İzlanda'da AB referandumunda seçmenler 'hayır' dedi
İzlanda'da yapılan referandumda, hükümetin Avrupa Birliği ile müzakereleri yeniden başlatma teklifi reddedildi. Oyların %52,8'i 'hayır' yönünde kullanıldı.

İzlanda'da gerçekleştirilen referandumda, seçmenler hükümetin Avrupa Birliği (AB) ile katılım müzakerelerini yeniden başlatma teklifine karşı oy kullandı. Kamu yayın kurumu RÚV ve Reuters’ın aktardığı ilk sonuçlara göre, yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda'da yapılan referandumda, yaklaşık 270 bin kayıtlı seçmenden sayılan 188 bin 500 oyda halkın %52,8’i müzakerelere 'hayır' derken, 'evet' oyları %47,2 seviyesinde kaldı. Başkent Reykjavik'in kuzeyinde 'evet' oyları %57,5, güneyinde ise %54,5 oranında destek buldu. Ancak kırsal ve kıyı bölgelerde 'hayır' oyları belirgin bir şekilde öne geçti. Güney bölgesinde 'hayır' oy oranı %60,5, Kuzeydoğu bölgesinde %61,2 ve Kuzeybatı bölgesinde %62,9 olarak kesinleşti. Güneybatı seçim bölgesinde de 'hayır' oylarının önde olmasıyla birlikte, kalan oyların sonucu değiştirmesinin teknik olarak imkansızlaştığı ortaya çıktı. Referandum sonuçlarının ardından Başbakan Kristrún Frostadóttir, Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir ve Eğitim ve Çocuk Bakanı Inga Sæland ortak basın toplantısı düzenledi. Başbakan Frostadóttir, hükümet olarak referandum sonucuna saygı duyduklarını dile getirerek, 'Başında bulunduğum hükümetin görev süresi boyunca AB ile üyelik müzakerelerine gidilmeyecek.' dedi. Ayrıca, AB'ye üyelik başvurusunun geri çekilip çekilmeyeceği sorusu üzerine Frostadóttir, 'Bu konuya ilişkin Parlamento Dışişleri Komitesiyle görüşeceğiz. Bu konuda kesin bir karar vermeyi düşünmüyoruz.' diye konuştu. Frostadóttir, referandum sonucuna ilişkin AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile görüştüklerini belirterek, AB'nin İzlanda'nın güçlü işbirliğini devam ettirmekte istekli olduğunun farkında olduğunu ifade etti. Kampanya döneminde yaşanan kutuplaşmaya ve Dışişleri Bakanı Gunnarsdóttir'e yönelik tehditlere de değinen Başbakan, siyasilerin güvenlik koşullarının değiştiğini ancak kamuoyunun genel olarak sağduyulu davrandığını belirtti. Müzakerelerin başlamasını destekleyenler, AB üyeliğinin yüksek faiz oranlarını hafifletebileceğini ve Ukrayna savaşı ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik söylemleriyle değişen jeopolitik ortamda ülkeye güvenlik sağlayacağını savundu. Dışişleri Bakanı Gunnarsdóttir, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, mevcut uluslararası düzenin ciddi baskı altında olduğunu ve küçük ulusların konumlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. AB üyeliğine karşı çıkanlar ise, katılımın ülkenin egemenliğini ve hayati önemdeki balıkçılık sahalarını tehdit edeceğini öne sürdü. AB karşıtı kampanyayı destekleyen eski Cumhurbaşkanı Ólafur Ragnar Grímsson, sosyal medya hesabından kararın tarihi önemine dikkat çekti. İzlanda, 2008 küresel ekonomik krizinin ardından 2009 yılında AB'ye tam üyelik başvurusunda bulunmuş; ancak 2013 yılında göreve gelen hükümet, süreçte şüphe taşıyarak müzakereleri askıya almıştı.
Güncelleme (30 Ağustos 21:33): Yeni oy sayıları ve katılım oranları eklendi.







