Sağlık Bakanlığı'nın başarısı: 100 bebekten 99'u hastanede doğuyor
20 yıl önce yüzde 21 seviyelerinde olan evde doğum oranı, günümüzde yüzde 0,6'nın altına düştü. Hastanelerde doğum yapan anne adaylarının oranı ise 99,4'e yükseldi.

Türkiye’de son 20 yılda sağlık alanında önemli değişiklikler yaşandı. Özellikle anne ve bebek sağlığı konularında yapılan çalışmalar, evde doğum oranlarını ciddi şekilde azalttı. 20 yıl önce her 5 doğumdan biri evde gerçekleşirken, bu oran günümüzde yüzde 0,6'nın altına inmiş durumda.
Hastanede doğumun tercih edilmesi, toplumda sağlık hizmetleri konusundaki farkındalığın artması ile doğrudan ilişkilidir. Evde doğum oranının 2000'lerin başında yüzde 21 seviyelerinde olduğunu belirten Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) verilerine göre, bu oran 2008'de yüzde 10'a, 2018'de ise yüzde 0,9'a gerilemiştir.
Bugün ise, Türkiye'de doğumların yüzde 99,4'ü modern sağlık kuruluşlarında gerçekleşmektedir. Anne ve bebek ölüm oranları da bu süreçte önemli bir azalma göstermiştir. 2000'li yılların başında her 100 bin canlı doğumda 29 ila 32 anne hayatını kaybederken, bu rakam günümüzde 13 ila 15 seviyelerine düşmüştür.
Bebek ölümleri ise binde 28-31 aralığından 8 ila 9 seviyelerine gerilemiştir. Bu başarıda, Sağlık Bakanlığı'nın uyguladığı politikaların etkisi büyüktür. Hastanede gerçekleşmeyen doğumların sayısı yıllık ortalama 5 bin-5 bin 500 civarında kalmaktadır.
Türkiye Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, evde doğum oranlarındaki azalmayı yalnızca hastanelerin sayısındaki artışla açıklamanın yeterli olmadığını belirtti. Dr. Erdoğan, sağlık sisteminin tüm bileşenlerinin güçlendirilmesinin bu başarıda etkili olduğunu ifade etti.
Ayrıca, evde doğumların azaltılmasında şu stratejilerin de rol oynadığını vurgulamıştır: 1. Erişim Kolaylığı: 112 acil servisi, ambulans hizmetlerinin güçlendirilmesi sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırdı. 2.
Erken Takip: Aile hekimliği uygulamaları ve gebe izlemleri ile riskli gebelikler önceden belirlenerek doğum hastanelerde planlanmıştır. 3. Bütüncül Bakım: “Her Gebeye Bir Ebe” uygulaması, gebelik ve doğum sonrası süreçlerin kapsayıcı bir şekilde takip edilmesine olanak sağladı.
Opr. Dr. Erdoğan, doğumun fizyolojik bir süreç olmakla birlikte öngörülemez durumlar barındırabileceğini vurguladı. Bunun yanı sıra, Türkiye’de evde doğum oranlarının yüzde 1’in altına inmesini, sağlık hizmetlerine erişim, acil sağlık sistemi, gebe takipleri ve toplumsal bilinçteki gelişimlerin ortak sonucu olarak değerlendirmektedir.
Yasal olarak “planlı evde doğum” hizmet olarak sunulmamaktadır. Sağlık Bakanlığı, komplikasyon durumları nedeniyle tüm doğumların hastane şartlarında yapılmasını önermektedir. Kırsal alanlarda veya hastaneye ulaşımda zorluk yaşayan bazı kadınlar ise evde doğum yapmaktadır.
Eğitim düzeyinin düşük olması, sağlık sigortası bulunmaması ve geleneksel aile baskısı gibi etkenlerle hastaneye gidemeyen kadınlar da evde doğum yapmaktadır. Sosyetenin bazı kesimleri ise doğal yaşamı tercih ediyor ve evde doğum yöntemini benimsemiş durumda. Bu alanda Batı’da “Doula” olarak bilinen doğum koçları, nefes terapistleri ve özel ebeler yardımcı olmaktadır.
Evde doğumun maliyeti 50-300 bin TL arasında değişmektedir. Bazı ünlü isimler, geçmişteki olumsuz hastane deneyimleri nedeniyle evde doğum yöntemini tercih edebilmektedir.
Türkiye’de Özgü Namal ve Meryem Uzerli gibi dizi oyuncuları, yurtdışında ise Cindy Crawford, Gigi Hadid ve Gisele Bündchen evde doğumu tercih eden ünlüler arasındadır.







