
Londra'daki kadin heykel parki tahliye tehlikesiyle karsi karsiya
Dunyanin tek kadin heykel parki olan Artist's Garden'in bulundugu alanin kira sozlesmesinin yenilenmeyecegi aciklanirken, sanatcilar ve yoneticiler karara tepki gostererek mucadele baslatti.
On yil once Londra'daki Courtauld Enstitusu'nde sanat tarihi yuksek lisansi yapan Claire Mander, Temple metro istasyonunun atil durumdaki cati terasini fark etti. Thames Nehri ve Londra Eye manzarali, yabani otlarla kapli bu alanin 1870 yilinda Victoria Embankment'in insasi sirasinda yapildigini arastiran Mander, bolgenin gecmiste 17. yuzyildan kalma bir heykel bahcesine ev sahipligi yaptigini ogrendi. Buyuk olcekli dis mekan heykelleri uzerine calisan sanat hayir kurumu theColab'in yoneticisi ve kuratoru olan Mander, bu alanin kadin sanatcilar icin ozel bir bahceye donusturulebilecegini dusundu.
Art UK tarafindan yapilan bir arastirmaya gore, Londra'daki yaklasik 1.500 anitin besde birinden fazlasi erkeklere adanirken, kadinlara ayrilan oran sadece yuzde 4'te kaldi. Londra'daki tum kamusal heykellerin ise yuzde 13'u kadinlar tarafindan uretildi. Westminster belediyesinden onay alan Mander, bagislar ve belediyeden alinan 500 bin sterlinden fazla fonla Artist's Garden'i Ekim 2021'de acti. Kadin sanatcilarin eserlerine adanan dunyanin ilk ve tek kamusal heykel bahcesi, her yil 100 bin ziyaretci agirladi, 18 buyuk eser siparis etti ve 24 sanatciyla is birligi yapti.
Ancak Transport for Londra'nın mulk birimi Places for Londra, theColab'a gonderdigi bildirimde alanin kullanim lisansinin 1 Ekim'de yenilenmeyecegini ve bahcenin bosta birakilmasi gerektigini iletti. Places for Londra sozcusu, istasyon catisinin esasli onarim ve guvenlik calismalarina ihtiyac duydugunu, bu kapsamda alanin bosta birakilmasi gerektigini belirterek Westminster sehir konseyi ve yerel paydaslarla birlikte alternatif lokasyonlar aradiklarini ifade etti.
Bu aciklamaya karsi cikan Mander, onarimlarin terasin altindaki ticari mulklerin iyilestirilmesiyle ilgili oldugunu ve calisma kapsaminda catinin buyuk capli bir revizyondan gececegine dair bir ibare bulunmadigini savundu. Alanin ozel bir gelistiriciye devredilme riski oldugunu belirten Mander, buranin nehir manzarali, VIP etkinlikleri icin ideal bir lokasyon oldugunu soyledi. Kucuk, kadin liderligindeki bir hayir kurumu olarak gorulduklerini kaydeden Mander, gerekirse konuyu mahkemeye tasimaya hazir olduklarini ve bir imza kampanyasi baslattiklarini belirtti.
Yorkshire Sculpture Park programlar baskani ve bahcenin mutevelli heyeti uyesi Alexandra Hodby, bu tur alanlarin sanatcilar ve sehirler icin hayati kulturel ve ekonomik degere sahip oldugunu vurguladi. Heykelin sanat eserleriyle halki dogrudan bulusturma gucune dikkat ceken Hodby, kadinlar tarafindan uretilen sanat eserlerinin diger kadinlara ilham verdigini, ayrica kamusal alanda temsil edilmenin gorunurluk acisindan buyuk onem tasidigini ifade etti.
Alanin ilk sergisi olan ve 140 metrekarelik alana yayilan 'Back in the Air: A Meditation on Higher Ground' adli duvar resmini olusturan Ingiliz-Ugandali sanatci Lakwena Maciver, gencken Embankment Gardens'ta kardesiyle dolastigini ve bir azinlik olarak Londra'nin kendisine ait olmadigini hisssettigini belirtti. Bu projeye davet edilmenin kendisi icin cok ozel oldugunu soyleyen Maciver, ziyaretcilerden aldigi olumlu tepkilerin kendisine guven verdigini kaydetti.
Bahcenin guncel sergisi 'Sculpture in Three Acts' icin eser ureten sanatci Floransa Peake, Londra'da ticari bir amaci olmayan ve ucretsiz gezilebilen kamusal alanlar bulmanin zorlastigini ifade etti. Kadinlarin devasa ve anitsal eserler uretme konusunda siklikla yeterince hirsli bulunmadigini belirten Peake, bu alginin degismesi gerektigini vurguladi.
Bahcenin merkezindeki kulubede feminist sanatci Linder Sterling'in fotomontaj calismasi yer aliyor. Sitede gecmisin kadinlarina atifta bulunan Arundel Kontesi'nin portresinin de bulundugunu belirten Sterling, "Kadinlar artik savasci olmak ve orada var olma hakkimizi savunmak zorunda" dedi.


