6 Ağustos 2026 PerşembeUSD47,6EUR55,06
Gündem Nabzı
Son Dakika
Üstün yeteneklilerin eleştirel düşünme becerileri geliştirilmeli

Üstün yeteneklilerin eleştirel düşünme becerileri geliştirilmeli

Eleştirel düşünme, üstün yetenekli çocukların eğitiminde kritik bir rol oynuyor.

Eğitim Servisiİlk yayın:

Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli çocukların yüksek bilişsel potansiyellerini tam olarak kullanabilmeleri için eleştirel düşünme becerilerinin sistematik eğitimle geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Sayı, üniversiteden yapılan açıklamada, üstün yetenekli çocukların eğitiminde yalnızca bilgi edinmenin yeterli olmadığını, bu çocukların bilgiyi sorgulayan, kanıtları değerlendiren, farklı bakış açılarını analiz eden ve karmaşık problemlere yaratıcı çözümler geliştirebilen bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Eleştirel düşünme becerisine sahip öğrencilerin yanlış bilgiyi ayırt edebilme, bilimsel kanıtları değerlendirme ve etik kararlar alma yeteneklerinin arttığını belirten Sayı, "Üstün yetenekli çocuklar yüksek bilişsel potansiyele sahip olsalar da eleştirel düşünme becerileri sistematik olarak desteklenmediğinde, bu potansiyellerini tam anlamıyla kullanamayabilir" değerlendirmesinde bulundu. Toplumda, "Üstün yetenekli çocuk zaten başarılı olur" gibi yaygın bir düşüncenin olduğunu kaydeden Sayı, bilimsel bulguların bu görüşü tam olarak desteklemediğini aktardı. Hızlı öğrenme yeteneklerine rağmen, üstün yetenekli öğrencilerin bilgiye eleştirel yaklaşma, kanıtları değerlendirme ve muhakeme yapma becerilerinin eğitimle geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Sayı, "Zeka önemli bir güç. Ancak bu güç doğru biçimde yönlendirilmediğinde, birey başkalarının etkisine açık hale gelebilir, otomatik düşünceler geliştirebilir, ön yargılı veya otokratik bir tutum sergileyebilir. Tarihte otokratların insanlığın başına açtığı sorunlar düşünüldüğünde, eleştirel düşünmenin önemi daha açık biçimde görülüyor" ifadelerini kullandı. Sayı, eleştirel düşünmenin bireyin ne yapacağına veya neye inanacağına karar verirken bilinçli değerlendirmeler yapmasını sağladığını belirtti. Eleştirel düşünmenin yorumlama, analiz etme, değerlendirme, çıkarımda bulunma, açıklama ve öz düzenleme olmak üzere 6 temel boyutu bulunduğunu ifade eden Sayı, en önemli boyutlardan birinin öz düzenleme olduğunu kaydederek, "Öz düzenleme, kişinin kendi davranış ve düşüncelerini gözlemlemesi, değerlendirmesi ve gerektiğinde değiştirmesidir. Bu beceri, ileride ülkenin önemli kademelerinde görev alacağını öngördüğümüz üstün yetenekli çocuklar açısından önemlidir. Kişinin başkalarının düşüncelerini dinlemesi, kendisini değerlendirmesi ve doğru ile yanlışı ayırt ederek davranışlarını düzenlemesi mühimdir. Sokrates, 'Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez' derken, Yunus Emre, 'İlim, kendin bilmektir' diyor. Aralarında yaklaşık 2 bin yıl bulunmasına rağmen ikisi de aynı hakikate işaret ediyor. İnsan önce kendisini, ardından düşüncelerini sorgulamalı. Eleştirel düşünme, kendini sorgulayabilme cesaretiyle başlar" dedi. Eleştirel düşünmenin doğuştan gelen bir özellik olmadığını ve bu becerinin sistemli öğretim yoluyla kazanıldığını belirten Sayı, zihinsel bütünlük, tarafsızlık ve cesaretin eleştirel düşünmenin önemli unsurları olduğunu ifade etti. Söylemlerle eylemlerin tutarlı olması, düşünürken adaletli davranılması ve dogmalardan uzak durarak bilim ve aklın rehber alınması gerektiğini vurgulayan Sayı, "Eleştirel düşünen kişi, yalnızca etkili düşünen bir birey değil. Eleştirel düşünür, aynı zamanda adaletli, erdemli, cesur, alçak gönüllü ve azimli olmalıdır. Özetle eleştirel düşünme, ahlaklı insan yetiştirme amacı taşır. Çağımızda zeki ve yetenekli olmak gereklidir ancak tek başına yeterli değildir" ifadelerini kullandı. Sayı, üstün yetenekli çocukların iletişim kurmaya başladıkları dönemden itibaren yoğun bir merak duygusuna sahip olduğunu ve sürekli sorular yönelttiklerini belirtti. Bu durumun, eleştirel düşünme ihtiyacını ortaya koyan iki temel özellik olduğunu kaydeden Sayı, "Üstün yetenekli çocuklar, standart eğitim programlarını çoğu zaman hızlı tamamlar ve daha karmaşık sorular sormaya başlar. Ancak bu merak, doğru yönlendirilmezse yüzeysel bilgiyle yetinme, aşırı öz güven geliştirme veya tek bir doğruya odaklanma gibi riskler ortaya çıkabilir" dedi. Eleştirel düşünme eğitimi alan üstün yetenekli öğrencilerin problem çözme becerilerinin arttığını, bilimsel muhakemelerinin güçlendiğini, yaratıcılıklarının geliştiğini, akademik motivasyonlarının yükseldiğini ve karar verme süreçlerinde daha başarılı sonuçlar elde ettiğini belirten Sayı, bu çocukların adalet ve etik değerler konusunda hassas olabildiklerine de dikkat çekti. Sayı, eleştirel düşünmenin açıklık, netlik, önem, ilgililik, mantıklılık, derinlik ve genişlik gibi ölçütler sunduğunu ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu ölçütler, çocuklara düşüncelerini değerlendirebileceği bir kılavuz sağlar. Çalışmalar, eleştirel düşünmenin ahlaki farkındalığı artırdığını ve ahlak gelişimi için gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Eleştirel düşünme, yalnızca okulda veya aile ortamında geliştirilebilecek bir beceri değildir; toplumun da bu süreci desteklemesi gerekmektedir. Çocuğun sorularına soruyla cevap vermek ya da farklı çözüm yolları göstermesini istemek, tek başına yeterli değildir. Çocuğa, 'Senin düşüncen değerli ve sen değerlisin' mesajı verilmelidir. Çocuğun istek ve düşüncelerini dikkate alan, davranışlarını cezalandırmadan önce anlamaya çalışan ve onunla sevgi ilişkisi kuran bir kültüre ihtiyaç vardır.

Kaynak: Haberler.com

#Biruni Üniversitesi — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler