
Erdoğan ve Ali Zeydi ortak basın toplantısı düzenledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek çeşitli alanlardaki anlaşmaların imza törenine katıldı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısında konuştu. Erdoğan, Zeydi'yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tebrik etti.
Liderler, iki ülke arasında yakalanan iş birliği ivmesini daha ileri bir aşamaya taşımayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye'nin her alanda Irak'a destek vermeye hazır olduğu ifade edilirken, Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerine düşenin yapılacağı bildirildi. Görüşmelerde, İran, Suriye ve Filistin eksenli bölgesel gelişmeler ele alındı.
Yakın çevredeki çatışma ortamının tesiriyle güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma başlıkları toplantıda geniş yer buldu. Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi'nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hale geldiği vurgulandı. Irak'ın, savaş ve istikrarsızlık ikliminden en fazla zarar gören ülkelerin başında geldiği kaydedilerek, bölgenin çatışmalarla değil, kalkınma ve refahla anılması yönünde gayret gösterildiği belirtildi.
"Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" vizyonu doğrultusunda Irak makamlarıyla temasların sürdüğü, terör meselesinin kalıcı olarak ortadan kaldırılacağı ifade edildi. Irak ile stratejik adımların atıldığına dikkat çekildi.
Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona erdiği hatırlatılarak, hedefenin en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanması olduğu kaydedildi. British Petrol'ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verildiği, imzalanan anlaşmanın enerji ortaklığı bakımından tarihi bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. İklim krizinden etkilenen iki komşu ülke olarak su yönetimi hususundaki iş birliği iradesinin net olduğu ve su konusunun akılcı, bilimsel ve insani temelde daimi bir iş birliği alanı olarak görüldüğü ifade edildi.

