
Orman yangınlarını 80 kilometre uzaktan duyan böcek bilime ilham oluyor
Avrupa'da süren orman yangınları yıkıma yol açarken, bilim insanları yangınları arayan kara yangın böceğinin duyusal yeteneklerini inceleyerek yeni erken uyarı sistemleri geliştiriyor.
Avrupa genelinde haftalardır şiddetli orman yangınları etkisini sürdürüyor. Pek çok bölge tahliye edilirken, insanlar evlerini kaybediyor ve can kayıpları yaşanıyor. Sürekli devam eden sıcak hava dalgası ise mevcut durumu daha da kötüleştiriyor. Birçok araştırmacıya göre iklim değişikliği, orman yangınlarının hem sıklığını hem de şiddetini artırıyor.
Ancak bilim insanları yalnızca yangınların nasıl söndürülebileceğiyle sınırlı kalmayıp, sonrasında nelerin yaşandığını ve doğanın kendi sunduğu çözümleri de araştırıyor. Bu süreçte ormanların az bilinen sakinlerinden biri olan kara yangın böceği kritik bir rol üstleniyor.
Kara yangın böceği (Melanophila acuminata), orman yangınlarına bilinçli olarak yönelen nadir hayvanlar arasında yer alıyor. Bir yangın söner söner söndürmez, yumurtalarını bırakmak üzere hemen bu kavrulmuş sahalara uçuyor. Münih Hayvanları Koruma Derneği'nde hayvan refahı denetim birimi başkanı ve biyolog olan Lydia Schübel, Euronews'e bu durumun gerekçesini açıklıyor.
Schübel, böceğin alevlere doğru uçtuğunu belirterek, larvalarının yalnızca taze yanmış ağaçlarda gelişebildiğini ifade ediyor. Sağlıklı ağaçların küçük ve beyaz larvaların aşamayacağı savunma mekanizmaları bulunduğunu kaydediyor.
Ayrıca Schübel, böceklerin bir yangını en az 80 kilometre mesafeden algılayabilmesinin olağanüstü olduğunu vurguluyor.
Böceğin yangınların yerini tam olarak nasıl tespit ettiği on yıllardır araştırmacıların ilgisini çekiyor. Bonn Üniversitesi'ndeki bilim insanları, bu böceğin yangını kelimenin tam anlamıyla duyabildiğini kanıtladı.
Böceğin vücudunun her iki yanında özel duyusal organlar bulunuyor. Bu yapılar, sıvı dolu minik boşluklardan oluşuyor. Bir yangından yayılan ısı radyasyonu bu yapılara ulaştığında, sıvı genleşerek hassas duyu kıllarını büküyor. Sinir sistemi, bu basınç değişimlerini tıpkı ses dalgalarında olduğu gibi algılıyor.
İşte tam da bu mekanirmanın gelecekte insanlara yardımcı olması bekleniyor.
Bonn Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, 2000'li yılların başından bu yana böceğin duyusal organını teknik biçimde yeniden üretmek için çalışmalar yürütüyor. Biyomimikri olarak bilinen bu araştırma alanında, doğada bulunan çözümler teknik uygulamalara aktarılıyor.
Bilim insanları, böcekten esinlenerek basit bir kızılötesi sensör geliştirdi. Doğal duyu organı yerine, termal radyasyona maruz kaldığında çok hafifçe genleşen ve bu hareketi bir sensöre ileten ince bir plastik plaka kullanılıyor.
Proje lideri Helmut Schmitz, projenin ilerleyişine dair hazırlanan raporda, yalnızca Avrupa Birliği'ndeki orman yangınlarının milyarlarca değerinde zarara yol yol açtığını açıkladı. Yangınların mümkün olan en erken aşamada tespit edilmesi, yıkıcı büyük yangınların önlenmesine katkı sağlayabilir. Uzun vadede bionik kızılötesi sensörlerin bu nedenle erken yangın tespiti için faydalı olabileceği belirtiliyor.
Araştırmacılara göre ilk prototipler yalnızca birkaç avroya mal oldu ve bu sayede geleneksel kızılötesi sensörlere kıyasla önemli ölçüde daha ucuzdu. Her ne kadar ilk aşamada mevcut cihazların performansını yakalayamasalar da, ekip bu yaklaşımı son derece umut verici olarak değerlendiriyor.
Öte yandan birçok insan yangın sonrasında nelerin yaşandığıyla da ilgileniyor.
Kara yangın böceği, ateşten fayda sağlayan pirofilik türler arasında yer alıyor. Larvaları ölü odunların içinde tüneller açarak ayrışma sürecini hızlandırıyor.
Lydia Schübel'e göre bu durum, besin maddelerinin orman toprağına çok daha hızlı dönmesini sağlıyor. Gevşek yapıdaki ölü odun aynı zamanda yeni bitkilerin gelişimi için uygun koşullar yaratıyor.
Kara yangın böceği bu konuda yalnız değil. Schübel, Almanya'daki diğer pirofilik hayvan türleri arasında dört noktalı koşucu böcek, çukur zemin böceği, çam kabuğu böceği ve duman sineğinin bulunduğunu aktarıyor.
Bu canlılar dünya genelinde ormanların yenilenmesinde önemli yardımcılar olarak kabul ediliyor.
Schübel, bazı bitkilerin de ateşe uyum sağladığını ekliyor. Bazı bitkiler yangına özellikle dirençli özellikler taşırken, bazıları ise yoğun ısı sonrasında tohum kapsüllerini açarak ormanların hızla yeniden büyümesine destek oluyor.
Değişen yaşam alanlarından belirli kuş türleri bile geçici olarak yararlanıyor. Bayağı boyunçeviren, odun inciri ve akbaşlı kuysunkuyruğu gibi türler ölü ağaçları yuvalanma alanı olarak kullanıyor ve açık alanlarda yiyecek bulmayı çok daha kolay başarıyor.
Orman yangınları çoğunlukla yıkıcı sonuçlar doğuran doğal afetler olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, ekosistemlerin ne kadar dirençli olabileceğini ve doğadan öğrenecek ne kadar çok şey bulunduğunu da gözler önüne seriyor. Çelişkili bir şekilde, aktif olarak ateşi arayan bir böcek gelecekte yangınların daha erken tespit edilmesine ve etkilerinin sınırlandırılmasına yardımcı olabilir.







