
Koleksiyon tutkusunun iki farklı sonucu: Tarih yazdı, evinden etti
Arşivcilik kimine moda tarihi kazandırırken kimini binlerce kitabı yüzünden evinden etti.
Eşya biriktirmek kimi zaman kültürel bir hazineye dönüşürken kimi zaman da hayatı tamamen değiştirebiliyor. Bu durumu gözler önüne seren iki farklı gelişme, Japon moda tasarımcısı Yohji Yamamoto ile ABD'nin New York kentinde yaşayan genç yazar Mendel Uminer'in yaşadıklarıyla ortaya çıktı.
Tokyo'da bir depoda tesadüfen keşfedilen bir kutudan, modanın tanınan isimlerinden Yohji Yamamoto'nun yaklaşık 20 yıllık yaratım sürecini gözler önüne seren yüzlerce eskiz ve çizim gün yüzüne çıktı. Tasarımcının yalnızca çizimler olarak nitelendirdiği bu belgeler, 'Yohji Yamamoto Drawings' adlı eserde ilk defa bir araya getirildi. Moda tarihçisi Alexandre Samson tarafından hazırlanan bu kitap; Yamamoto'nun siyah renk, asimetri ve dekonstrüktif tasarım felsefesinin gelişim süreçlerini gözler önüne seriyor. Eser, tasarımcının yaratıcı sürecine ışık tutan en kapsamlı arşivler arasında yer alıyor.
Buna karşın ABD'nin New York şehrinde yaşayan 31 yaşındaki yazar Mendel Uminer, uzun yıllar içinde bir araya getirdiği yaklaşık 10 bin kitaplık koleksiyonu yüzünden yaşadığı konuttan tahliye edildi. Ev sahibi, binlerce kitabın yarattığı aşırı ağırlık ve olası bir yangın tehlikesi gerekçesiyle kira sözleşmesinin ihlal edildiğini öne sürdü. Yaşanan bu sürecin ardından hukuki yollardan hak aramaktan vazgezen Uminer, farklı bir konuta taşınmayı kabul etti. Yazar, bu kez hem kendisinin hem de binlerce kitabının sığabileceği yeni bir ev bulmayı başardı.
Gerçekleşen bu iki olay, arşivlerin ve koleksiyonların insan yaşamındaki farklı yönlerini gözler önüne seriyor. Tokyo'da uzun yıllar boyunca unutulan tasarımlar günümüzde moda tarihinin en kıymetli belgeleri arasında kabul edilirken, New York'ta büyük bir tutkuyla bir araya getirilen kütüphane ise sahibinin evinden olmasına yol açtı.


