
Gökhan Günaydın'dan Tunceli'de "adil barış" vurgusu
YENİ Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Tunceli'deki festivalde yaptığı konuşmada Kürt meselesinin çözümünün TBMM çatısı altında ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi.
YENİ Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Tunceli'de 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali çerçevesinde düzenlenen "Türkiye'de Siyasal Süreç, Ortadoğu ve Emperyalist Hegemonya" isimli panele katıldı. Günaydın buradaki konuşmasında, Kürt meselesinin demokratik Cumhuriyet ile eşit yurttaşlık temelinde ele alınmasının elzem olduğunu vurgulayarak, sürecin hukuki, şeffaf ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Kürt meselesinin artık ertelenemez bir boyuta ulaştığını belirten Günaydın, "Kürt meselesini çözmeliyiz. Bu memleket demokratik bir Cumhuriyeti eşit yurttaşlık temelinde tesis etmeli. Adil ve onurlu bir barışı kurmalıyız. Niye yapamayalım bunu? Bu memleketin insanları bunu yapabilecek yüreğe, akla ve birikime sahip. Bugüne kadar yaşanan savaşları ve ayrılıkları büyütmek yerine, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına akılla, rasyonaliteyle ve demokratik Cumhuriyetin koşullarını inşa ederek girmeliyiz" dedi.
Barış çağrısı yapmanın iktidar kanadına teslim olmak anlamına gelmediğini de kaydeden Günaydın, "Buna 'evet' demek AKP ve MHP'ye teslim olmak değildir" ifadelerini kullandı.
TBMM'de kurulan komisyona girmemeleri yönünde yoğun baskılara maruz kaldıklarını anlatan Günaydın, "O dönemde komisyona girmememiz için her türlü baskı yapıldı. Bildiğiniz, bilmediğiniz bütün mecralardan 'O komisyonda işiniz yok' denildi. Buna rağmen ısrarla komisyona girdik. Daha sonra da komisyondan ayrılmamız için çok çaba gösterildi. Bu çabaların başında Recep Tayyip Erdoğan vardı. Sürekli yeni krizler yaratılarak masadan kalkmamız istendi ama biz o masadan kalkmadık" şeklinde konuştu.
Komisyon çalışmalarının yaklaşık 22 ay sürdüğünü dile getiren Günaydın, "Ekim 2024'te başlayan süreç bugün itibarıyla 22'nci ayına ulaştı. Komisyon uzun süre dinlemeler yaptı, ardından rapor yazım aşamasına geçildi. Raporun ilk beş bölümü daha çok propaganda niteliğinde hazırlanmıştı. Asıl önemli olan 6'ncı ve 7'nci bölümlerde. Bu bölümlerde barışın ve demokrasinin nasıl inşa edileceğine ilişkin öneriler yer aldı" açıklamasında bulundu.
Ortaya çıkan raporun oy birliğine yakın bir oranla kabul edildiğini aktaran Günaydın, "Rapora karşı çıkan arkadaşlarımız oldu, onlara saygı duyuyorum. Bizim de raporun tamamını içimize sindirdiğimizi söyleyemem. Eksikleri de vardı, yanlış yazımları da vardı. Ancak elimizde hiç olmazsa bir rapor oluştu. Bu nedenle eksiklerine rağmen raporu kabul ettik ve sahiplendik. Artık bundan sonra yapılması gereken ilerlemektir. TBMM'de temsil edilen partilerin büyük çoğunluğu bu rapora 'evet' dediyse, bunun devamını getirip süreci tamamlamalıyız" dedi.
Raporun tamamlanmasının üzerinden altı ay geçtiğini hatırlatan Günaydın, iktidarın gündeme getirdiği "süreç yasası" konusunda ise belirsizliklerin hala devam ettiğini söyledi.
Günaydın, "Temmuz ayının başından bu yana bize sürekli 'Bir süreç yasası getireceğiz' deniliyor. Peki ne zaman gelecek? Belli değil. Çünkü hala anlaşamadıklarını söylüyorlar. Ben bir partinin grup başkanvekiliyim. Gelecek yasa teklifinin kaç maddeden oluşacağını da bilmiyorum, içeriği hakkında da bilgi sahibi değilim. Sadece ben değilim, hiç kimse bilmiyor. Anlaşılan arka planda yürüyen bir mutabakat var. O halde getirin bu düzenlemeyi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açıkça tartışalım" diye konuştu.
Partilerinin süreçle ilgili tutumunun başlangıçtan beri hiç değişmediğini vurgulayan Günaydın, "Biz en başından beri aynı şeyi söylüyoruz. Zemin hukuki zemin olmalı, süreç TBMM çatısı altında yürütülmeli. Her şey şeffaf olmalı, hiçbir şey gizlenmeden konuşulmalı. Demokratik bir anlayışla ilerlenmeli ve toplumun büyük çoğunluğunun kabul edeceği bir yol izlenmeli. Bu ülke solculardan, muhafazakarlardan, milliyetçilerden, sosyalistlerden oluşuyor. Bu geniş toplumsal yelpazenin büyük çoğunluğu 'Türkiye'nin barışı için bunlar doğrudur' diyebilmeli. Bunun için de siyasal partiler üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli" ifadelerini kullandı.
Kendi tabanlarını da barış sürecinin gerekliliği hususunda ikna etmeye gayret ettiklerini belirten Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz tabanımızı barış sürecinin doğruluğu ve önemi konusunda ikna etmek için çalışıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada tabanımızın önemli bir bölümü de bunun Türkiye'nin geleceği açısından yararlı olacağı kanaatine ulaştı. Ancak artık bekleme zamanı değil. Süreç yasasının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmesi ve oyalanma döneminin sona erdirilmesi gerekiyor. Altını çizerek söylüyorum; Türkiye'de adil ve onurlu bir barışın tesis edilmesi gerekir."



