
Eski nükleer santraller batarya depolama tesislerine dönüşüyor
Avrupa'da kullanılmayan nükleer ve kömür santralleri, batarya depolama tesislerine dönüştürülüyor.
Avrupa'da uzun yıllar elektrik üreten ancak artık işlevsiz hale gelen nükleer ve kömür santralleri, yeni bir amaca hizmet etmeye hazırlanıyor. Almanya'nın öncülüğünde, bu dev tesisler batarya depolama alanlarına dönüştürülüyor. Bu dönüşüm, elektrik şebekelerinin daha esnek bir yapıya kavuşmasını amaçlıyor. İlk etapta Almanya'da önemli adımlar atılıyor. Baden-Württemberg eyaletindeki eski Philippsburg Nükleer Santrali'nin bulunduğu alanda büyük bir batarya tesisi kurulması planlanıyor. EnBW şirketi tarafından yürütülecek projenin inşaatına bu yıl başlanacak ve tesisin 2027'de devreye alınması hedefleniyor. Ayrıca, Bavyera'daki eski Gundremmingen Nükleer Santrali sahasında da büyük bir proje yükseliyor. RWE'nin hayata geçireceği bu tesis, yüksek depolama kapasitesiyle dikkat çekiyor ve mevcut yüksek gerilim bağlantısını kullanacak. Bu tür dönüşüm çalışmaları Avrupa genelinde hızla yayılıyor; Belçika'da eski nükleer santral alanlarında uygunluk çalışmaları devam ederken, İngiltere'de eski kömür ve termik santral arazileri ulusal şebekeye bağlanma potansiyeli nedeniyle öncelikli alanlar arasında yer alıyor. İspanya'da artan güneş enerjisi üretimi, batarya depolama yatırımlarını tetikliyor; burada bazı eski termik santral sahaları dönüşüm için hazırlanıyor. İtalya'da ise özellikle güney bölgelerinde, şebeke esnekliğini artırmak adına eski santral sahaları değerlendiriliyor. Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Doğa Can Bayram, bu sistemlerin rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilen fazla elektriği depoladığını ifade etti. Depolanan enerji, ihtiyaç duyulan zamanlarda şebekeye geri veriliyor. Avrupa'da negatif elektrik fiyatlarının artması, bu yatırımları daha da hızlandırıyor. Eski santral alanlarındaki mevcut altyapının kullanılması, yatırım maliyetlerini azaltıyor ve projelerin daha hızlı hayata geçmesini sağlarken, Avrupa'daki batarya ekosisteminin de büyümesine katkı sağlıyor.



