6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

İZSİAD'da yeşil dönüşüm, karbon ticareti ve yeni regülasyonlar konuşuldu

İZSİAD, yeşil dönüşüm ve karbon yönetimi üzerine kapsamlı bir webinar düzenledi. Uzmanlar, sanayicilere dönüşüm stratejilerini anlattı.

Haber Merkeziİlk yayın:
İZSİAD'da yeşil dönüşüm, karbon ticareti ve yeni regülasyonlar konuşuldu

İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD) tarafından düzenlenen “Yeşil Dönüşüm: Sanayide Rekabetin Yeni Anahtarı” konulu webinar, İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Salih Özçiftçi ve Komisyon Koordinatörü Nazım Özer'in katkılarıyla gerçekleştirildi. Webinarın konuğu Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve PRONGEN TECH A.Ş.

Kurucu Ortağı Prof. Dr. Nuri Azbar oldu. Ayrıca, Fiba Holding ve Committed.app Genel Müdürü Levent Köseoğlu, “Karbon Ticareti, Karbon Kredileri ve Regülasyonlar” üzerine İZSİAD üyeleriyle bir araya geldi. Webinarın moderatörlüğünü İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu Başkanı Nadide Akyıldız üstlendi.

İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, yeşil dönüşüm ve karbon yönetiminin önemine işaret ederek, bu konuların artık yalnızca çevresel başlıklar olmadığını, rekabet gücü ve ihracat kapasitesi açısından stratejik bir önem taşıdığını vurguladı. Yüksel, “Üretim süreçlerimizde sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve karbon yönetimi, bugünün gündemi.

Üyelerimizin bu dönüşümü doğru anlaması ve kendi firmaları için yol haritalarını oluşturması büyük önem taşıyor.” dedi. Prof. Dr. Nuri Azbar, yeşil dönüşümün yalnızca bir çevre projesi olmadığını, rekabet stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti.

Avrupa’nın yeni düzenlemeleriyle küresel ticaretin kurallarını değiştirdiğini ifade eden Azbar, Türk sanayisinin bu dönüşüme mevzuata uyum sağlamakla kalmayıp, rekabet gücünü koruma ve geliştirme açısından da yaklaşması gerektiğini söyledi. Sanayicilere dönüşüm sürecinde nereden başlamaları gerektiğini anlatan Azbar, ilk adımın stratejik ürünlerin ve bu ürünlerin yaşam döngülerinin doğru analiz edilmesi olduğunu kaydetti.

İşletmelerin karbon emisyonu, enerji ve su tüketimi, hammadde kullanımı, atık oluşumu ve lojistik verilerini sistematik olarak kayıt altına alması gerektiğini vurgulayan Azbar, veri kalitesinin çevresel beyanların güvenilirliği açısından kritik olduğunu belirtti. Azbar, sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecinde izlemesi gereken beş temel adımı şu şekilde özetledi: Ürünlerin yaşam döngüsünü tanımak, güçlü bir veri toplama altyapısı kurmak, LCA ve karbon ayak izi hesaplamalarına başlamak, sürdürülebilirliğe fabrika yerine ürün bazlı yaklaşmak ve dijitalleşme ile sürdürülebilirliği birlikte planlamak.

LCA çalışmalarının EPD, ürün karbon ayak izi (PCF) ve Dijital Ürün Pasaportu (DPP) gibi geleceğin önemli uygulamalarının temelini oluşturduğunu ifade eden Azbar, ERP ve üretim takip sistemlerinin gelecekte DPP veri altyapısıyla entegre çalışacağını söyledi. Bu entegrasyonun bugünden planlanmasının şirketlere ilerleyen dönemde önemli bir maliyet ve zaman avantajı sağlayacağına dikkat çekti.

Fiba Holding ve Committed.app Genel Müdürü Levent Köseoğlu, karbon ticaretinin şirketler açısından çevresel bir sorumluluğun ötesinde finansal ve ticari bir konu haline geldiğini belirtti. Köseoğlu, karbon kredilerinin sera gazı emisyonlarının azaltılması, giderilmesi veya oluşumunun engellenmesi karşılığında oluşturulduğunu, şirketlerin öncelikle kendi emisyonlarını doğru ölçmesi gerektiğini ifade etti.

Karbon kredilerinin emisyon azaltımının alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Köseoğlu, şirketlerin önce mevcut karbon ayak izlerini ortaya koymaları ve ardından enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve tedarik zinciri iyileştirmeleri ile emisyonlarını azaltmaları gerektiğini söyledi. Köseoğlu, şirketlerin karbon yönetiminde Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 emisyonlarını anlaması gerektiğini belirterek, Scope 1’in doğrudan üretim kaynaklı, Scope 2’nin kullanılan enerjiden kaynaklanan, Scope 3’ün ise tedarik zinciri, lojistik ve satın alma süreçlerinden oluşan dolaylı emisyonları kapsadığını anlattı.

Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda karbon kriterlerinin ticari kararları giderek daha fazla etkilediğini belirten Köseoğlu, “Artık şirketler için ilk soru ‘Karbon emisyonum ne kadar?’ olmalı. Çünkü ölçemediğiniz bir alanı yönetemezsiniz.” dedi.

Webinarda Türkiye’deki karbon piyasalarının gelişimi ve Emisyon Ticaret Sistemi de değerlendirildi. Yeni düzenleyici çerçeveyle birlikte sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması şirketler açısından daha kritik hale geldi.

Köseoğlu, karbon maliyetlerinin artık üreticilerin karşısına doğrudan veya dolaylı biçimde çıkacağını belirtti. Avrupa pazarına ürün gönderen şirketlerin karbon hesaplamalarını doğru yapmasının rekabet açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Karbon ticaretinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini de vurgulayan Köseoğlu, “Siz üretiminizi karbon nötr yapmak için çaba göstermeden karbon ticareti ile sorunu aşmaya çalışırsanız büyük sorunlarla karşılaşırsınız.” dedi.

Köseoğlu, İZSİAD üyelerine şirket özelinde değerlendirme yapma çağrısında bulunarak, firmaların mevcut karbon durumlarını ortaya koymak üzere bireysel görüşmeler yapabileceklerini ifade etti.

“İZSİAD üyeleriyle yaklaşık iki saatlik bireysel görüşmeler yaparak firmaların karbon salımı noktasındaki mevcut konumunu birlikte değerlendireceğiz.” diyen Köseoğlu, öncelikle mevcut durumun belirlenmesi, ardından şirket için doğru yatırımların ve dönüşüm adımlarının ortaya konarak bir yol haritası hazırlanmasının önemine değindi.

Kaynak: Haber Merkezi

#sürdürülebilirlik · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler