
Husilerin Suudi Arabistan saldırılarında Irak iddiası
Reuters'ın haberine göre, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların Irak topraklarından koordineli şekilde düzenlendiği öne sürüldü. Olayın ardından Süveyş Kanalı ve enerji sevkiyatı için risk endişeleri arttı.
Reuters haber ajansına bilgi veren iki bölgesel yetkili, İran destekli Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ı hedef alan bu haftaki saldırılarının Irak topraklarından ve buradaki silahlı gruplarla ortaklaşa gerçekleştirildiğini öne sürdü. Kaynaklar, bu operasyonların İran Devrim Muhafızları Ordusunun denetiminde yapıldığını iddia etti.
Söz konusu değerlendirmeler, İran'ın "Direniş Ekseni" olarak adlandırdığı yapı içindeki silahlı gruplar arasındaki iş birliğinin güçlendiğini gösterirken, hedef alınan yerler arasında Suudi Arabistan'ın doğusundaki petrol tesislerinin de bulunduğu kaydedildi. Suudi Arabistan, çarşamba günü ABD ile birlikte Irak'taki bazı noktalara ortak hava harekâtı düzenledi. Riyad yönetimi, vurulan hedeflerin kendi topraklarına yapılan saldırılarla bağlantılı olduğunu vurgulayarak resmi düzeyde İran yanlısı Iraklı grupları sorumlu tuttu.
Husiler saldırıları üstlenirken, Irak hükümeti yaşananlarla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi. Reuters'ın konuyla ilgili sorularına Suudi Arabistan, İran, Irak hükümeti ve Husilerden haberin yayımlandığı sırada yanıt gelmedi. Chatham House araştırmacısı Farea el-Muslimi, İran ile bölgedeki silahlı gruplar ve "Direniş Ekseni" üyeleri arasında doğrudan bir eğitim ve koordinasyon mekanizması bulunduğunu ifade etti.
Hazırlanan raporda, Husiler ile İran'a yakın Iraklı milisler arasındaki bağların uzun zamandır devam ettiği hatırlatıldı. 2024 yılında Husi lideri Abdulmelik el-Husi ortak bir operasyon odası kurulduğunu duyurmuş, ardından iki grup İsrail'i hedef alan ilk ortak eylemlerini açıklamıştı. Husilerin Irak'ta ofisleri ve resmi temsilcilerinin bulunduğu, ayrıca Şii siyasi partiler ve silahlı gruplarla açık temaslar yürüttüğü aktarıldı.
Analistler, Irak'ın geniş coğrafyası ve Suudi Arabistan ile olan uzun kara sınırı dolayısıyla İran destekli yapılar için elverişli bir planlama sahası sunduğunu belirtti. Irak yönetimi daha önce komşu ülkelere yönelik saldırıların kendi topraklarından yapıldığı iddialarını araştıracağını açıklamıştı. Öte yandan, Irak Başbakanı Ali ez-Zaidi'nin Suudi Arabistan'a yapmayı planladığı ziyareti iptal ettiği bildirildi.
Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki Dimyat Limanı'nda iki gaz tankerine düzenlenen İHA saldırısı, küresel enerji ticaretinin kilit geçiş noktalarından Süveyş Kanalı ile SUMED boru hattının güvenliğine dair kaygıları tırmandırdı. İran bağlantılı Husilerin Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki eylemleri nedeniyle Suudi petrol sevkiyatında daha yoğun kullanılan Süveyş güzergâhı, piyasalarda yeniden risk unsuru oldu.
Piyasa verilerine göre Suudi petrolünün önemli bir kısmı Kızıldeniz üzerinden kuzeye ilerleyerek Süveyş Kanalı ve SUMED hattına yöneliyor. Temmuz ayında SUMED üzerinden taşınan ham petrol 28 milyon 790 bin varile çıkarken, nisan ayında bu rakam 19 milyon 520 bin varildi. MarineTraffic verilerine göre, Süveyş Kanalı'nın Akdeniz girişindeki Port Said açıklarında bekleyen gemi sayısı da hafta başındaki 20 seviyesinden 30'a ulaştı.
MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Kızıldeniz ve Akdeniz rotalarının da risk altına girebileceğini, Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakan alternatif akış yollarının baskı altında kalabileceğini kaydetti. Vortexa analisti George Morris ise Kızıldeniz'de yükleme yapan ham petrol tankerlerinin kuzeye yönelmesinde belirgin artış görüldüğünü, birçok geminin Babülmendep rotasından kaçındığını dile getirdi.
S&P Global Energy analisti Aly Blakeway, Dimyat'taki saldırının Süveyş Kanalı'nın doğrudan tehdit altında olduğu anlamına gelmediğini ve piyasanın kanalda bir kesintiyi henüz fiyatlamadığını belirtti. Saldırıya rağmen petrol fiyatları gerilerken, yatırımcıların dikkati İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı hakkında yürütülen görüşmelere odaklandı.
Enerji ve denizcilik uzmanları, Süveyş çevresindeki güvenlik riskinin büyümesi halinde savaş riski sigorta primlerinin artabileceğine dikkat çekti. Dryad Global CEO'su Corey Ranslem olası bir saldırının güvenlik değerlendirmelerini değiştireceğini söylerken, Kpler analisti Matthew Wright kanaldaki olası bir aksamanın navlun maliyetlerini ve küresel enerji fiyatlarını kısa sürede etkileyebileceğini belirtti.



