besiciler ithal et politikasına tepki gösterdi
Elazığ'da besiciler canlı hayvan sayısının azalması ve üretim maliyetlerinin artması nedeniyle hayvancılık sektöründeki sorunları dile getirdi. İthalat yerine canlı hayvan getirilmesini isteyen üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın et ithalatı politikasını eleştirdi.

Elazığ'da besiciler canlı hayvan sayısındaki azalma ve artan üretim maliyetleri nedeniyle hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekti. Besici Ağa Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın et ithalatı politikasını eleştirdi. Demir, ithalat yapılacaksa karkas et yerine canlı hayvan getirilmesini ve üreticilerin desteklenmesini istedi.
Et ithal edilmesinin sektörü bitirme noktasına getirdiğini belirten Demir, devletin et satmak yerine üreticiyi desteklemesi ve piyasayı denetlemesi gerektiğini ifade etti. Demir şu açıklamaları yaptı: “Et satmak Et ve Süt Kurumu’nun işi değildir. Devlet kendi işiyle uğraşsın.
Ben bugün 100 tane dana almak istiyorum, hiç alamıyorum. Kaç sene önce meydana gittiğimizde 50-60 tane mal aldık. Şimdi üç senedir bir tane dana alamıyoruz.
Hem besici hem büyük çiftçi iş yapamıyor, paramız duruyor. Bir iş yapamıyoruz. Angus getiriyor. Müracaat etsen 10 tane, 20 tane veriyor. Bu devlet işi değil. Devletin bunu yapmaması lazım.
Devlet vergisini alır, denetler.” Demir, karkas et ithalatı yerine canlı hayvan getirilerek üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “1983’ten beri bu işi yapıyorum. Sektör bitti. Bölgede 3 bin, 5 bin hayvan vardı. Şimdi 200 tane yok. Bugün ben hayvan satıyorum, zarar ediyorum.
İki senedir beklemişim, 30-40 tane hayvanım var. 200 tane hayvan besleyeceğime şimdi 30 tane hayvana kalmışım. Onu da sattığımızda zarar ediyoruz.
Kendi üretimim yemi veriyorum, gene zarar ediyorum. Sen et getireceğine dana getir, millete sat. Ticaret canlansın. İthal et getireceğine dana getirip serbest bırakacak. Hayvancılığı bitirdiler. Bana 'Kapasiten ne kadar' diyor.
Kapasitem 200 ama bana 20 tane hayvan veriyor. Böyle bir şey var mı?” Demir, hiçbir şekilde teşvik alamadıklarını ve destek göremediklerini de söyledi.
50 tane inek ve 150 tane erkek dana beslediğini belirten Demir, “Süt para etmiyor, dana yok. Bir kilo ayran 40 lira. Zarar ediyoruz hayvan beslediğimizde, yerlerimiz boş kaldığı zaman da kaybediyoruz. Bunların hepsi zarar” dedi. Besici Nusret Dağdöğen de hayvanlarını satmakta zorlandığını ifade etti. 1995 yılından beri üreticilik yaptığını anlatan Dağdöğen, son 3-4 yıldır ithal hayvan aldığını ve ithal hayvanın şimdiye kadar uygun geldiğini söyledi. Daha önce kilosu 220-230 lira olan canlı hayvan fiyatının bu sene 450 liraya yükseldiğini anlatan Dağdöğen, “Daha alamadık. Şimdi yerli de çok pahalı oldu. Anguslarım var. Bir yıldır içeride, satamadım, duruyorlar. Piyasada düşüktü bu sene. Kurban bayramında 650 liraydı et, şu anda hiç satamıyorum. Ciddi bir zararımız var” diye konuştu. Hayvancılıkta maliyetlerin geçmiş yıllara göre ciddi biçimde arttığını söyleyen Dağdöğen, “Eskiyle kıyasladığımızda hayvan çok pahalı, yem çok pahalı. Beş sene önce ben meydana gittim, 5 hayvan aldım, 21 bin liraya. Hâlâ defterimde yazılı. Şimdi gitsem 5 taneyi 150 binden aşağıya alamam. Bizim talebimiz karkas et getirilmemesi. Dana gelecek, herkes besleyecek. Çiftlik yapmak istiyorum, yerim de var ama yapamıyoruz. Şartlar çok ağır. Devlet serbest bırakmıyor” ifadelerini kullandı.







