6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Şükran Soner, emek mücadelesinin simgelerinden biri olarak hayatını kaybetti

Meslek hayatı boyunca emek mücadelesinin ön saflarında yer aldı.

Haber Merkeziİlk yayın: Güncelleme:
Şükran Soner, emek mücadelesinin simgelerinden biri olarak hayatını kaybetti

Gazeteciliğe genç yaşta adım atan Soner, işçi, emek ve eğitim sayfalarıyla dikkat çekti. Yaklaşık 60 yıllık gazetecilik kariyerinde işçilerin, emekçilerin, kadınların ve ezilenlerin sesi olan Soner’in vefatı, basın ve emek dünyasında büyük bir üzüntü yarattı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), DİSK, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum kuruluşu, yayımladıkları mesajlarla Soner’i andı. Soner’in vefatının ardından taziye mesajları yayımlandı: - Ankara Cumhuriyet Okurları (CUMOK): Cumhuriyet çınarımız ışığımız olmaya devam edecek. - Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş: İşçilerin, emekçilerin, gazetecilerin daha insanca yaşayabilmesi için yürütülen mücadelenin kalem haliydi Şükran abla. - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC): Başarıyla uzun yıllar gazeteci ve yazar olarak mesleğine hizmet eden Şükran Soner’i hiç unutmayacağız. - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD): Meslek hayatı boyunca emeğin ve emekçinin sesi olmuş, basın çalışanlarının örgütlü mücadelesinin ön saflarında yer almış deneyimli gazeteci Şükran Soner’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. - Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD): Yaşamı boyunca demokrasi ve insan haklarından yana duruşuyla belleğimizde yer edinen değerli kalem Şükran Soner’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. - Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu: DİSK davası sürecinde arşiv niteliği taşıyan bir gazetecilik mirası bıraktı ve DİSK Tarihi 3 kitabının mimarı oldu. Soner, onurlu gazeteciliğin simge isimlerinden biri oldu, işçi sınıfının hafızasını oluşturdu ve son ana kadar yazmaya devam etti. - Birleşik Metal İş Başkanı Özkan Atar: Biz işçilerin sesini duyurdu ve bu mücadelenin içerisinde tüm benliğiyle yer aldı. Anısını mücadelemizde yaşatacağız. - Eski DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak: Sanki o davanın bir parçasıymış gibi, tek gün bile gelmemezlik etmeden, takip edip yanımızda oldu. Onun usta kalemi sayesinde DİSK davası kamuoyunun vicdanında beraat etti. - Eski DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi: Kalemini sermayenin, zorbalığın ve haksızlığın yanında değil; emekçinin, ezilenin ve hakkını arayanların yanında kullandı. - Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu adına Başkan Rutkay Aziz: Uzun yıllar boyunca gazeteciliğe, emek mücadelesine ve toplumsal yaşamımıza sunduğu değerli katkılarıyla iz bırakan Şükran Soner’i saygıyla anıyoruz. - Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı (ADD) Hüsnü Bozkurt: Daima halkın haber alma özgürlüğünü savunmuş, ömrünü Atatürk ilke ve devrimlerine, ulusal birliğe, emek mücadelesine ve sendikal örgütlülüğe adamış çok değerli bir Cumhuriyet kadınını kaybettik. - Tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün: Gazeteciliği boyunca emekten, demokrasiden, insan haklarından ve özgürlüklerden yana tavrıyla örnek olan Sayın Şükran Soner, kalemi ve mücadelesiyle daima hatırlanacak. - Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan: Ardında yarım asrı aşan bir gazetecilik emeği ve onurlu bir mücadele bıraktı. Işıklar içinde uyusun. - Tutuklu Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş: Türk basınının önemli isimlerinden, eski TGS genel başkanı Şükran Soner’e Allah’tan rahmet, sevenlerine ve basın camiamıza başsağlığı diliyorum. - YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: Kalemini emeğin hakkından yana kullanan gazeteciler, Şükran ablayı unutmayacak. - YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: Emek mücadelesinin öne çıkan kalemi Şükran Soner’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. - YENİ Parti Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer: Kalemiyle her zaman ezilenin, işçinin, kadının ve hakkı yenenin yanında dimdik duran gerçek bir Cumhuriyet aydını sevgili Şükran Soner’i kaybettik. Hep özlemle anacağız. - SOL Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş: Kalemiyle, yüreğiyle her daim emeğin, ezilenin yanında yer alan hak ve adalet yürüyüşçüsü Şükran Soner ablamız gönüllerde yaşayacak. - 26. Dönem Ankara Milletvekili, Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka: Kendisiyle