İngiltere'de ırkçı saldırıya uğrayan Ali'den İslam karşıtlığı uyarısı
İngiltere'de namaz kılarken saldırıya uğrayan içerik üreticisi Zeeshan Ali, ülkede İslam karşıtlığının ve nefret suçlarının tırmandığını belirtti.
İngiltere'de ibadet ettiği sırada ırkçı bir saldırıyla karşılaşan İngiltereli tanınmış içerik üreticisi Zeeshan Ali, "Benimle tartışan kişi, 'Ben ırkçı değilim ama İslam karşıtıyım.' diye bağırıyor. Düşünün ki Londra sokaklarında 'antisemitizm' diye bağırıyorsunuz, tutuklanırsınız. Birçok insan polisin neden bu olaya müdahil olmadığına şaşırdı." dedi.
Birleşik Krallık'ta son yıllarda aşırı sağcı görüşler ve internet üzerindeki kışkırtmalarla artış gösteren İslam karşıtlığı, Müslüman halkı ile ibadethaneleri hedef alan nefret suçlarında büyük bir tırmanışa neden oluyor. Toplum örgütleri ve emniyet birimleri tarafından paylaşılan veriler, ülkedeki camilere yönelik fiziksel saldırıların ve sokak ortasındaki sözlü tacizlerin son dönemin en üst noktasına çıktığını ortaya koyuyor.
Yaşanan son hadiselerin mağdurlarından biri de İngiltereli içerik üreticisi Zeeshan Ali oldu. Hyde Park yakınlarında namaz kıldığı esnada aşırı sağcı Kellie-Jay Keen'in sözlü tacizine ve hakaretlerine hedef olan Ali, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Polis izniyle Hyde Park dışındaki giriş bölgesinde ibadete başladıklarını belirten Ali, "Sadece ibadetimizi yaparken sesli olmamız konusunda bizi uyardılar. Öğle namazının sessiz kılındığını bilenler bilir ve biz de sessizdik. Hiçbir rahatsızlık vermiyorduk. Kellie-Jay Keen isimli bir kadın gelerek bizle tartışmaya başladı. Bize 'Irkçı değilim, İslam karşıtıyım. Burada nasıl ibadet edersiniz?' diye bağırmaya başladı. Önünüze geçip 'Mekke'ye doğru kılmanızı engelliyorum.' dedi. Videolarda küfür ettiğini görebilirsiniz. Ben sakin kaldım ve namazımı bitirdim. 'Yüksek sesli değiliz. Kimseye zarar da vermiyoruz.' dedim. Bana 'Ama ben zarar görüyorum.' dedi. Ben de 'Hangi kritere göre?' dedim, cevap veremedi." ifadelerini kullandı.
Keen'in sergilediği tutumun İngiliz toplumsal değerleriyle bağdaşmadığının altını çizen Ali, "İngiliz değerlerinde karşılıklı saygı vardır. İnanç ve dinlere hoşgörü vardır. Bu kişinin bu değerlerden haberi yoktu." şeklinde konuştu.
3 yıldır "Speaker's Corner" (Konuşmacılar Köşesi) bölgesine gittiklerini ve daha önceden böyle bir durumla karşılaşmadıklarını söyleyen Ali, "Bu olay aşırı sağın yükselişiyle oldu. Ortalama olarak her 5 günde bir cami saldırıya uğruyor. Şimdi camiye gitmiş olsaydık bile istatistiksel olarak orada da saldırıya uğrama ihtimalimiz vardı." dedi.
İngiltere İçişleri Bakanlığı verilerine de değinen Ali, şunları kaydetti:
"Son 12 aya bakarsanız, antisemitizm ve Müslümanlara karşı yapılan saldırılar yüzde 19 arttı. Hatta geçen ay 14 yaşında bir çocuk, iki camiyi hedef almayı planladığı için tutuklandı. Bu, 14 yaşında bir çocuk. Bu kişiyi kim radikalleştirdi? Benimle tartışan kişi, 'Ben ırkçı değilim ama İslam karşıtıyım.' diye bağırıyor. Düşünün ki Londra sokaklarında 'antisemitizm' diye bağırıyorsunuz, tutuklanırsınız. Birçok insan polisin neden bu olaya müdahil olmadığına şaşırdı. Bu olay neden nefret suçu olarak görülmedi. Birçok insan 'Neden çifte standart yapılıyor?' diye mesaj atıyor."



