7 Eylül 2026 PazartesiUSD48,45EUR56,31
Gündem Nabzı

İklim değişikliği, eşitsizlikleri derinleştiriyor

BM Kadın Birimi, iklim değişikliğinin toplumsal cinsiyet eşitliği üzerindeki etkilerini ele alıyor. COP31'de iklim politikalarında kadınların rolü vurgulanacak.

Haber Merkeziİlk yayın:
İklim değişikliği, eşitsizlikleri derinleştiriyor

Avrupa Birliği desteğiyle hazırlanan Eşitlik ve Kadınların Güçlenmesi için Güçlü Sivil Alan projesi kapsamında iklim değişikliği ile toplumsal cinsiyet eşitliği arasındaki ilişki inceleniyor. Dizinin ilk yazısı, COP31'in önemini ve BM Kadın Birimi'nin iklim gündemine yaklaşımını ele alıyor.

Tarihi bir zirve olan COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) çerçevesinde her yıl düzenleniyor. Bu konferans, dünya liderlerini, hükümet temsilcilerini, bilim insanlarını, iş dünyasını ve sivil toplumu bir araya getiriyor. Burada, iklim değişikliğiyle mücadele için ortak adımlar atılıyor ve taahhütler müzakere ediliyor.

Türkiye, bu yıl COP31'e ev sahipliği yaparak uluslararası diyaloğu güçlendirmeyi ve önceki taahhütlerin uygulanmasını hızlandırmayı hedefliyor. Zirvenin emisyon azaltımı, iklim finansmanı ve iklim değişikliğine uyum gibi konularda küresel gündeme yön vermesi bekleniyor. Dünya üzerinde üç büyük krizle karşı karşıyayız: iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çevresel bozulma.

Artan sıcaklıklar, orman yangınları, kuraklıklar ve ekosistem kaybı bu krizlerin derinleştiğini gösteriyor. Ancak iklim krizinin etkileri herkes için eşit değil. Gelir düzeyi, yaş, engellilik durumu, sağlık, yaşanılan bölge ve göç durumuna bağlı olarak bu etkiler değişiyor.

Kadınlar ve kız çocukları, kaynaklara ve hizmetlere erişimde yaşadıkları eşitsizlikler nedeniyle iklim krizinin sonuçlarını daha ağır yaşıyor. Bu nedenle, BM Kadın Birimi iklim değişikliğini sadece çevresel bir sorun değil, eşitlik, kalkınma ve insan hakları meselesi olarak ele alıyor.

BM Kadın Birimi’nin 2026 İklim ve Çevre Stratejisi, beş temel hedefe odaklanıyor: 1) Toplumsal cinsiyete duyarlı iklim politikaları oluşturmak, 2) Kadınların karar alma süreçlerinde söz sahibi olmasını desteklemek, 3) Kadınların iklim finansmanına erişimini genişletmek, 4) Sürdürülebilir ve adil iş fırsatları sağlamak, 5) Toplumsal cinsiyet ve çevre verilerinin erişimini artırmak.

Bu vizyon, kadınların haklarını kullanabildiği, iklim finansmanına erişebildiği ve sürdürülebilir ekonomilerden eşit biçimde yararlanabileceği bir geleceği hedefliyor. BM Kadın Birimi Ülke Direktörü Maryse Guimond, iklim değişikliğinin mevcut eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtiyor. Kadınların, iklim eyleminde önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Guimond, kadınların iklim politikalarında sadece temsil edilmemesi gerektiğini, bu politikalara yön vermeleri gerektiğini ifade etti.

İklim değişikliğinin etkileri nedeniyle 2050 yılında, 158,3 milyon kadın ve kız çocuğunun aşırı yoksulluk içinde yaşayabileceği öngörülüyor. Bu sayı, erkekler ve oğlan çocukları için öngörülen sayıdan yaklaşık 16 milyon daha fazla.

Kadınların doğal afetlerde yaşamını yitirme olasılığı erkeklere göre 14 kat daha yüksek. 2050 yılında 236 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliği ile karşılaşabileceği tahmin ediliyor.

Yaklaşık 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu güvenli içme suyuna erişemiyor, 1,7 milyar kadın ve kız çocuğu ise güvenli tuvalet ve hijyen hizmetlerinden faydalanamıyor.

Kaynak: Haber Merkezi

#iklim değişikliği · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler