
İran savaşı küresel seyahatleri altüst etti
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları hava sahalarının kapanmasına ve uçuşların uzamasına yol açarken, tatilcilerin planları da iptal ve değişikliklerle altüst oldu.
Londra'dan eşi ve üç kızıyla birlikte Bali tatili için yola çıkan Nadia Waleed, Dubai aktarmalı olarak Pakistan'a devam etmeyi planlıyordu. Birden fazla uçuş ve aktarma içeren aile tatillerinin her dönem stresli olduğunu belirten Waleed, İran'daki durum nedeniyle Emirates havayolu şirketinin son anda uçuş programlarında çok sayıda değişiklik yaptığını Al Jazeera'ya anlattı. Uçuştan günlerce önce dönüş uçuşu programı değiştirilerek Dubai'deki üç saatlik aktarma süresi 18 saate çıkarıldı.
İki saat süren telefon görüşmeleri sonucunda Pakistan'dan daha erken dönüş uçuşları ayarlayarak aktarma süresini kısalttıklarını söyleyen Waleed, ertesi gün bir aile ferdinin programının tekrar değiştirilerek dönüş uçuşunun bir ay ertelendiğini belirtti. Tatil sırasında uçuş detaylarının bir saat değiştiğine dair e-postalar aldıklarını ve bu durumun taksi ile karşılama ayarlarını yeniden yapmayı gerektirdiğini ifade eden Waleed'in yaşadıkları, daha büyük bir aksamanın küçük ve kişisel bir yansımasını oluşturuyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, havayolu şirketlerini geniş hava sahalarından kaçınmaya zorladı. Bu durum ticari uçuşları daha uzun ve maliyetli güzergahlara yönlendirirken; ailelerin, emeklilerin ve balayı çiftlerinin tatil planlarını altüst etti. İngiltere merkezli seyahat acentesi Trailfinders'da da kriz dalgaları toplu olarak hissedildi. Acenteden Nikki Davies, Orta Doğu'daki çatışmanın Trailfinders'ın binlerce rezervasyonu yeniden düzenlemesini veya iptal etmesini gerektirdiğini belirtti. Davies; Dubai, Katar ve Abu Dhabi'nin hem kendi başlarına birer varış noktası olduğunu hem de Avustralya ile Asya'ya giden yolcular için hayati aktarma noktaları olduğuna dikkat çekti.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye seyahat edilmemesi yönünde tavsiye yayınlaması ve bu uyarının dikkate alınmaması durumunda sigortaları geçersiz kılmasıyla birlikte müşteriler toplu olarak ertelemeye gitti. Söz konusu seyahat uyarısının kaldırılmasının ardından Davies, Körfez üzerinden seyahate yönelik inanılmaz bir birikmiş talep olduğunu dile getirdi. Ancak bu aksama insanların seyahat tercih ettikleri yerleri de değiştirdi.
Avrupa'nın eve daha yakın olması nedeniyle son derece popüler olduğunu belirten Davies, öne çıkan varış noktalarının İtalya, İspanya, Yunanistan ve Norveç olduğunu kaydetti. Avrupa'nın en büyük tur operatörü TUI de aynı değişimi büyük ölçekte gözlemliyor. TUI sözcüsü Aage Dunhaupt, Avrupalı seyahat severlerin geleneksel olarak yüzde 75 oranında yaz tatillerini Avrupa'da rezerve ettiğini, paket tatil trendinin bu yıl daha da güçlü olduğunu ve tatilcilerin her şey dahil ile korumalı paket tatillere akın ettiğini gösterdiğini ifade etti.
Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı, artan saldırıların ardından havayolu şirketlerine Ürdün hava sahasından kaçınmaları yönünde çağrıda bulundu. Ajans; Bahreyn, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman için mevcut uyarısını 31 Ağustos'a kadar uzattı. British Airways; Dubai, Doha, Abu Dhabi ve Tel Aviv uçuşlarını askıya alırken, Londra-Cidde hattını kalıcı olarak iptal edeceğini duyurdu. Şirket, Ağustos ayında yeniden başladığında günde iki kez olan Londra-Riyad seferlerini günde bire düşürecek. Virgin Atlantic ise kış sezonu boyunca Londra-Dubai uçuşlarını askıya aldı.
