Marmara'da görülen orkinosların sırrı çözüldü
İstanbul Üniversitesi'nden Doç. Dr. Taner Yıldız, Marmara'da yeniden görülen orkinosların yeni bir yaşam alanı keşfetmediğini, tarihsel göç yollarına döndüğünü açıkladı.

Marmara Denizi'nde son dönemde sıkça görülmeye başlayan Atlantik mavi yüzgeçli orkinoslar dikkat çekiyor. Uzmanlar bu durumun yeni bir habitat keşfinden ziyade tarihsel göç ve beslenme alanlarına dönüş olabileceğini belirtiyor. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taner Yıldız, Haliç, İstanbul Boğazı ve İzmit Körfezi'nde görülen orkinosları değerlendirdi.
Yıldız, bu durumun türün geçmişte kullandığı göç güzergahlarını yeniden kullanmaya başladığının erken işaretleri olabileceğini söyledi. - GEÇMİŞ GÖÇ YOLLARI - Geçmişte Ege Denizi'nden Marmara'ya ve İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz'e uzanan belirgin bir orkinos göç güzergahı vardı.
Yıldız, önceki çalışmalarında Marmara Denizi'ndeki tarihsel orkinos balıkçılığını incelediğini aktardı. Kuzeye doğru göç nisan ayında başlıyor, temmuzda yoğunlaşıyor ve ağustos sonuna doğru tamamlanıyordu. Karadeniz'den dönüş ise ekim-aralık döneminde gerçekleşiyordu.
Bazı yıllarda orkinoslar Marmara'dan şubat-mart aylarına kadar ayrılmıyordu. Bu dönemde palamut, uskumru ve istavrit gibi balıklarla besleniyorlardı. İzmit Körfezi de dönüş göçü sırasında orkinosların avlandığı tarihsel alanlardan biriydi.
Doç. Dr. Taner Yıldız konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Son günlerde Haliç, İstanbul Boğazı veya İzmit Körfezi’nde görülen bireyleri tamamen yeni bir habitat keşfeden balıklar olarak değil, türün tarihsel ekolojik alanına geri dönen bireyler olarak değerlendirmek bana daha anlamlı geliyor.
Yani orkinoslar yeni gelmedi, geri gelmeye başladılar" - ESKİ KAYITLAR DİKKAT ÇEKİYOR - Geçmişte Marmara ve İstanbul Boğazı'nda orkinoslar çok daha yoğun bulunuyordu. Tarihsel kayıtlarda dalyan başına bir av sezonunda 100-150 orkinos yakalandığı bilgisi yer alıyor.
Bu bireylerin ağırlığı 100 ila 450 kilogram arasında değişiyordu. Yıldız açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "İstanbul Balıkhanesi kayıtlarına göre yalnızca 1913-1914 döneminde 537 bin 455 kilogram orkinos satıldı. Burada on yıllar önce mevcut olmayan bir türün ortaya çıkmasından değil, çok eski ve güçlü bir tarihsel varlığı bulunan, ancak bu bölgesel göç davranışını büyük ölçüde kaybetmiş bir türün yeniden görülmeye başlamasından söz ediyoruz" Karadeniz, orkinosların tarihsel dağılım ve muhtemel üreme alanlarından biriydi.
Geçmiş çalışmalarda bölgede orkinos yumurta, larva ve olgun gonadları kaydedilmişti. 2026 tarihli bir derlemede ise Karadeniz, çökmüş olduğu varsayılan tarihsel bir üreme alanı olarak sınıflandırıldı. - TEK ETKEN SICAKLIK DEĞİL - Orkinosların yeniden görülmesinde Doğu Atlantik-Akdeniz orkinos stokundaki toparlanma büyük rol oynamaktadır.
2000'li yıllardan itibaren Atlantik Ton Balıklarının Korunması Uluslararası Komisyonu (ICCAT) koruma önlemleri uyguladı. Bu önlemlerle stok belirgin şekilde iyileşti. Marmara'daki gelişme yalnızca deniz suyu sıcaklıklarının artışıyla açıklanamaz.
Orkinos geniş bir sıcaklık aralığında yaşayabiliyor. Beslenme alanları sıcaklığın yanı sıra akıntılar, klorofil cepheleri ve üretken oşinografik yapılarla ilişkili olabiliyor. Yıldız bu duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Bu nedenle 'Su sıcaklığı arttı, orkinos geri geldi' şeklindeki tek faktörlü açıklama yetersiz kalacaktır.
İlk sorulacak sorulardan biri su sıcaklığından önce 'Bu orkinoslar hangi avı takip ediyor?' olmalı. Haliç, İstanbul Boğazı ve İzmit Körfezi'nde görülen orkinoslar besin kaynaklarıyla birlikte incelenmeli ve beslendikleri türlerin mevsimsel dağılımları takip edilmeli" Orkinosların farklı yıllarda ve noktalarda tekrar görülmesi önem taşıyor.
Ancak iki-üç bireylik gözlemler tek başına düzenli göçün kurulduğu anlamına gelmiyor. - UZMANINDAN UYARI - Gerçek bir tarihsel göç koridorunun oluşması için bazı şartlar gerekiyor. Zamanla birey sayısında artış ve tutarlı hareket örüntüsü görülmelidir. Bu hareketlilik pelajik balıkların bolluğuyla da ilişkilendirilmelidir.
Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde orkinosların insanlar tarafından denize atılan yiyeceklerle beslenmeye çalışıldığı görülüyor. Yıldız bu konuda şu uyarıda bulundu: "Doğrudan yabani orkinos bireylerinin insanlar tarafından beslenmesi üzerine deneysel bir literatür bulunmuyor. Dolayısıyla yunus veya diğer deniz canlılarındaki sonuçları orkinosa doğrudan aktarmak doğru olmaz. Ama davranışsal koşullanma mekanizması açısından endişelenebiliriz.
Düzenli yiyecek verilirse orkinosların doğal olarak av sürülerini takip etmek yerine belirli bir noktayı, insanları veya tekneleri yiyecekle ilişkilendirmesi olası. Yaban hayvanlarında insan kaynaklı besin desteği o türün bireylerinin davranış ve dağılımını değiştirebilir"







