31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
İran'ın yeni savunma stratejisi bölgedeki dengeleri değiştiriyor

İran'ın yeni savunma stratejisi bölgedeki dengeleri değiştiriyor

Zencan'ın Mahnesan ilçesindeki cuma namazında konuşan İmam Hatip Hüccetülislam Muhammed Rıza Ali Ekberi, ülkenin savunma ve taarruz stratejisinde yeni bir döneme girildiğini belirtti.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

Zencan'ın Mahnesan ilçesindeki cuma hutbesinde konuşan İmam Hatip Hüccetülislam Muhammed Rıza Ali Ekberi, İran'ın savunma ve taarruz stratejisinde yeni bir modelin benimsendiğini duyurdu. Bölgesel gelişmelere değinen Ali Ekberi, bu yeni stratejik yaklaşımın titiz bir planlama ve fırsatların değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıktığını ifade etti.

Stratejinin pasif kalmaktan ziyade inisiyatif almaya dayandığını belirten Ali Ekberi, nihai amacın rakibi askerî, ekonomik ve politik alanlarda tamamen mağlup etmek olduğunu kaydetti. Bu çerçevede siyasi hamlelerin ve müzakerelerin temel hedef olarak görülmediğini, aksine büyük stratejiyi destekleyen tamamlayıcı araçlar niteliği taşıdığını dile getirdi.

Mahnesan Cuma İmamı, rakibin mühimmat sıkıntısı, enerji rezervlerindeki kısıtlamalar, direnç hattının bütünleşmesi, saha kapasitelerinin uyum içinde çalıştırılması ve bölgenin derinliklerine vuruş kabiliyetinin kazanılması gibi kriz durumlarının bu stratejinin unsurları arasında yer aldığını aktardı. Bu sayede bölgede rakip açısından güvenli hiçbir alan kalmadığını vurguladı.

Müzakerelerin güç pozisyonundan yürütüldüğünü dile getiren Ali Ekberi, bu süreçlerin zayıflıktan değil, sahadaki baskıların artırılmasıyla eş zamanlı olarak milli çıkarları korumak amacıyla sürdürüldüğünü söyledi. Bu yaklaşımın, ülkenin cesaret ve stratejik yaratıcılıkla çatışma ortamında belirleyici bir rol üstlendiği yeni bir harp tarzı yarattığını ifade etti.

İran'ın istihbarat kapasitesini en önemli kozlardan biri olarak nitelendiren Ali Ekberi, rakibin hamlelerinin kapsamlı bir şekilde takip edildiğini ve hassas noktaların sırasıyla hedef alındığını kaydetti. Bu başarıların, uzun yıllara dayanan istihbari faaliyetlerin ve güvenlik ağlarının kurulmasının bir ürünü olduğunu belirtti.

Ali Ekberi, söz konusu faaliyetlerin ABD'nin bölgedeki istihbarat mimarisini ciddi sorunlarla karşı karşıya bıraktığını ve rakip için başlıca endişe kaynaklarından birine dönüştüğünü öne sürdü.

Hutbenin devamında ABD ile Suudi Arabistan'ın Irak'taki bazı bölgelere yönelik saldırılarını kınayan Mahnesan Cuma İmamı, resmi kurumların tesisleri ile Erbabeyn ziyaretçilerine hizmet veren çadır ve istasyonların hedef alınmasını, ayrıca çok sayıda Iraklı ve İranlı sivilin hayatını kaybetmesini Irak'ın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlal olarak nitelendirdi ve bu eylemleri en sert şekilde kınadıklarını bildirdi.

Bu hamlelerin Batı Asya'daki çatışma alanını genişletmeyi ve İslami direniş çizgisini tasfiye etmeyi amaçladığını söyleyen Ali Ekberi, müdahil ülkelerin bu durumun sonuçlarından sorumlu tutulacağını belirtti.

Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine de dikkat çeken Ali Ekberi, bu geçidinin yalnızca bir petrol koridoru olmadığını, aynı zamanda küresel enerji, tahıl ve kimyasal gübre sevkiyatının büyük bir kısmının buradan gerçekleştiğini kaydetti. Ülkenin bu kritik geçiş noktasındaki rolünü sağlamlaştırmasının caydırıcılık ve ekonomik güç unsurlarından biri olduğunu dile getirdi.

Ülkenin dirençli bir ekonomiye kavuşması ve çatışma riskinden uzak kalması için stratejik varlıklara sahip çıkılması gerektiğini belirten Ali Ekberi, İran'ın bu milli sermayeyi tüm gücüyle koruyacağını kaydetti.

Rakibin ülkeye karşı karma bir savaş kurguladığını ifade eden Ali Ekberi, bu mücadelenin askerî alanla sınırlı kalmayıp medya, psikoloji, güvenlik ve toplumsal boyutları da kapsadığını, sahte ikilemler yaratarak, fitne çıkararak ve medya kampanyaları düzenlenerek toplumsal bütünlüğün zayıflatılmak istendiğini belirtti.

Yanıltıcı ikilemlerin dayatılması, gerçeği yansıtmayan verilerin yayılması, toplumda çaresizlik duygusunun aşılanması ve anlaşmazlıkların körüklenmesinin bu hibrit savaşın temel araçları arasında yer aldığını aktardı.

Bu projeye karşı durmanın yolunun birlik ve beraberliği korumaktan, kutuplaştırıcı söylemlerden kaçınmaktan, olayları halka doğru bir şekilde aktarmaktan ve yargı organlarının casuslarla ve düşmanın piyadeleriyle kararlı bir şekilde mücadelesinden geçtiğini vurguladı.

ABD'nin bölgedeki faaliyetlerine de değinen Ali Ekberi, Amerikalıların sahada yaşadıkları başarısızlıkları sivilleri hedef alarak ve masumların kanını dökerek örtbas etmeye çalıştığını, ancak bu suçların cezasız kalmayacağını ifade etti.

Mahnesan Cuma İmamı, 9 Ağustos Radyo ve Televizyon Günü'nü kutlayarak TRT ve ulusal medya çalışanlarının gayretlerine teşekkür etti ve özellikle son olaylarda sahadaki varlıkları ile halkın sesini duyurmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İlçenin coğrafi büyüklüğüne işaret eden Ali Ekberi, Mahnesan'da bağımsız bir TRT temsilciliğinin açılmasını talep ederek, bu adımın bölgenin potansiyelini, haberlerini ve vatandaşların taleplerini aktarmada kritik bir rol oynayacağını ve bunun halkın haklı bir isteği olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Mehr News (EN)

İlgili Haberler