Bağımsız seyahat acentesi Assra Satti için endişe detaylarda kendini gösterdi. Temmuz ayı için İstanbul üzerinden Vietnam'a bir aile rezervasyonu yapan müşteriler, savaşın uçuşlarını aksatması durumunda yeniden güzergah belirlenip belirlenmeyeceğine veya geri ödeme yapılıp yapılmayacağına dair yazılı garanti talep etti. Satti, her iki seçenek için de yazılı onay aldı ve aile planlandığı gibi uçtu. Tatil yaklaştıkça aynı müşteriler, sosyal medyada jet yakıtı ek ücretlerinin rezervasyon sonrasında kendilerine beklenmedik bir fatura çıkarabileceğine dair dolaşan bir söylenti konusunda endişe dile getirdi. Satti'nin endişeli müşterilerine tavsiyesi, biraz daha yüksek fiyatlı olsa bile her şeyi tek bir korumalı paket olarak rezerve etmek oldu, çünkü bu sayede tüm tatil güvence altında oluyordu.
Pakistan Uluslararası Havayolları pilotu Moiz Hamid'e göre çatışma hava sahasından kaçınmanın mekaniği tonlarca yakıt ve havada geçen saatlerle ölçülüyor. Hamid, güzergahı değiştirilen uçuşların batıya doğru tipik olarak fazladan bir ila iki saat uçuş süresi eklediğini ve uçak tipine bağlı olarak ek 2.500 ila 7.000 kilogram yakıt yaktığını, bazı havayolu şirketlerinin bu maliyeti kargo yükünü azaltarak telafi ettiğini belirtti. Güzergah değişiklikleri ayrıca sıkışık frekanslara, GPS karıştırmalarına ve hem pilotlar hem de kontrolörler için daha ağır iş yüküne yol açtı.
Hamid, daha uzun ve daha güvenli alternatif bir güzergahta uçmanın kendi risklerini de beraberinde getirdiğini, en büyük faktörün ise yetersiz aşinalık olduğunu ifade etti. Normal durumlarda belirli bölgelerden geçilmediğini, ancak bu olağandışı koşullarda şirket, operatör ve düzenleyici kurum tarafından güvenli kabul edilen yerlerden yönlendirilmek zorunda kalınındığını belirterek yorgunluk ve iş yükünün arttığını vurguladı. Hamid, askeri karıştırmalardan kaynaklanan seyrüsefer hatalarının sorumlu tutulduğu Aralık 2024'teki Azerbaycan Havayolları 8243 sayılı uçuşunun düşüşünün, uçaklar rotadan saptığında ne gibi risklerle karşılaşıldığını hatırlattığını kaydetti.
Dalga etkisi, çatışmayla doğrudan bağı olmayan varış noktalarını da ulaştı. İngiltere merkezli turizm operatörü Jean-Marc Flambert, gıda endüstrisinde çalışanlar gibi tatilcilere bağımlı olan kişilerin de mağdur olduğunu belirtti. Flambert, Sri Lanka için Avrupa'yı adaya bağlayan haftalık 87 uçuşun 77'sinin Orta Doğu üzerinden geçtiğini ve neredeyse tamamının aksadığını söyledi. Sürecin ilk aşamalarında neredeyse COVID dönemi gibi olduğunu ifade eden Flambert, bu yaz rezervasyonların sektör genelinde yüzde 20 ila 30 oranında düştüğünü, bu darbenin en çok turizme bağımlı olanları vurduğunu aktardı.
Flambert, bir balıkçının tuttuğu balıkla oteline geldiğini ancak yiyecek kimse olmadığını hatırlatarak balıkçının ne yapacağını bilemeyerek çukur kazıp balığı gömdüğünü anlattı. Küçük çocuklu ailelerin tamamen iptal yapma olasılığının en yüksek kesim olduğunu, genç çiftler ve emeklilerin ise daha uzun aktarma veya kaçırılan bağlantı riskini almaya çok daha istekli olduğunu belirtti. Bu durum, müşterileri getirmek için Tayland, Singapur ve Hindistan üzerinden yeni rotalar oluşturan işletmeciler için küçük bir teselli oldu.
Londra'da yaşayan Flambert, bu yaz kendi seyahati için de benzer bir hesap yapıyor. Emirates ile Tanzanya'ya bir aile tatili rezerve eden Flambert, otel ödemesini yapabildiği kadar geciktiriyor. Bir şey olması durumunda paket tur yapmadıklarını, bu nedenle havayolu şirketi değişiklik yaparsa otel parasını kaybedeceklerini belirten Flambert, 15 ve 18 yaşındaki çocuklarının idare edebilecek yaşta olması nedeniyle bu risk almaya hazır olduğunu ifade etti. Dubai'de üç gün mahsur kalırsa orada arkadaşlarının evinde kalabileceğini, bunun büyük bir olay olmadığını söyleyen Flambert, asıl maliyetin nerede olduğuna dair şu değerlendirmeyi yaptı: 500 dolar kaybederseniz bu canınızı yakar ama sizi öldürmez. Etkilenen ülkeler bunu derinden hissediyor, bu yüzden biraz empati yapalım.



