Rusya, bebek patlamasına doğru ilerliyor
Rusya, çocuk sahibi olmak isteyen ailelere büyük maddi destek vaadinde bulundu. Ancak, bu politikalar toplumda ciddi tepkilere yol açıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 4 Kasım 2024'te Moskova'daki Kızıl Meydan'da, Ukrayna'ya yönelik tam ölçekli işgale katılan Rus askerlerinin çocuklarıyla birlikte poz verdi. Kremlin, çocuk sahibi olanlara maddi yardımlar vadederken, büyük aileler için avantajlar sunuyor ve hamile öğrencilerle okul çağındaki kızların durumuna duyarlılık gösterdiğini öne sürüyor.
2030 yılına kadar, 'Aile' projesinin bütçesinin yaklaşık iki yıllık Ukrayna devlet bütçesine eşdeğer olacağı tahmin ediliyor. Bu paralar, doğum oranını artırmak amacıyla çeşitli yardımlar ve teşvikler için kullanılacak. Ancak bir sorun var.
2026'nın başlarında yapılan sosyal medya araştırmaları, absürt yasama girişimlerinin ve sürekli demografik propagandanın Rus halkında hoşnutsuzluğa neden olduğunu gösteriyor. Rus yetkililer, 'aile destekleme' politikalarının, devlet ile toplum arasında yeni bir çatışma kaynağı haline geldiğini kabul ediyor.
Gelecekte agresif savaşlar yürütmek için Rusya'nın en çok insana ihtiyacı var. Bu nedenle Kremlin'in demografik programlarının ne kadar etkili olduğunu anlamak kritik öneme sahip. 2024 yılında Rusya'da 1,22 milyon çocuk doğdu ki bu, modern tarihinin en kötü rakamlarından biri.
Toplam doğurganlık oranı, 2025'in sonlarında kadın başına 1.4 çocuk olarak belirlendi. Nüfusun yalnızca yerini alması için bu oranın 2.1 olması gerekiyor. Ukrayna'nın işgali sonrasında doğum oranları Kremlin için stratejik bir önem kazandı.
Putin, 'uzun vadeli hedefin Rusya'nın nüfusunu korumak ve artırmak olduğu' belirtti. Bölgesel doğum oranları, valilerin performans değerlendirmelerine de dahil edildi. Rusya, doğum oranını artırmak için geniş bir araç yelpazesine sahip.
Devletin, yeni askerlerin 'üretimi' için harcayacağı toplam bütçenin 2025-2030 yılları arasında 17,9 trilyon ruble (200 milyar dolardan fazla) olması bekleniyor. Çocuk sahibi olmayı teşvik eden çeşitli maddi yardımlar ve avantajlar sağlanırken, bu programın hedefinin toplam doğurganlık oranını 1.593'e çıkarmak olduğu, ancak bunun hala 2.1 hedefinin altında kaldığı belirtiliyor.
Para teşviklerine ilgi duymayanlar için ise, hükümetin 'çocuk sahibi olmayı reddetmeyi teşvik etme' yasakları ve çeşitli kısıtlamalar gibi uygulamaları bulunuyor. Devletin vatandaşların cinsel sağlığına duyduğu 'kaygı' bazen absürt seviyelere ulaşıyor. Son günlerdeki hükümet girişimlerinden biri, çocuk planlamayan kadınların psikologlara yönlendirilmesi.
Hükümetin yaratıcı politikaları, demografik krizi aşmak için acımasız bir şekilde uygulanıyor. Ancak kamu, bu girişimlere oldukça eleştirel ve bazen de düşmanca yaklaşıyor. 700'den fazla Telegram ve VKontakte topluluğunda yapılan analizlerde, hamile öğrencilere ve okul çağındaki kızlara yapılan ödemeler, Ruslarda büyük bir öfke dalgası yarattı.
Telegram'daki tepkilerin yüzde 72'si olumsuzken, pozitif olanlar yalnızca yüzde 3'tü. Bu destek, genç kadınlara yardım değil, eğitim ve mesleki gelişimlerini feda etme teşviki olarak algılandı. Sosyal medya kullanıcıları, 'Ne zaman ders çalışacaklar?' diye sordu.
Kullanıcılar, 'Kadınlar kariyer yerine çocuk sahibi olmaya mı zorlanıyor? Eğer evlilik yürümezse çocuklara kim bakacak? Tabii ki devlet değil.' gibi endişelerini dile getirdi.