yaptığımız sıcak sohbetleri ve güzel anılarımızı hep özlemle hatırlayacağım. - 16. ve 22. Dönem Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı: Emek dünyasının değerli yazarı Soner için Cumhuriyet’e, ailesine başsağlığı dilerim. - Halkın Kurtuluşu Partisi (HKP): Artık yazılarıyla, anılarıyla işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, sömürülenlerin hak arama mücadelesinde yaşamaya devam edecek. - İlerici Kadınlar Derneği (İKD): Emek mücadelesinin kalemi, bir dönem İKD danışma kurulu üyesi olarak kadın mücadelesinde de yerini almış olan dostumuz, yol arkadaşımız, ablamız Şükran Soner’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. - Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: 60 yıllık meslek hayatı boyunca emekçilerin, kadınların, insan haklarının ve toplumsal mücadelenin sesi oldu. - Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay: Değerli bir Cumhuriyet aydını ve Cumhuriyet kadınını yitirmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Güncelleme (2 Eylül 10:41): 29 Ekim Kadınları Derneği'nin açıklaması eklendi. Şükran Soner, bir süredir tedavi gördüğü hastanede dün sabah yaşamını yitirdi. Kendi tabiriyle 1946’da “Tito Yugoslavyası’nda dünyaya geldi. Üç kardeşli çekirdek ailede, güçlü akraba bağları ve çok kültürlü ortamda büyüdü. Birçok dil ve dinden yaşıtlarıyla, spor ve sanatın her alanında çalışabileceği kapsamlı bir eğitim aldı. Buna karşın ailece 1956’da Türkiye’ye geldiklerinde eğitim denkliği nedeniyle aynı eğitimi alması gerekti. Ortaöğretiminin yaklaşık 3 yılı Nişantaşı ve İstanbul Kız liselerinde geçti. 1964-1966 yılları arasında İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik eğitimi alırken bile gazeteciliğe başlamıştı. Bir yandan eğitimine devam ediyor, diğer yandan İstanbul Ekspres gazetesinde şehir röportajları sayfasında çalıştı. Farkındalığıyla yaşıtlarından ayrılıyordu. Gazeteciliğe bakışını “Eğitim, sağlık, siyaset, sendikal ağırlıklı, sosyal, toplumsal olayların içinde habercilikte uzmanlaşmayı sağlayan, ülkenin çok sıcak toplumsal gündeminin içinde habercilik, röportaj, yazı dizileri ve araştırmalar ağırlıklı çalışmayı yeğledim” sözleri ile açıklıyordu. Öncelikle emek ve eğitim sayfaları yaparken kısa sürede bu alanda uzmanlaşacak yönetimsel ve masabaşı işlerden ziyade sahada olacaktı. Bu “sahada” olma hali gazetecilikle sınırlı kalmayacak ve sonrasında örgütsel mücadelenin de öne çıkan kişilerinden olacaktı Şükran Soner. 12 Mart 1971 Muhtırası sonrası gazeteden çıkarılan yazarlardan olan Soner, Cumhuriyet ile gönül bağını hiçbir zaman koparmadı. Bir yıl sonra, her zaman hayatında çok önemli yeri olacak Nadir Nadi ile beraber gazeteye geri döndü. Nadir Nadi’nin ölümü sonrası gazetenin çizgisini temsil eden yazarlarla beraber gazeteden ayrılmak zorunda kaldı. Cumhuriyet’in yaşadığı buhrana kayıtsız kalmayan Berin Nadi, başta İlhan Selçuk olmak üzere yazarlarla bir araya gelerek Cumhuriyet Vakfı’nın kurulmasına öncülük ettiğinde destekçilerinden birisi yine Şükran Soner’di. Artık gazetenin genç muhabiri değil, kurumun çizgisini temsil eden öncülerinden birisi olmaya başlamıştı. Gazetede iş sendika servisi ve iş ekonomi servisinde şeflik ve yazıişleri müdürlüğü yaptı. Mücadele boyutu gazete içiyle sınırlı değildi Şükran Soner’in. Sendikal mücadelede de, emek mücadelesinde de vardı. Türkiye Gazeteciler Sendikası’da iki dönem eğitim sekreterliği yapan Soner, 1999’da TGS Başkanvekili, 2001’de TGS Genel Başkanı oldu. İnsan Hakları Derneği, Ada Dostları Derneği, Ekonomik Toplumsal Tarih Vakfı gibi sosyal örgütlenmelerin kuruluşunda öncülük etti ve yönetimlerinde çalıştı. Bu fikrin hayata geçmesinin en büyük destekçilerinden olan Soner, ilerleyen yıllarda Cumhuriyet Vakfı’nda görev aldı. Gazetenin yaşadığı her kritik dönemde “İlhan Selçuk’un kemiklerini kimseye sızlattırmam” felsefesiyle hareket eden ve her zaman gazeteden yana tavır alan Şükran Soner, sağlık sorunları yaşadığı son aya kadar tam 60 yıl boyunca gazetesi için düşündü, anlattı, üretti ve yazdı. Hayatının merkezine her zaman Cumhuriyet’i aldı. Cumhuriyette, cumhuriyeti yaşatmak için yaşadı. Kendisini bu tarihsel sorumluluğa adadı. Toplumsal barış mücadelesiyle geçen ömrü Dünya Barış Günü’nde son buldu. Bedenen aramızdan ayrılsa da yazdıkları, yaptıkları ve nesilden nesile aktarılacak anlattıkları ile bizlerle yaşamaya devam edecek.

Güncelleme (2 Eylül 14:50): Şükran Soner'in yaşamı ve kariyeri hakkında detaylı bilgiler eklendi.

Kaynak: Haber Merkezi

#Cumhuriyet · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler