
Kahverengi yayın balıklarında bulaşıcı kanser tespit edildi
Uzmanlar, hastalıklı balıkların tüketilmemesini önerdi.
Bilim insanları, Kuzey Amerika'daki tatlı su göllerinde bulunan kahverengi yayın balıklarında (Ameiurus nebulosus) şimdiye kadar balık türlerinde bir ilki temsil eden bulaşıcı bir kanser türü keşfetti. Bu durum, çok nadir görülen bir senaryoyu ortaya çıkarıyor. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, normalde bir kanser tümörü kendi hücrelerinden gelişir, fakat yapılan incelemelerde yayın balıklarının üzerindeki melanom tümörlerinin genetik yapısı, hastalıklı balıklardaki tümörlerle neredeyse birebir aynı benzerlik gösterdi. Bu, kanser hücrelerinin balıktan balığa doğrudan aktarıldığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Söz konusu hastalık, ilk olarak 2012 yılında, Irene Tropikal Fırtınası'nın ardından meydana gelen sel felaketinin hemen sonrasında balıkçılar tarafından gözlemlendi. Başlangıçta, suya karışan kanserojen maddelerden şüphelenildi ve hastalıklı balıkların derisinde arsenik ve çinko gibi ağır metallere rastlandı. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda genetik gerçekler, virüs ihtimalini ortadan kaldırdı ve akraba çiftleşmesi teorisi de yüksek genetik çeşitlilik nedeniyle geçerliliğini yitirdi. Böylece geriye hücrelerin doğrudan transferi ihtimali kaldı.
Araştırmanın liderlerinden Prof. Julie Dragon, dünyada bulaşıcı kanserlerin yalnızca Tazmanya canavarı, köpekler ve bazı kabuklu deniz canlılarında görüldüğünü, balıklarda ise ilk kez rastlandığını belirtti. Uzmanlar, bu kanserli tümörlerin kolaylıkla hücre dökme özelliğine sahip olduğunu ifade ediyor. Yayın balıklarının üreme dönemlerinde yakın temas içeren davranışlarının, kanser hücrelerinin bir balıktan diğerine geçmesine olanak sağladığı düşünülüyor. Laboratuvar ortamındaki doğrulama çalışmaları ise devam etmektedir.
Hastalığın yayıldığı yıllar içinde, Memphremagog Gölü'ndeki kahverengi yayın balıklarının yaklaşık üçte birinde bu ölümcül tümörler tespit edildi. Kanserin balıkların yaşam ömrünü nasıl etkilediği henüz tam olarak bilinmiyor; bazı balıkların iç organlarına sıçradığı, bazılarınsa bu lezyonlarla uzun süre yaşayabildiği gözlemlenmiştir. İnsanlar için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı konusunda ise uzmanlar, mevcut verilere dayanarak bu bulaşıcı kanserin insan sağlığına zarar verdiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını ifade etti. Ancak yine de, üzerinde siyah lezyon ve kitle bulunan balıkların tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. Risklerin henüz tam olarak çözümlenmemiş olması, insanların potansiyel riskler altında kalabileceği anlamına geliyor.



