
Hazine borçlanması 3.5 trilyon lirayı aştı
Hazine, rekor vergi gelirine rağmen yüksek borçlanma yapıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, rekor düzeydeki vergi gelirine rağmen 3.5 trilyon lira borçlandı. 2023 yılının ilk yarısında yıllık bazda yüzde 69 artışla 3 trilyon lira borçlanan Hazine, bu ay 500-600 milyar lira arasında yeni borçlanma gerçekleştirmesi bekleniyor. Toplam borçlanmanın 3.5 trilyon lirayı geçmesi ile birlikte, vatandaşlar 'Hazine erken seçim mi planlıyor?' sorusunu gündeme getiriyor. Hazine’nin borçlanma miktarının yanı sıra borçlanma faizleri de yükselmeye devam ediyor.
Hazine, ocak ayında gerçekleştirdiği 2 yıllık tahvil ihalesinde yüzde 36 faiz oranı ile borçlanırken, bu hafta yapılan bir başka 2 yıllık borçlanma ihalesinde faiz oranı yüzde 41.99’a yükseldi. Merkez Bankası faizleri sabit kalmasına rağmen, Hazine’nin borçlanma faizleri son altı ayda yaklaşık 6 puan artış gösterdi. Hazine, 5 yıllık TL tahvil için yüzde 39, 10 yıllık TL tahvil için ise yüzde 35’e yakın faiz ödemesi yapıyor. Bu durum, Türkiye'yi dünyanın en yüksek borçlanma maliyetine sahip ülkesi haline getiriyor. Hazine’nin 10 yıllık borçlanma maliyeti yüzde 35 seviyesindeyken, ikinci sıradaki Mısır’da bu oran yüzde 22, üçüncü sıradaki Rusya’da ise yüzde 16 olarak kaydedildi.
Hazine, yerel para biriminin yanı sıra altın ve döviz ile büyük miktarda borçlanma gerçekleştiriyor. Ekonomist Haluk Bürümcekçi’nin hesaplamalarına göre, Hazine’nin altın borçlanması son bir yılda neredeyse dördü katlamış durumda. Geçen yıl 5.3 milyar dolarlık altın borçlanan Hazine, bu yıl geri ödemeler nedeniyle 19.3 milyar dolarlık altın borçlanmış durumda. Döviz cinsinden borçlanmalar ise geçen yıl 12.3 milyar dolarken, bu yıl 10.6 milyar dolara gerilemiş durumda.
Dünya Bankası, Türkiye’nin en yüksek faizle borçlandığını belirterek, bu durumu değiştirmek için 'şeffaflık' ve 'güven' gerekliliğine dikkat çekti. Dünya Bankası, yüksek faiz ödemelerinden kurtulmanın yolunun düşük risk priminden geçtiğini ifade etti. Düşük risk primi için düşük ve istikrarlı enflasyon ile mali sürdürülebilirlik şartı gerektiği vurgulandı. Raporda, düşük ve orta gelirli ülkelerin yerel yatırımcı tabanını genişletmesinin, faiz yükünü 25 milyar dolar azaltabileceği belirtiliyor. Ayrıca uluslararası entegrasyon ve sermaye hesabının serbestleşmesinin, 70 milyar doları aşan faiz tasarrufu sağlayabileceği kaydedildi.



