İngiltere'de kuraklık krizi: 27 milyon kişiye su kısıtlaması geldi
İngiltere son 190 yılın en kurak yazını yaşıyor. Ülkenin yüzde 71,3'ünde kuraklık ilan edilirken, patlayan borular binlerce haneyi susuz bıraktı.

İngiltere, 2026 yazında son 190 yılın en kurak dönemlerinden biriyle yüzleşiyor. Ülkenin yüzde 71,3'ünde kuraklık ilan edildi. Tam 27 milyon kişiye su kullanım kısıtlamaları uygulanmaya başlandı.
Yaklaşık 45 milyon kişinin yaşadığı bölgelerde kriz derinleşti. Altyapı arızaları durumu sarsıcı boyutlara ulaştı. Londra'da aşırı sıcaklar ve ana su boruları patladı.
Arızalar en az 10 bin haneyi susuz bıraktı. Doğu Londra ve Essex'te birden fazla boru patladı. Olay 14 farklı posta kodu bölgesinde kesintilere yol açtı. Şebekede düşük basınç sorunu yaşandı. Ekipler hasarlı hatları onarmak için çalışıyor. Şebekeye tankerlerle temiz su basılıyor.
Uzmanlar krizin El Nino etkisiyle ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu durum son 150 yılın en şiddetli etkisi olarak kayda geçti. Su dağıtım şirketi Thames Water açıklama yaptı.
Hizmet verilen bölgelerde ortalama yağış yüzde 40 oranında kaldı. Kayıtların tutulmasından bu yana 34 derecenin üzerindeki gün sayısı rekor kırdı. Şirket Gloucestershire, Wiltshire ve Kent'te hizmet veriyor.
Surrey, Thames Valley ve Büyük Londra da kapsama dahil. Toplam 10,1 milyon kişiye su sağlanıyor. Yetkililer temel ihtiyaçlar için su kullanımının süreceğini vurguladı. Yemek yapma ve temizlik gibi işler yapılabiliyor. Bahçeler için kova ve sulama kabı kullanımına izin verildi. Sağlık ve güvenlik gerekçeleriyle istisnalar uygulanıyor.
Krizin en çarpıcı görüntülerinden biri su kuyrukları oldu. İnsanlar şişe suyu almak için araçlarıyla bekledi. Sürücüler iki-üç saatlik kuyruklarda saatler geçirdi.
Bazı bölgelere tankerlerle su taşındı. Patlaklardan kaynaklanan taşkınları önlemek için kum torbaları kullanıldı. Kuruyan toprağın yer altı borularını hareket ettirdiği bildirildi.
Bu hareketlilik kırılmaları ve patlamaları tetikledi. İngiltere'de yetkililerin kriz yönetimi eleştirildi. Çevre örgütleri sorunun iklim değişikliğiyle sınırlı olmadığını savundu. Su şirketleri 1989 yılında özelleştirilmişti. Şirketlerin yetersiz altyapı yatırımları yapıldığı ifade edildi. Milyarlarca litre suyun sızıntılarla kaybedildiği belirtildi. Yoğun endüstriyel tarımın yarattığı baskı da yapısal sorunlar arasında gösterildi. Ülke genelinde yağış görülmezse koşulların ağırlaşacağı uyarısı yapıldı.







