
Çin talebi metal piyasasını ikiye ayırdı: Bakır ve demir cevheri geriledi
Çin'den gelen talep, bakır ve demir cevheri fiyatlarını düşürürken alüminyum ile nikelin değer kazanmasına yol açtı.
Çin'den gelen talep verileri, metal piyasasında önemli değişikliklere neden oldu. 29 Temmuz işlemlerinde sanayi metalleri farklı yönlerde hareket etti. Dünyanın en büyük metal tüketicisi olan Çin'in ithalat verileri, bakır ve demir cevheri fiyatlarını olumsuz etkiledi. Bakır fiyatları 13 bin 600 dolar seviyesinin üzerinde kalmaya devam etse de yüksek fiyatlar alım iştahını zayıflatıyor. Demir cevheri ise 100 doların altına gerileyerek ton başına 98,30 dolara düştü. Alüminyum ve nikel ise arz kaynaklı endişelerle destek buldu. Bakır fiyatları Londra Metal Borsası'nda (LME) yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybederek ton başına 13 bin 685 dolara indi. Resmi nakit fiyat bandı ise 13 bin 615-13 bin 617 dolar arasında değişti. Bu durum, Çin'in 2026 yılının ilk yarısındaki net rafine bakır ithalatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 1 milyon 374 bin tona gerilemesiyle ilişkilendiriliyor. İlk altı aylık bakır ithalatı, 2017 yılından bu yana en düşük seviyeye ulaştı. Yüksek fiyatlar, özellikle yılın ilk çeyreğinde Çinli alıcıların uluslararası piyasalardan uzaklaşmasına neden oldu. Bu dönemde Çin'in rafine bakır ihracatı yüzde 5 artarak 324 bin tona yükseldi. Bakır fiyatlarındaki bu geri çekilmeye rağmen, düşük stok seviyeleri daha sert düşüşleri engelliyor. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki stoklar, 69 bin 610 tona gerileyerek son iki buçuk yılın en düşük seviyesine indi. Çin'de fiziksel bakır ithalat primlerinin yükselmesi, talebin toparlanabileceğine işaret ediyor. Ayrıca, ABD'nin gündemindeki olası bakır ithalat tarifeleri nedeniyle iki ülke arasında mevcut arz için rekabet oluşabileceği değerlendiriliyor. Demir cevheri fiyatı ise 100 dolar eşiğinin altında kalmaya devam ediyor. Günlük kayıplar sınırlı olsa da son bir aylık değer kaybı yaklaşık yüzde 2'ye ulaştı. Çin'de demir cevheri vadeli işlemleri de yüzde 0,3 gerileyerek ton başına 739 yuana düştü. Gayrimenkul sektöründeki zayıf görünüm ve çelik talebine dair belirsizlikler, fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Diğer yandan, Çin'in haziran ayındaki demir cevheri ithalatı 112,69 milyon tonla son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştı. İlk yarı ithalatı ise yüzde 6,3 artışla 628,87 milyon ton olarak kaydedildi. Yerli üretimdeki düşüş ve liman stoklarının yeniden oluşturulması ithalatı desteklerken, çelik üretimindeki zayıf seyir fiyatların kalıcı yükselişini sınırlıyor. Alüminyum fiyatları ise bakır ve demir cevherinin aksine yükseliş göstererek ton başına 3 bin 180 dolara yaklaştı. LME'de resmi nakit fiyat bandı 3 bin 174,50-3 bin 175 dolar olarak gerçekleşti. Yükselişteki en önemli etken, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanabilecek sevkiyat aksaklıklarına yönelik endişeler oldu. Körfez ülkelerinden yapılan alüminyum ihracatının aksama ihtimali piyasaları destekledi. Çin ise oluşabilecek arz açığını yarı mamul alüminyum ürün ihracatını artırarak karşılamaya çalışıyor. Levha, sac ve folyo gibi ürünlerin ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 15 yükseldi. Nikel fiyatı da 17 bin 100 doların üzerine çıktı. Çin'in rafine nikel ithalatı ilk altı ayda yüzde 58 artarak 149 bin tona ulaştı. Net ithalat ise 138 bin tonla 2021 sonrasındaki yıllık toplamların üzerine çıktı. Endonezya, Çin'in en önemli nikel tedarikçilerinden biri oldu. Çinko fiyatı ton başına 3 bin 600 dolar civarında dengelendi. LME'de nakit fiyat, üç ay vadeli kontratların üzerinde seyrediyor ve bu durum kısa vadede fiziksel arzın sıkı kaldığını gösteriyor. Çin'in net rafine çinko ithalatı ilk yarıda yüzde 79 azalarak 38 bin tona geriledi. Ülke son yıllarda devreye alınan yeni izabe tesisleri sayesinde rafine çinkoda büyük ölçüde kendi ihtiyacını karşılar hale geldi. Kalay ise 53 bin dolar seviyesinin üzerinde kalmasına rağmen gün içindeki işlemlerde geriledi. Myanmar'daki Man Maw madeninin yeniden üretime başlaması ve Çin'in bu ülkeden yaptığı ithalatın üç kat artarak 39 bin 500 tona ulaşması arzı artırdı. Bolivya'dan gelen sevkiyatların iki katına çıkması da piyasadaki arz baskısını hafifletti. Analistler, metal piyasalarının yönünü belirleyecek dört temel unsurun öne çıktığını belirtiyor. Bunlar; Çin'den gelecek sanayi ve inşaat verileri, Londra Metal Borsası stoklarındaki değişim, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat güvenliği ve ABD'nin bakır ithalatına yönelik olası tarife kararları olacak. Öte yandan Dünya Bankası, 2026 yılı boyunca bakır, alüminyum ve kalay fiyatlarının arz kısıtlarının etkisiyle rekor yıllık ortalamalara ulaşabileceğini öngörüyor. Demir cevherinde ise yüksek üretim ve zayıf çelik talebinin oluşturduğu aşağı yönlü baskının 2027 yılında da devam etmesi bekleniyor.


