
Küba, 176 maddelik dönüşüm programıyla sosyalizmi koruyor
Küba, ekonomik ve sosyal dönüşüm programıyla sosyalizmi korumayı hedefliyor.
ABD'nin 1960 yılından bu yana uyguladığı ekonomik, ticari ve finansal ambargo, Küba halkını doğrudan hedef alarak ağır bir kriz ortamı yaratmış durumda. Bu koşullarda, Halk İktidarı Ulusal Meclisi tarafından ilan edilen 176 maddelik Ekonomik ve Sosyal Dönüşüm Programı, batı destekli basın tarafından "Komünist Küba özel sektöre açılıyor" şeklinde yorumlansa da, gerçek durum çok daha farklı. Programda planlanan 121 dönüşümün 110'u kabul edildi. Bu program, sosyalist mülkiyet anlayışını korurken devlet işletmelerine mali esneklik tanıyor ve yerel yönetimlerin yetkilerini artırıyor. Sağlık, eğitim ve temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi kesinlikle reddedilirken, elde edilen kamu kaynaklarının emekliler ve düşük gelirli kesimlere öncelikli olarak dağıtılması esas alınıyor. Dönüşüm programı, emperyalist ambargoya karşı devrimci kazanımları koruma kararlılığının yeni bir aşamasını temsil ediyor. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, bu adımın sosyalizmden geri adım anlamına gelmediğini vurguladı. Programın 32. maddesinde "üretimin temel araçları üzerindeki toplumsal mülkiyetin" onaylanması ve 17-a maddesinde devletin stratejik sektörlerde çoğunluk hissesine sahip olma garantisi belirtiliyor. Ayrıca, 36. maddede "insanın insan tarafından kuralsızca sömürülmesine izin vermeden, çalışma haklarının ve sosyal hakların korunmasını güvence altına alma" ilkesi, dönüşümün devrimci niteliğini pekiştiriyor. Ekonomik krizin en ağır boyutu, ABD'nin ülkeye giren petrol tankerlerini ve finansal kanalları hedef alması sonucu ortaya çıkıyor. Ülkedeki termik santrallerin 40-50 yıllık eski altyapısı sık sık sorun çıkarmakta. 4 Mart 2026'da Antonio Guiteras termik santralinde yaşanan arıza, ülkenin yüzde 70'ini karanlıkta bıraktı. Temmuz ayı itibarıyla günlük enerji açığı 2200-2380 MW seviyelerine ulaştı. Bu zorluğa rağmen, Çin'den gelen 5 bin adet güneş paneli ve uluslararası yardımlar, devrimci bir planlamayla enerji sorununa çözüm getirilmesine yardımcı oluyor. Enerji dönüşüm programı, akaryakıt istasyonlarına fotovoltaik sistem entegrasyonunu zorunlu kılmakta ve yenilenebilir enerji yatırımlarına vergi indirimleri sağlamakta. ABD'nin finansal ablukası, Küba'nın yaşamsal ilaçlar listesindeki ürünlerin tedarikinde aksamalara yol açtı. Ciego de Ávila'da temel ilaçlardan yalnızca yüzde 10'unun bulunması, ablukanın insani boyutunu ortaya koyuyor. Elektrik kesintilerine rağmen, Küba'daki sağlık çalışanları görevlerine sadık kalarak devrimci bir özveri sergiliyor. Tarımsal üretimde devrimci modeller benimsenerek, büyük mülkiyet düzeni ve arazi kiralamaları yasak kapsamına alınıyor. Kamu yönetiminde yapılan yapısal reformlar, bürokratik hantallığı kırmayı ve toplumsal yapıyı dinamik tutmayı amaçlıyor. ABD baskısı nedeniyle, 40 uluslararası bankanın Küba ile finansal işlemleri durdurması, nakit akışını ve dış ticareti olumsuz etkilemekte. Ancak, Küba'nın eğitim, bilim ve gençlik alanındaki çalışmaları, uluslararası dayanışmayı pekiştiriyor. Kübalı kadınlar, toplumda önemli bir rol üstlenerek sosyalist inşa sürecinde ön saflarda yer almakta. "Vatan İçin Mahallem" seferberliği ile halk, toplumsal dayanışmayı sürdürmekte.






