31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Franco Baresi: Milan'ın kaptanı ve defansın mimarı

Franco Baresi: Milan'ın kaptanı ve defansın mimarı

Futbol tarihinin en iyi merkez defans oyuncularından Franco Baresi'nin kariyeri, Milan'a sadakati ve oyun anlayışıyla şekillendi.

Spor Servisiİlk yayın:

80'li yılların sonu ile 90'lı yılların başında futbolu takip edenler için Franco Baresi, mevkisinin eşsiz ismi ve savunma sanatının tanımıydı. Kendi pozisyonunda dünyanın en iyisi olan Baresi, diğer savunmacılardan oldukça farklı bir tarza sahipti.

Milan'da Nils Liedholm yönetiminde ilk şudetosunu kazandığında henüz 19 yaşındaydı. 1979 yılında İtalyan futbolu hâlâ catenaccio anlayışının etkisindeydi ve savunmalar genellikle bir libero ile iki adam adama markaj yapan oyuncudan oluşuyordu. Ancak Liedholm, Serie A'da alan markajının öncüsü oldu. Sadece 5 ayak 9 inç boyundaki genç Baresi, geleneksel koçların şüpheyle yaklaşabileceği bir fizikteydi fakat Liedholm onun oyunu okuma becerisini erken fark etti. Baresi, ligin yanı sıra İtalya Kupası ve UEFA Kupası'nda da takımın değişmezi oldu.

O sezon kulüp için sarsıntılı geçti. Totonero bahis skandalı nedeniyle sezon sonundaki maçın ardından futbolcular sahada tutuklandı ve Milan küme düştü. Mali krizin ardından gelen yeniden küme düşme ve tekrar yükselme süreçleriyle geleceği karanlık görünen kulübü, 1986'da Silvio Berlusconi devraldı. Baresi bu süreçte Milan'a sadık kaldı. 19 yaşına girmeden anne ve babasını kaybeden Baresi için Milan adeta ikinci bir aileydi.

Kariyeri boyunca başka hiçbir takımda oynamayan Baresi, 20 yılda tüm kulvarlarda 719 maça çıktı. Aslında Inter'de oynayabilirdi. Kendisinden iki yaş büyük ağabeyi Giuseppe Inter'de oynarken, Franco 14 yaşında Inter'den deneme talebi aldı ancak yeterince iri bulunmayarak ertesi yıl gelmesi istendi. Bunun üzerine her zaman kendi kulübü olduğunu belirttiği Milan'a giden Franco, kırmızı-siyahlılar tarafından kadroya alındı.

Kurulu düzeni değiştirmek isteyen Berlusconi, 1987'de Arrigo Sacchi'yi göreve getirdi. Sacchi, alan markajını ileri taşıyarak dörtlü defans ve sert pres anlayışını benimsedi. Muhafazakarlar bu radikal sisteme şüpheyle yaklaştı. Fiorentina'ya karşı evde alınan 2-0'lık yenilgi, UEFA Kupası'ndaki Espanyol mağlubiyeti ve Cesena beraberliği sonrası Berlusconi'nin yeni düzeninin 1 Kasım'a kadar dayanamayacağı esprileri yapıldı.

Takım toparlanmaya başladığında Sacchi oyuncuları çok zorladığından endişe ederek antrenmanları hafifletmek istedi. Bu noktada Baresi devreye girerek Sacchi'den oyuncuları daha da zorlamasını istedi. Yeni oyun sistemini içselleştirmenin ve rakipler ile alan bilincini kazanmanın hayati olduğunu vurguladı.

Sacchi için bu kritik bir dönüm noktasıydı. Baresi sadece kaptan değil, takımın ahlaki kalbiydi. Eğer o devrimi destekliyorsa, tüm takım arkasından gelecekti. Ultra modern tarzıyla Milan, 1988'de şudetoyu kazandı ve arka arkaya Avrupa Kupaları'nı müzesine götürdü. Baresi, sadece atakları kesmekle kalmayıp oyunu organize eden ve kontratakları başlatan isim oldu. Hassas ara pasları ve top kaybı yapmama özelliği en büyük becerileriydi.

İdolleri yaratıcı oyunculardan oluşan Baresi aynı zamanda sert bir oyuncuydu. Gianfranco Zola, ona karşı oynamanın zorluğunu, maç sonrası ayakların buz ve iltihap sökücülere ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sert oynamaktan çekinmeyen Baresi, darbelere de dayanıklıydı. 1989'daki Milan derbisinde kırık koluyla bir saatten fazla oynayarak gol yememeyi başardı. 1994 Dünya Kupası'nda ise ikinci grup maçında kıkırdak yırtığı nedeniyle geçirdiği diz ameliyatının ardından finalde sahaya çıktı. Normal sürede gol yenilmemesini sağlasa da, Brezilya'ya karşı yapılan penaltı atışlarında topu auta attı.

Uluslararası futbol, Baresi'ye kulüp düzeyindeki mutlulukları tam anlamıyla vermedi. 1982'de Dünya Kupası'nı kazanan kadroda yer almasına rağmen hiç süre bulamadı. Euro 88 ve Italia 90'da yarı finale yükselen kadrolarda yer aldı ancak İtalya ile Milan'daki görkemli başarısını milli takımda tekrarlayamadı.

Franco Baresi, hafızalarda hep kırmızı-siyahlı forma içinde, oyunu okuyan, rakibini durdurup forvete kusursuz paslar çıkaran İtalyan defansının simgesi olarak kaldı.

Kaynak: The Guardian World

İlgili Haberler