Abortion kısıtlamaları da ikinci en olumsuz tepki alan konu oldu. Hükümetin, evli kadınların sadece eşlerinin izniyle hamilelik sonlandırmasını öneren teklifi, Rostov'daki bir toplulukta 1.473 olumsuz tepki aldı. Benzer bir durum Voronezh'de de 2.023 tepki aldı.
Yorumlarda, kalabalık çocuk yuvalarına dikkat çekilirken, yasakların neden olduğu durumların ortadan kaldırılmasına yönelik eleştirilerde bulunuldu. Sağlık Bakanlığı'nın hamile kalmayı teşvik etmek için kadınları psikologlarla görüştürme fikri de derin bir hoşnutsuzluk yarattı. Mart 2026'da duyurulan bu girişim, on binlerce paylaşım aldı ve büyük ölçüde olumsuz tepkilerle karşılaştı.
Ekonomik teşvikler de pek ilgi görmedi. Aile kredileriyle ilgili paylaşımlar olumsuz yorumlarla karşılandı. Bunun başlıca nedeni, programın şartlarının sürekli değişmesi ve konut fiyatlarının artmasıydı.
Hükümetin, fonların nasıl kullanılacağına dair kısıtlamaları da eleştirilere maruz kaldı. Kremlin'in demografik girişimlerine olan eleştirilerin temelinde, otoritelere olan güvensizlik ve ikiyüzlülük inancı yatıyor. Telegram ve VKontakte'deki anlamlı yorumların yaklaşık dörtte biri, 'Kendiniz çocuk yapın!' gibi alaycı ifadeler içeriyor.
Yorumlarda, yoksulluk, yüksek fiyatlar ve ulaşılamaz konut gibi gündelik sorunlar da öne çıkarken, devletin çocuk sahibi ol çağrısının, kapanan okullar, doğumhaneler ve klinikler gibi durumları göz ardı ettiğine dikkat çekildi. Yabancı düşmanı bir bakış açısı da belirgin bir şekilde öne çıktı; bu, yıllardır süren devlet propagandasının bir sonucu olarak muhalefet etti.
Telegram ve VKontakte'deki anlamlı yorumların yaklaşık yedide biri, çocuk yardımlarının 'yanlış kişilere' gittiği iddialarına odaklandı. Devletin özel hayata müdahalesi ise daha az sıkça gündeme geldi, ancak istikrarlı bir şekilde ortaya çıkıyor. İnsanlar, savaşla ilgili yorum yaparken daha temkinli davranıyor; Telegram'daki yorumların sadece yüzde 5.8'i ve VKontakte'de yüzde 7.5'i doğrudan çocuk sahibi olma çağrılarını, 'özel askeri operasyon'daki insan kayıplarını telafi etme ihtiyacıyla ilişkilendiriyor.
Ancak, Rusya'daki sansür ve baskı göz önüne alındığında, bu tür veriler bile önem taşıyor. Kadın haklarıyla ilgili yorumlar en az dikkat çekti. Kadın haklarının, devlet tarafından o kadar güvence altına alındığı söylenebilir ki, kadınlar kendilerine ait hakların asla verilmediğini düşünüyor.
Ancak, bunun nedeni 'geleneksel değerler' propagandasının etkisi ve aile yapısındaki ataerkil kavramların hâkimiyetidir. Bu tedbirlerin başarısı, yalnızca Putin için değil, Rusya'nın dışındaki ülkeler için de önemlidir. Azalan bir nüfus, Rusya'nın daha az tehlikeli hale gelmesi anlamına gelmez.
Aksine, Kremlin'in demografik gerilemeyi tersine çevirme çabaları, uzun vadeli ekonomik, askeri ve jeopolitik hedefleriyle yakından bağlantılıdır. Moskova, insanları öncelikle bir kaynak olarak, gelecekteki askerler havuzu olarak görüyorsa, demografik politikası dikkatle izlenmesi gereken bir değişken olmayı sürdürüyor.
Editör notu: Copyright, Ukrainska Pravda. Bu çevrilmiş makale, Kyiv Independent tarafından izinle yeniden yayımlanmıştır. Yazarlar, görüşlerini ifade ederken Kyiv Independent'in görüşlerini yansıtmadıklarını belirtmektedir.







