7 Ağustos 2026 CumaUSD47,71EUR55,05
Gündem Nabzı
Son Dakika
Fransa'nın 15 yaş altı sosyal medya yasağında usul eksik

Fransa'nın 15 yaş altı sosyal medya yasağında usul eksik

Fransa, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını yasal olarak yasaklayan ilk AB ülkesi oldu ancak kanunda yaş doğrulama usullerinin yer almaması tartışma yaratıyor.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Rapor Bülteni Direktörü Ömer Burak Tek, Fransa'nın 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasağının ayrıntılarını ve uygulanabilirliğini ele aldı.

Fransa, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasını yasaklayan düzenlemeyi 21 Temmuz tarihinde her iki mecliste de geniş bir çoğunlukla onaylayarak bu adımı atan ilk Avrupa Birliği üyesi ülke konumuna geldi. Ülkedeki dijital reşitlik sınırını 15 olarak çizen metin, iki aşamalı bir takvim öngörüyor. Buna göre 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren 15 yaşın altındaki bireyler yeni hesap açamayacak, 1 Ocak 2027 itibarıyla da mevcut hesapların temizlik süreci tamamlanacak. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Anayasa Konseyinin denetimi beklenirken, kabul edilen metnin en dikkat çekici yanı getirdiği yasaktan ziyade platformların kullanıcı yaşını nasıl doğrulayacağına ve bu denetimi kimin yapacağına dair hükümlerin yasama sürecinde metinden çıkarılmış olması bulunuyor.

Getirilen düzenleme, hizmet sağlayıcıların 15 yaşını doldurmamış çocukları kaydetmesini yasaklıyor. TikTok, Instagram, Facebook, Snapchat, X ve Reddit platformlarının yanı sıra oyun hizmetleri içindeki sosyal ağ özelliklerinin de kapsama girmesi beklenirken, eğitim ile bilimsel başvuru kaynakları muaf tutuluyor. Fakat kanun, kapsama giren platformları tek tek sıralamıyor; sınıflandırma 2004 tarihli kanunun 6. maddesindeki genel tanıma bırakılıyor. Bu durum, Avustralya'daki Discord örneğinde olduğu gibi sosyal işlevi daha geniş bir ürünün parçası olan melez hizmetlerin statüsünü tartışmalı hale getiriyor.

Bununla birlikte kanun, ilkokul ve ortaokullarda geçerli olan cep telefonu yasağını 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren liseleri de içine alacak şekilde genişletiyor. Harris Institute tarafından 2024 yılında yapılan araştırmaya göre Fransız vatandaşlarının yüzde 73'ü 15 yaş altına sosyal medya yasağını destekliyor, yani düzenlemenin siyasi bir meşruiyet problemi bulunmuyor; asıl sıkıntı teknik ve hukuki uygulanabilirlik aşamasında ortaya çıkıyor.

Kasım 2025 tarihinde milletvekili Laure Miller tarafından sunulan ilk taslak çok daha kapsamlıydı. Platformların, düzenleyici kurum Arcom tarafından belirlenen teknik kılavuzlara uygun yaş doğrulama yöntemleri kullanmasını mecbur kılıyor ve bu kurallara uymayanlara küresel cirolarının yüzde 3'üne ulaşan para cezaları öngörüyordu. Taslağın ilerleyen aşamalarında, çocuklar açısından zararlı bulunan platformların düzenleyici tarafından listelenmesi de eklenmişti. Ayrıca metin, 18 yaşın altındaki tüm kullanıcılar için saat 22.00 ile 08.00 arasında erişim engeli getiriyordu.

Avrupa Komisyonu, 6 Temmuz tarihli gerekçeli görüşünde bu duruma itiraz etti. Komisyon, 15 yaş sınırının ya da yaş doğrulama zorunluluğunun AB hukukuna aykırı olduğunu savunmasa da, itirazını denetim mimarisine yöneltti. Öngörülen sistem, Dijital Hizmetler Yasası'nın uyumlaştırılmış denetim çerçevesiyle çelişen paralel bir ulusal rejim yaratıyordu. Komisyon ayrıca çocuklara yönelik bir yasak gibi sunulan uygulamanın pratikte bütün kullanıcıların yaşının doğrulanmasını ve ebeveyn onayının kimliklendirilmesini gerektirdiğini vurguladı.

Bu gelişmenin ardından Fransa yasama organı geri adım atarak platform listesi uygulamasından vazgeçti ve Arcom'a denetim yetkisi veren maddeleri metinden çıkardı. Ortaya çıkan tablo, usulü belirlenmemiş bir yasak oldu. Kanun, 15 yaş altının hesap sahibi olamayacağını belirtiyor ancak platformların bir kullanıcının 15 yaşını doldurup doldurmadığını hangi yöntemle tespit edeceğini açıklamıyor. Mevcut hesapların nasıl tespit edilerek askıya alınacağı da belirsizliğini koruyor. Çocuk koruma kuruluşlarının en çok dikkat çektiği boşluk da bu noktada düğümleniyor.

Bu duruma bir de yetki problemi ilave ediliyor. Fransa'da faaliyet gösteren büyük platformların büyük kısmı başka bir AB ülkesinde merkez kurduğu için menşe ülke kuralı devreye giriyor ve ulusal düzeydeki her farklılık ek usul adımları zorunlu kılıyor. Dijital İşlerden Sorumlu Bakan Anne Le Henanff ise takvimi savunarak yaş doğrulama araçlarının hâlihazırda mevcut ve işlevsel olduğunu savunuyor, ancak elde kalan tek yaptırım aracı ulusal kanun değil doğrudan Dijital Hizmetler Yasası'nın kendisi oluyor.

Fransa'nın 1 Eylül tarihinde karşılaşacağı manzarayı tahmin etmek adına elinde somut bir örnek bulunuyor. Avustralya'da eSafety tarafından yayımlanan son rapora göre, yasak öncesi çocukların yaklaşık yüzde 86'sı en az bir kısıtlı platform kullanırken, yasaktan üç ay sonra bu oran yüzde 81'in üzerinde kaldı ve günlük kullanım oranı yüzde 60 seviyesinden yüzde 58'e geriledi. Hesap sahipliği ise yüzde 52,4'ten yüzde 42,1 seviyesine indi. Çocukların yarısı platformların kendilerinden hiçbir yaş doğrulaması talebinde bulunmadığını, yalnızca yüzde 7,4'lük kesim ise VPN kullandığını ifade etti.

Buradaki temel bulgu, çocukların yasağı aşmak için fazladan bir çaba harcamak zorunda kalmadığı gerçeği çünkü platformlar mevcut hesapları tespit edip kapatmadı. Üstelik bu durum, atanmış bir düzenleyicinin ve 49,5 milyon Avustralya doları ceza tavanının bulunduğu bir sistemde yaşandı ve hükümet şimdi bu tavanı 99 milyon dolara yükseltmeye hazırlanıyor. Fransa ise aynı hedefi, kendi düzenleyicisine denetim yetkisi vermeyen bir yasa ile gerçekleştirmeye çalışıyor.

Fransa'nın attığı bu adımın Avrupa Birliği genelinde yaygınlık kazanıp kazanmayacağı sorusunun yanıtı büyük ölçüde netleşti. Danimarka 15, Yunanistan 2027 yılından itibaren 15, Avusturya 14, İspanya ile Slovenya ise 16 yaş sınırını gündemine aldı. Ancak bu ülkelerin hiçbiri kararını Fransa'ya bakarak almadı; tamamının aynı dönemde Avustralya'nın elde ettiği sonuçlara ve Avrupa Komisyonunun yaş doğrulama hazırlıklarına uyum sağladığı görüldü. Türkiye de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 22 Nisan 2026 tarihinde kabul ettiği düzenleme ile benzer bir doğrultuda ilerliyor. Buradaki fark, Ankara'nın yaptırımı baştan net bir şekilde tanımlamış olması.

Fransa örneğinin verdiği en net ders, ulusal iradenin tek başına yeterli olmadığı gerçeği. Yasağı getirmek siyasi açıdan kolayken, bunu hayata geçirmek AB iç pazar hukukunun sağladığı imkânlar ölçüsünde mümkün olabiliyor. Komisyonun 2026 yılının sonuna kadar yaygınlaştırmayı planladığı yaş doğrulama altyapısı devreye girmeden, yasağın 1 Eylül tarihinde ne düzeyde uygulanabileceği belirsizliğini koruyor. Artık asıl kritik soru çocukların korunup korunmayacağı değil, yaş doğrulama altyapısının hangi tarafın kontrolünde olacağı üzerine kuruluyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

#Fransa — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler