2 Ağustos 2026 PazarUSD 47,56EUR 54,86
Gundemnabzi
Son Dakika
Fed ve ABD verileri emtia piyasalarında oynaklığı artırdı

Fed ve ABD verileri emtia piyasalarında oynaklığı artırdı

Fed'in faizi sabit tutması, ABD büyüme verileri ve enflasyon göstergeleri küresel piyasalarda emtia fiyatlarının yönünü belirledi.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed), politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit bıraktı. Kararın 3'e karşı 9 oyla çıkması ve 3 üyenin 25 baz puanlık artırımdan yana oy kullanması, bankanın bundan sonraki hamlelerine yönelik belirsizlikleri yukarı taşıdı.

Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın ardından gerçekleştirdiği basın toplantısında fiyat istikrarı konusundaki kararlılıklarını yineleyerek yüzde 2 enflasyon hedefinden kesinlikle taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Bankanın içindeki görüş ayrılıkları ve enflasyonla mücadele sürecindeki soru işaretleri sürerken, uzun vadeli tahvil faizlerinde tırmanış kaydedildi. Bu sürecin ardından ABD ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yüzde 1,5 büyümesi, ilk çeyrekteki yüzde 2,1'lik oranın gerisinde kalarak ekonomik faaliyette ivme kaybını gözler önüne serdi.

Fed'in enflasyon ölçütünde referans aldığı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki yıllık artışın haziran ayında yüzde 4,1'den yüzde 3,7'ye gerilemesi, eylül ayındaki toplantıya dair faiz artışı beklentilerini zayıflattı. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde dolar ile tahvil faizlerindeki dalgalanmalar değerli metallerde hareketliliği artırırken, ekonomik aktiviteye duyulan endişeler sanayi metallerini baskı altında tuttu.

Uzmanlar, Fed kararı öncesinde yüzde 81 seviyesini gören eylül toplantısında faiz artırımı ihtimalinin kararla birlikte yüzde 65 civarına gerilediğini aktardı. Büyümedeki yavaşlama ve tüketim harcamaları endeksindeki düşüşün Fed'e bekle-gör politikası için alan tanıdığını belirten uzmanlar, buna karşın 3 üyenin artırım yönünde oy kullanması ve enflasyonun hâlâ yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi nedeniyle faiz artışı senaryosunun masada kalmaya devam ettiğini kaydetti.

Diğer taraftan, hafta başında Orta Doğu hattında ABD ile İran arasındaki çatışmalara geçici olarak ara verilmesi müzakere umutlarını yeşertirken, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini de aşağı çekti. Ancak hafta sonunda çatışmaların tekrar başlaması, enerji piyasasındaki dalgalanmanın devam etmesine yol açtı.

Değerli metaller, ABD verileri ve Fed'in para politikasına yönelik beklentiler ekseninde yön buldu. Fed'in faizleri sabit tutmasıyla gerileyen değerli metaller, ABD'de büyümenin ivme kaybetmesi ve enflasyon verilerinin yavaşlamasıyla birlikte gelen alımlarla toparlanma kaydetti. Buna karşılık Fed üyeleri arasındaki ayrılıklar ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş altın ve gümüş fiyatlarını aşağı çekti. Dolar endeksinin haftanın son işlem gününde toparlanması da bu baskıyı daha da artırdı. Platin ve paladyum ise değerli metal grubundan pozitif yönde ayrışmayı başardı.

Ayrıca küresel altın ve değerli metal fonlarına 29 Temmuz'da sona eren haftada para girişi yaşanması, kayıpların belirli bir seviyede sınırlı kalmasına katkı sağladı. Bu gelişmelerin ardından ons bazında fiyatlar platinde yüzde 3,5 ve paladyumda yüzde 2,7 oranında artış kaydederken, gümüşte yüzde 0,9 ve altında yüzde 0,3 gerileme görüldü.

Baz metaller cephesinde ise Çin ekonomisine dair talep endişeleri ile bakır stoklarındaki düşüşün beraberinde getirdiği arz sıkışıklığı fiyatlamaları farklı yönlere çekti. Çin'in resmi imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi'nin temmuz ayında 50,3'ten 49,2 seviyesine inerek yeniden daralma bölgesine gerilemesi, sanayi emtialarına talep kaygısını tırmandırdı. Buna karşın küresel piyasalardaki kullanılabilir stokların erimesi bakır fiyatlarını yukarı taşıdı.

Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki bakır stoklarının mart ayındaki 433 bin 458 tonluk zirvesinden 69 bin 610 tona kadar inmesi fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Çin'in ithalat iştahının bir göstergesi olan Yangshan bakır priminin ton başına 115 dolarla son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması da talepteki canlılığa işaret etti. Londra Metal Borsası'ndaki teslimata hazır bakır stoklarının azalması rafine metal arzındaki sıkışıklık endişelerini körüklerken, ABD'deki olası bakır ithalat tarifelerinin yarattığı fiyat farkı nedeniyle metalin küresel depolardan Amerikan pazarına kayması Londra ve Şanghay'daki arzı daralttı. Çin imalat sanayi verisinin haftanın son gününde daralma bölgesine geçmesi ise sanayi talebi endişelerini artırarak bakırdaki kazançları sınırladı. Tezgah üstü piyasada haftalık bazda libre cinsinden fiyatlar bakırda yüzde 2,9, çinkoda yüzde 1,2 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken, kurşunda yüzde 0,7 ve nikelde yüzde 0,3 geriledi.

Enerji grubunda Orta Doğu'daki gelişmeler, üretici ülkelerin arz politikaları ve ABD stok verileri etkili oldu. Brent petrol fiyatındaki düşüşte ABD-İran hattındaki çatışmalara ara verilmesi rol oynarken, bu durum müzakere beklentilerini güçlendirip risk primini düşürdü. OPEC+ grubunun eylül ayında üretim hedefini günlük yaklaşık 188 bin varil artırabileceği yönündeki beklentiler de fiyatlar üzerinde baskı yarattı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi rakamlarına göre, ülkedeki stratejik rezervler dışındaki ticari ham petrol stokları 24 Temmuz'da biten haftada 7,2 milyon varil azalarak 404,5 milyon varile geriledi. Stoklardaki bu azalış ve Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden patlak vermesi Brent petroldeki kayıpları törpüledi. Doğal gaz tarafında ise yüksek üretim, bazı bölgelerde havanın serinleyeceği beklentisi ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat tesislerine sevkiyatın azalması fiyatları baskıladı. Depolardaki gaz seviyesinin beş yıllık ortalamanın üstünde olması düşüşü desteklerken, stokların piyasa beklentisinin altında kalarak 28 milyar fit küp artması kayıpların büyümesini önledi. Haftalık bazda Brent petrolün varili yüzde 4,6, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı ise yüzde 0,7 oranında değer kaybetti.

Tarım emtialarında ise ABD'deki üretim sahalarına dair hava tahmin raporları, ürün gelişim verileri, hasat beklentileri ve dış talep etkili oldu. Buğday, soya fasulyesi ve mısır fiyatları, ABD'nin Orta Batı bölgesine yağış getirecek meteorolojik tahminler ile yüksek küresel arz beklentileri doğrultusunda geriledi.

ABD Tarım Bakanlığı'nın haftalık raporuna göre mısır ve soya fasulyesinin iyi ile mükemmel durumdaki payı azalsa da, ürün gelişiminin beş yıllık ortalamanın önünde gittiği görüldü. Buğdayda ise ABD kışlık hasadının yüzde 81 oranına ulaşarak beş yıllık ortalamayı geride bırakması ve küresel arzın bol olacağı beklentisi fiyatları baskı altına aldı. Buna karşın Rusya ve Ukrayna limanlarına düzenlenen saldırılar ile Karadeniz'deki sevkiyat aksaklıkları düşüşü yavaşlattı.

Pamuk fiyatları güçlü yeni sezon ABD ihracat satışları ve vadeli piyasalardaki teknik alımlarla yükseliş kaydetti. Gana Kakao Kurulu'nun gelecek sezon üretiminin en az yüzde 16 düşebileceği yönündeki öngörüsü fiyatlara destek verirken, Malezyalı kakao işleyicisi Guan Chong'un tesislerini 2026 yılında yüzde 90 kapasiteyle çalıştırmayı planladığını açıklaması talep cephesindeki iyimserliği artırdı.

Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 5,2, mısırda yüzde 4,9 ve pirinçte yüzde 0,1 oranında geriledi. ABD merkezli Intercontinental Exchange platformunda ise libre bazında pamuk yüzde 2,1 değer kazanırken, şeker yüzde 0,3 ve kahve yüzde 0,1 oranında ucuzladı. Kakaonun ton fiyatı da haftayı yüzde 0,3'lük artışla kapattı.

Kaynak: Sözcü

#Orta Doğu — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler