Şef Kasım Şentürk COP31 konukları için yöresel menü hazırlıyor
Antalya'da COP31 için hazırlık yapan şef Kasım Şentürk, Anadolu'nun 7 bölgesine ait yöresel lezzetleri modern teknikler ve sanatla buluşturarak konuklara sunacak.

Şef Kasım Şentürk, Türkiye'nin 7 bölgesine ait yöresel lezzetleri geleneksel dokusunu koruyarak modern tekniklerle yorumluyor. Şentürk, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Antalya'ya gelecek konuklara özel bir menü sunacak.
Turizm sektöründe 43 yıllık deneyime sahip mutfak direktörü Şentürk, geleneksel tarifleri modern sunum teknikleri ve sanatla buluşturuyor. Şentürk, Türkiye'nin gastronomi kültürünü uluslararası alanda tanıtmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Antalya Diplomasi Forumu başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarda kente gelen diplomatları ve devlet liderlerini ağırlıyor. - RESTORAN ZİNCİRİ GENİŞLİYOR - Rixos oteller grubuna ait The Land of Legends içindeki "Ala Akşam" adlı restoranda çalışmalarını sürdüren Şentürk, her bölgenin özgün karakterini koruyarak yeniden yorumlama yapıyor.
Şentürk, Anadolu Türk mutfağını yorumlayan bir konseptte hizmet verdiklerini aktardı. Türkiye ve Kazakistan'ın ardından Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde 4. şubeyi açacaklarını belirten Şentürk, Türk mutfağının uluslararası platformlarda daha fazla tanınması için çalıştıklarını kaydetti. Türk mutfağının özünü koruyarak uluslararası damaklara hitap etmeyi amaçladıklarını vurguladı. - KÜLTÜRÜ YANSITMA AMACI - Şentürk, "Nasıl uluslararası restoranlar kendi kültürünü yansıtıyorsa biz de kültürümüzü yansıtmak için uluslararası platformda görev alıyoruz.
Hikayemiz bu. Annemizin, ninemizin lezzetlerini, kültürümüzün dokusunu bozmadan yeteneklerimizi katarak sunuyoruz ama dokuyu bozmuyoruz yani Türk mutfağını keyifli hale getiriyoruz. Rusya, Avrupa, Orta Doğu başta olmak üzere tüm halklara hitap ediyoruz." dedi.
Restoranlarında sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımını önemsediklerini belirten Şentürk, ürünleri mümkün olduğunca sipariş üzerine hazırladıklarını söyledi. - 3 ÜLKEDEN ÖN REZERVASYON - COP31 için hazırlık yaptıklarını anlatan Şentürk, "COP31 için şimdiden 3 ülkeden gelecek heyetlerin ön rezervasyonlarını aldık.
Bu, bizim için çok önemli. İyi hazırlandık, yöresel tatlarımızı takdim edeceğiz." şeklinde konuştu. Her yörenin lezzetlerini yorumlayarak yemek çıkardıklarını ifade eden Şentürk, Trabzon tereyağına portakal, baharat, kumkat ve limon katarak başlangıç olarak servis ettiklerini belirtti. - ÖZEL TARİFLER VE SUNUMLAR - Kırmızı köz biberinden yaptıkları sosun çok sevildiğine dikkati çeken Şentürk, şunları kaydetti: "Ekmeği Afyon buğdayından, ekşi mayalı, ceviz ve Kayseri çemen aromalı yapıyoruz.
Zeytinyağında dinlendirdiğimiz enginarı, pişen soğan, sarımsak, zeytinyağı, havuç, portakal suyunu sorbe edip farklı dokunuşlarla niş ürün haline getiriyoruz. Türkiye'nin meşhur Tokat yaprağından açık sarma yapıp yoğurdun kaymak çıtırıyla ve soğan külüyle servis ediyoruz. Keşkeği tavuk suyuyla fırına atıp sıcaklıkta sabaha kadar demleniyor.
Üzerine kuzu gerdan veya oğlak eti kullanıyoruz. Trabzon yağlı peynirinden baklava yufkasıyla börek yapıp trüf aromalı balla servis ediyoruz. Yöresel ürün dokunuşlarıyla farkındalık yaratıyoruz."
Yemeklerin malzemelerini Trabzon, İstanbul ve Gaziantep başta olmak üzere hangi yöreye aitse o şehirden aldıklarını anlatan Şentürk, kaliteden taviz vermeyerek zor olanı başardıklarını ifade etti. - KEBAPLA SINIRLI DEĞİL - Ana yemek için kaburga etini 8 saat pişirip tereyağıyla pürüzsüz hale getirdikleri püreyle servis ettiklerini dile getiren Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı: "Üzerine 6 yıllık restoranımızın değişmeyen yoğurt tatlısını veriyoruz. NATO Zirvesi'nde de sunulmuştu. Doğal yoğurt alıyoruz, sorbesini taze meyvelerden yapıyoruz.
Çikolatalarını doğru kullanıyoruz. Türk mutfağını kebapla, pideyle ya da bir dönerle sınırlamak doğru değil. 7 bölge çok zengin bir gastronomi."







