6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Kadınlarda kalp krizi riski menopoz sonrası artıyor

Koroner kalp hastalığı kadınlarda da bir numaralı ölüm nedeni. Menopozla birlikte risk erkeklerle eşitleniyor. Uzmanlar kadınların göğüs ağrısına ek olarak nefes darlığı, bulantı ve yorgunluk gibi belirtileri ciddiye almasını istiyor. Yıllık kontroller ve stres yönetimi öneriliyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Kadınlarda kalp krizi riski menopoz sonrası artıyor

Kalp hastalıkları uzun yıllar erkeklere özgü bir sorun olarak görüldü. Menopoz döneminde kadınların riskinin erkeklerle aynı düzeye geldiği ise yeterince vurgulanmadı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, koroner kalp hastalığının kadınlarda da bir numaralı ölüm nedeni olduğunu belirtti.

Uzman, kadın kalbinde damarların farklı hastalandığını ve belirtilerin buna göre yorumlanması gerektiğini söyledi. Bir kadının kendi kalbine ayırdığı yarım günün ailesine yıllar kazandırabileceğini ifade etti. Korunmanın temelinde risklerin erken tanınması yer alıyor.

Kadınlar belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçtürmeli. Kolesterol ve kan şekeri değerlerini öğrenmeli. Sigara kullanmamalı. Haftada en az 150 dakika orta şiddette hareket etmeli. Akdeniz tipi beslenmeyi benimsemeli. Sağlıklı kiloya ulaşmalı.

Uyku ve stres sorunlarını ihmal etmemeli. Gebelik sorunları ve menopoz öyküsü kalp muayenesinde mutlaka anlatılmalı. Kadınlar menopozdan, erkekler de 40 yaşından sonra yılda bir kez kalp kontrolüne gitmeli.

Kadınların maruz kaldığı stres türleri erkeklerden farklı. Tüm aileye bakım verme yükü, ekonomik güvencesizlik, çocukluk çağı olumsuz yaşantıları ve aile içi şiddet kadınlarda daha yaygın. Bu faktörlerin kardiyovasküler etkileri belirgin.

Uluslararası kardiyoloji literatürü bu başlıkları koroner kalp hastalığında hesaba katılması gereken risk faktörleri olarak ele alıyor. Kadınlarda enfarktüs sonrasında fiziksel ve ruhsal iyilik hali daha düşük oluyor. Oluşan depresyon, algılanan stres, sosyal destek azlığı ve ekonomik koşullar iyileşmeyi etkiliyor.

Psikososyal yük kadın kalbinde erkeklerinkinden farklı çalışıyor. Kaygı ve depresyon kadınlarda daha sık görülüyor ve koroner hastalıkla daha güçlü ilişki kuruyor. Özellikle genç kadınlarda depresyon koroner olay riskinin bağımsız bir habercisi oluyor.

Zihinsel stres sırasında kalp kasına giden kanın azalması genç kadınlarda akranı olan erkeklerden daha sık görülüyor. Bunun altında kadınlarda baskın olan mikrodamar bozukluğu, damar spazmına yatkınlık ve abartılmış inflamatuar yanıt yatıyor. Türkiye’de ve dünyada ailenin sağlık işleri büyük ölçüde kadınların üstünde.

Kadın kendi göğüs ağrısını “İşler yoluna girsin” veya “Yorgunluktan olabilir” diyerek erteliyor. Kalp krizi geçirmiş kadınlarda hastaneye başvuru süresinin uzun olmasının nedeni belirtilerin farklı yorumlanması ve bu sıralamanın kendisi. Kardiyak rehabilitasyon programlarına kadınların daha az katılmasının en sık gerekçesi evdeki bakım sorumluluğu ve kendisini ikinci planda görme.

Koroner kalp hastalığı kadınlarda daha az değil daha geç ortaya çıkan bir hastalık. Bazı risk faktörleri kadınlarda daha ağır sonuçlar doğuruyor. Diyabet kadınların koroner riskini erkeklere kıyasla daha belirgin artırabiliyor.

Sigara içen kadınlar sigaranın kendilerine erkeklere göre daha çok zarar verdiğini bilmeli. Kadınların büyük çoğunluğu kalp krizini göğüs ağrısıyla yaşıyor. Yaklaşık 3 bin hastayı inceleyen VIRGO çalışması kadınların yüzde 87’sinin göğüste ağrı, baskı ya da sıkışma tarif ettiğini gösterdi.

Dolayısıyla kadınlarda göğüs ağrısı olmaz cümlesi doğru değil. Asıl sorun eşlik eden belirtiler ve yorumlama biçimi. Kadınlarda göğüs ağrısına nefes darlığı, bulantı, sırt-omuz-çene ağrısı, soğuk terleme, açıklanamayan yorgunluk ve mide yanması hissi daha sık eşlik ediyor.

Kadınlar bu belirtileri strese, kaygıya ya da reflüye yorumluyor. Güncel kardiyoloji kılavuzları tipik ağrı atipik ağrı ayrımını terk etti. Yerine kardiyak, olası kardiyak, kardiyak olmayan sınıflamasını öneriyor.

Erkeklerde koroner kalp hastalığı genellikle büyük koroner damarda kireçlenme şeklinde oluşuyor. Kadınlarda hastalık daha sık damarın kendisinde belirgin darlık olmadan ortaya çıkabiliyor. Mikrodamar hastalığı, damar spazmı ve anjiyografide belirgin tıkanıklık görülmeden oluşan iskemi kadınlarda yaygın.

Spontane koroner arter diseksiyonu neredeyse kadınlara özgü. Bu olguların yüzde 87-95’i kadın. Genellikle genç, risk faktörü olmayan kadınlarda, sıklıkla gebelikte görülüyor.

Kadınlar göğüste 15-20 dakikadan uzun süren baskı, sıkışma veya yanma yaşadığında 112’yi aramalı. Buna eşlik eden nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, çene-sırt-omuz-kola yayılan ağrı, ani bitkinlik veya bayılma hissi varsa beklenmemeli. Kalp kasından kaybedilen her dakika kalıcı hasar bırakıyor.

Ailesinin sağlığını yöneten kadınlar için asgari kontrol listesi şöyle: Şikayet olmasa bile yılda bir kez kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol ölçtürmek. 40 yaşından sonra gebelik öyküsünü kardiyovasküler risk hesabına dahil etmek. Menopoza girerken bir kez kardiyoloji değerlendirmesi yaptırmak. Sürekli yorgunluk, uyku bozukluğu, çökme ve kaygı kadınlık hali değil ön haberci olarak görmek. Stres yönetimini ihmal etmemek, gerekirse psikolojik yardım almak. Sadece ailenin değil kendi sağlığının organizasyonunu yapmak.

Kaynak: Sağlık Servisi

#Menopoz · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler