31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Hizmet enflasyonu gıdayı katladı

Hizmet enflasyonu gıdayı katladı

Hayat pahalılığında gözler market raflarına çevrilirken, son dört yılda usta emeği ve hizmet kalemlerindeki artış gıda fiyatlarını geride bıraktı.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Hayat pahalılığı ve enflasyon tartışmalarında oklar zincir marketlere ve gıda fiyatlarına çevrilirken, vatandaşın bütçesinde asıl büyük deliği hizmet sektörü açtı. Son dört yılın verileri incelendiğinde; gıda fiyatları ortalama 4-6 kat artarken, usta emeğine dayalı hizmet kalemlerinde artış 10 katı bularak rekor kırdı.

Türkiye’de enflasyon deyince akla ilk olarak market raflarındaki temel gıda ürünlerinin fiyatları geliyor. Tüketicinin cebini yakan bu ürünlerdeki fiyat artışları her gün manşetlere taşınırken, günlük hayatın vazgeçilmezi olan hizmet sektöründeki zamlar da devasa boyutlara ulaştı. Gıdada, hammadde, gübre, motorin, nakliye, işçilik gibi fiyatı doğrudan etkileyen sayısız girdi maliyeti bulunurken, emeğe dayalı olan, gider kalemi daha düşük seviyede olan sektörlerde son dört yılda fiyatların enflasyonu kat kat aştığı görülüyor.

Bu tablonun en çarpık örneklerinden biri evdeki tadilatta yaşanıyor. Geçmiş dönemde evdeki tadilat bedelinin yüzde 30’u ile 50’si arasındaki bölümü işçilik bedeli olurken, günümüzde ustanın talep ettiği işçilik bedeli, malzemenin bedelini katlamış duruma geldi.

İşçilik bedellerindeki artışları gıda enflasyonu ile karşılaştırdığımızda da bu çarpıklık net olarak görünüyor. 2022 ile 2026 arasındaki 4 yıllık dönemde 1 kilogram beyaz peynirin fiyatı yüzde 500, 1 litre ayçiçeği yağı yüzde 450, tavuk yüzde 550 zamlandı. Ancak aynı dönemde el emeği tarifesi bu artışları dahi gölgede bıraktı. Bir pantolon paçası kısaltma bedeli 4 yılda yüzde 1100 artarken, şehir içi nakliye ücreti yüzde 1200 artış gösterdi. Berber ve kuaförlerde fiyat artışları ise yüzde 800’ü, oto yıkama yüzde 750’yi geçti.

Ortaya çıkan bu tablo, enflasyon sepetindeki asıl direncin sadece tarladan veya fabrikadan değil, doğrudan hizmet sağlayıcılardan geldiğini, buradaki artışın kontrolsüz olduğunu gösteriyor. Uzmanlar bahsi geçen hizmet işlerinde vergi kaçakçılığının da oldukça fazla olduğunu belirterek, kredi kartı yerine genellikle elden tahsilat yapılması ve nakit talebinin çok yüksek olmasının sektördeki kayıt dışılığın boyutlarını gözler önüne serdiğini kaydediyor. Kontrollerde kendi fiyatlarını düşük gösteren hayali fişler keserek yazar kasası raporu aldıkları belirtiliyor.

İstanbul Beylikdüzü’nde terzilik yapan Kemal Ayaydın, vatandaşların kendilerine kızdığını ancak giderlerinin sadece iğne iplikten ibaret olmadığını vurgulayarak, dükkân kirası, elektrik ve SGK primlerinin bellerini büktüğünü söyledi. Eskiden piyasayı az çok tahmin edip buna göre yılda bir zam yaptıklarını belirten Ayaydın, şimdi yarın ne olacağını ve enflasyonun nerede duracağını kestiremediklerini ifade etti. Bugün alınan tela, fermuar ve astarın yarın toptancıda aynı fiyata bulunmadığını dile getiren terzi, hal böyle olunca mecburen gelecekteki olası maliyetleri, yani beklenti enflasyonunu hesaba katarak fiyat vermek zorunda kaldıklarını, paça kısaltma 1,000 lira olunca müşterinin şaşırdığını ancak o parayla çarkı ancak döndürebildiğini aktardı.

Maslak’ta oto yıkama işi yapan Serkan Öztürk ise oto yıkama fiyatlarının çok arttığını ancak arka plandaki gider kalemlerinin çok daha vahim durumda olduğunu belirtti. Su ve elektrik faturalarını geçtiklerini, çalıştıracak çırak ve kalifiye eleman bulamadıklarını kaydeden Öztürk, yevmiyeleri sürekli artırmak zorunda olduklarını söyledi. Kullandıkları şampuan, cila ve bez gibi sarf malzemelerinin fiyatının her ay değiştiğini, enflasyon tahminlerini aştığı için artık maliyet hesaplarken önümüzdeki ayın zam riskini de fiyata eklemek zorunda kaldıklarını anlatan işletmeci, fiyatı mecburen beklentiye göre belirlediklerini, aksi takdirde dükkânın kapısına kilit vuracaklarını dile getirdi.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

İlgili Haberler