
Riskli bebeklerde erken fizyoterapi ve takip uyarısı
Uzmanlar, prematüre ve gelişimsel açıdan risk taşıyan bebeklerin ilk aylarda yakından izlenmesinin önemine dikkat çekti.
Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Hoşbay, erken doğan ya da çeşitli riskler barındıran bebeklerin sağlık durumlarının özellikle yaşamın ilk dönemlerinde yakından takip edilmesinin ve gerektiğinde desteklenmesinin şart olduğunu ifade etti.
Üniversiteca paylaşılan bilgilendirmede görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Hoşbay, insan beyni ile sinir sisteminin hayata başlanan ilk aylarda çok hızlı bir gelişim ivmesi yakaladığını dile getirdi.
Zeynep Hoşbay, prematüre gelişin, düşük doğum kilosunun, yenidoğan yoğun bakım geçmişinin, doğum esnasında oksijensiz kalma durumunun ve bazı nörolojik rahatsızlıkların bebeğin gelişim süreçlerinin çok daha yakından izlenmesini zorunlu kıldığını kaydetti. Açık bir gelişimsel gecikmenin meydana gelmesini beklemeden erken değerlendirme yapılmasının büyük bir kıymet taşıdığını belirten Hoşbay, bu süreçte yenidoğan hekimlerinin, çocuk nörolojisi uzmanlarının ve fizyoterapistlerin ortaklaşa hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Hayatın ilk aylarının beynin öğrenmeye ve değişime en elverişli olduğu zaman dilimlerinden biri olduğunun altını çizen Hoşbay, riskli bebeklerde belirgin bir gelişim geriliğinin ortaya çıkmasını istemediklerini belirtti. İlk ayların beynin çevreden edindiği hareket ve duyusal tecrübelere son derece açık, altın değerinde bir evre olduğunu aktaran Hoşbay, bebeğin vaktinde değerlendirilmesinin ve gerek görülmesi halinde erken desteklenmesinin gelişim açısından çok değerli olduğunu kaydetti.
Riskli bebek gruplarında motor gelişimde gecikmeler, kas tonusunda farklılıklar, hareketlerde asimetrik durumlar, hareket çeşitliliğinde düşüş ile baş ve gövde kontrolünü sağlamada zorluklar görülebileceğini aktaran Hoşbay, ileri safhalarda ince ve kaba motor yetenekleri, denge ve koordinasyon başlıklarında da problemlerin boy gösterebileceğini belirtti.
Erken fizyoterapi uygulamalarının bebeğe yoğun egzersizler yaptırmak anlamına gelmediğinin altını çizen Hoşbay, şu ifadeleri kullandı: Bebeğin doğal hareketlerini, hareketlerin kalitesini ve çeşitliliğini, kas tonusunu, duruşunu ve sağ ile sol tarafını kullanma biçimini inceliyoruz. Buradaki amaç bebeği zorlamak değil, kendi gelişim potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyabileceği doğru hareket ile duyusal deneyimleri en doğru zamanda sağlamaktır. Erken müdahalede kilit unsurların başında zaman geliyor.
Erken müdahale sürecinin en mühim ayaklarından birini ailelerin oluşturduğunu belirten Hoşbay, bebeğin taşıma biçiminin, gün içinde bulunduğu pozisyonların ve oyun esnasında aldığı desteğin gelişimini doğrudan etkilediğini dile getirdi. Ailelere bebeğin gündelik yaşamda en doğru şekilde desteklenmesine dair eğitimler verildiğini aktaran Hoşbay, günlük bakımın ve oyun anlarının yapılacak doğru yönlendirmelerle bebeğin gelişimine katkı sunan büyük fırsatlara çevrilebileceğini anlattı.
Her riskli bebeğin yoğun bir fizyoterapi desteğine ihtiyaç duymayabileceğini de belirten Prof. Dr. Zeynep Hoşbay, riskli doğan bir bebeğin kesinlikle gelişimsel bir problemle karşılaşacağı anlamına gelmediğini söyledi. Asıl önemli hususun bebeği erken evrede değerlendirmek, gelişimini yakından takip etmek ve gereksinim duyması halinde vakit kaybetmeden doğru desteği sunmak olduğunu kaydetti.
Hoşbay, riskli bebeklerdeki temel bakış açısının sorunun ortaya çıkmasını beklemek olmadığını, riskleri erkenden fark etmek, gecikmeleri beklemek yerine gelişimi düzenli izlemek ve icabında erken müdahalede bulunmak olduğunu sözlerine ekledi.



