neandertal genetik mirasının modern insanın boyunu ve kasını etkilediği keşfedildi
Antik gen varyantını taşıyan kişilerin daha uzun boylu ve kaslı olduğu saptandı. Genetik mirasın Asya nüfusunda daha yaygın olduğu açıklandı.

Uluslararası bilim insanları, Neandertallerden modern insanlara geçen antik bir genetik varyantın fiziki yapıyı doğrudan etkilediğini saptadı. Araştırmalar, bu geni taşıyan bireylerin taşımayanlara kıyasla daha uzun boylu ve daha kaslı olduğunu ortaya koydu.
İnsan evrimi ve antik genetik üzerine yürütülen kapsayıcı klinik araştırmalar, soyları tensel olarak tükenmiş olan Neandertallerin biyolojik mirasının günümüz insanında yaşamaya devam ettiğini kanıtladı.
Current Biology 'de yayımlanan araştırmaya göre, yaklaşık 47 bin yıl önce gerçekleşen türler arası çiftleşme sonucu Homo sapiens gen havuzuna giren özel bir gen varyantı, modern insanların kas kütlesini ve boy uzunluğunu artırıyor.
Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü ve Uluslararası Biyo-banka verileri üzerinden 1,1 milyondan fazla yetişkinin taranmasıyla gerçekleştirilen araştırmada ezber bozan sonuçlara ulaşıldı. Tarihsel olarak Avrupa coğrafyasıyla özdeşleştirilen Neandertal genlerinin, günümüz Avrupalılarında yalnızca %0,5 oranında görüldüğü; buna karşın Güney Asya nüfusunun %20'sinde, Doğu Asya nüfusunun ise %15'inde aktif olarak taşındığı saptandı.
Büyüme hormonu reseptörü üzerinde meydana gelen iki spesifik amino asit değişimini inceleyen bilim insanları, antik geni taşıyan bireylerin ortalama 0,3 santimetre daha uzun boylu ve 0,25 kilogram daha fazla kas kütlesine sahip olduğunu tescilledi.
Antik DNA'nın fonksiyonel etkilerini ölçmek amacıyla laboratuvar ortamında yürütülen hücresel deneylerde, Neandertal reseptörü taşıyan hücrelerin modern insan varyantına kıyasla %39 oranında daha hızlı çoğaldığı görüldü. Bu durum, Neandertallerin bilinen irice ve güçlü kemik-kas yapısının moleküler düzeydeki mekanizmasını ilk kez kanıtlamış oldu.
Araştırma ayrıca söz konusu genetik kodun kraniyofasiyal kafatası ve yüz kemik yapısını da etkilediğini gösterdi. Gen varyantını taşıyan bireylerde alt çene kemiğinin arka kısmının ramus daha kısa olduğu, diş köklerinin kısaldığı ve üst çene fırlaklığı eğiliminin arttığı tespit edildi.
Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden Antropolog John Hawks ve Karolinska Enstitüsü'nden Evrimsel Genetikçi Hugo Zeberg, elde edilen bulguların toplumdaki Neandertal algısını değiştirdiğini bildirdi. Neandertallerin sanılanın aksine kısa boylu bir tür olmadığını belirten uzmanlar, antik Avrasya Neandertallerinin ortalama boyunun günümüz Avrasya insanının ortalama boyundan daha uzun olduğunu kaydetti.
Bilim insanları, tespit edilen bu spesifik varyantın tek başına tüm vücut tipini belirleyemeyeceğini ancak antik genlerin günümüz insanının fiziksel çeşitliliği ve metabolik büyüme süreçleri üzerindeki somut etkisini göstermesi açısından tarihi bir bilimsel eşik olduğunu vurguluyor.







