Trump imzaladı: Doğumla vatandaşlığa yeni kısıtlamalar
ABD Başkanı Trump, doğumla vatandaşlık hakkını kısıtlayan ve Yüksek Mahkeme'nin daha önceki kararına rağmen hayata geçirilen iki kararnamesine imza attı; yeni düzenlemeler vize kısıtlamaları, giriş engelleri ve organizatörlere yönelik yaptırımlar içeriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te düzenlenen bir imza töreninde, ülkede doğan kişilerin ABD Anayasası'nın 14. ek maddesi kapsamında doğrudan vatandaşlık kazanmasını sınırlayan yeni kararnamelere imza attı. Perşembe günü imzalanan bu belgeler, Trump'ın daha önceki girişimine kıyasla daha dar kapsamlı olurken, doğumla vatandaşlık hakkı bulunmayan kişi kategorilerini genişletmeyi öngörüyor.
İlk kararname, yabancı diplomatlar veya işgalci güçlerin bebeklerine uygulanan dar istisnayı genişletmeyi hedeflerken, belirli yabancı devlet çalışanları, "düşman yabancı" olarak sınıflandırılan kişiler ve vatandaşlık elde etmek amacıyla oluşturulduğu belirtilen bazı ticari düzenlemeler kapsamında doğan çocukların vatandaşlığının federal kurumlarca tanınmasını sınırlandırıyor.
İkinci kararname ise geçici vizeyle ABD'ye gelenlerin çocuklarının vatandaşlık kazanmasını engellemek ve vize reddi, iptali, ülkeye girişin engellenmesi ile organizatörlere yönelik yaptırımlar gibi daha kapsamlı önlemler getirmek amacıyla "doğum turizmi" uygulamasının durdurulmasını talep ediyor. Trump, 6 Ağustos'taki imza töreninde doğum turizmiyle ilgili olarak, uygulamanın ticari bir faaliyete dönüştüğünü savunarak, "Doğumla vatandaşlığı alıp bununla alay ettiler. İnsanlar para ödeyerek sisteme giriyor ve buna izin vermeyeceğiz" dedi.
İmza töreninde Trump'a, Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı Stephen Miller'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Howard Lutnick, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Personel Sekreteri Will Scharf eşlik etti.
Trump'ın başdanışmanlarından Stephen Miller ise kararnamenin, yabancı terör örgütü üyeleri, yabancı hükümet çalışanları, yabancı hükümetler adına lobilik yapan geniş kesimler ile vatandaşlığın federal yasa ile verilmediği ABD topraklarında doğan kişilerin çocuklarını da vatandaşlık hakkından mahrum bırakmayı amaçladığını belirtti.
Yüksek Mahkeme'nin bu konudaki kararından haftalar sonra gelen bu hamlenin de hukuki itirazlarla karşılaşması beklenirken, göçmenlik avukatları kararnamelerin anayasaya aykırı olduğunu savundu. Yeni kararnameler sivil haklar ve göçmen hakları kuruluşlarının da tepkisine yol açtı.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), Yüksek Mahkeme'nin doğum yoluyla vatandaşlığın Anayasa tarafından güvence altına alındığına daha önce hükmettiğini belirterek, yeni düzenlemelerin de mahkemede başarısız olacağını savundu.
Hispanik sivil haklar kuruluşu UnidosUS'tan Deborah Fleischaker, kararnameleri, Yüksek Mahkeme'nin 30 Haziran tarihli kararının etrafından dolaşmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirirken, Women's Refugee Commission'dan Zain Lakhani düzenlemelerin ABD'ye yasal yollarla giriş yapmak isteyen sığınma ihtiyacı olan hamile kadınların haklarını etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Trump, imza öncesinde yaptığı açıklamada, "Bu, kölelerin bebekleri içindi ve şimdi neler oluyor? İnsanlar bu alanda işletmeler kuruyor. Olması gereken bu değildi." şeklinde konuştu. ABD Yüksek Mahkemesi'nin doğumla vatandaşlık hakkına dair önceki kararlarını "çok talihsiz" olarak nitelendiren Trump, "Çok adaletsiz olduğu için düzenlemeler yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yüksek Mahkeme, bu yıl 30 Haziran'da, muhafazakâr bir çoğunluğa sahip olmasına rağmen 6 hakimin oyuyla Trump'ın sınırlamaya çalıştığı doğumla vatandaşlık hakkının anayasayla korunduğu gerekçesiyle mevcut uygulamanın devamı yönünde karar almış; Baş Yargıç John Roberts, 14.
Ek Madde'nin mimarlarının bu vaadi ülkedeki her hür doğan kişiye uzattığını belirtmişti. Bu karar, Trump'ın ikinci dönemindeki en büyük hukuki engellerden biri olarak kayda geçmişti. Trump'ın ikinci başkanlık döneminin ilk günü olan 20 Ocak 2025'te yayımladığı başkanlık kararnamesi, ülkeye yasadışı yollarla giren veya geçici vizelerle burada yaşayan ebeveynlerin, ABD'de doğan bebeklerinin vatandaşlık almasını engellemeyi hedeflemişti.
Göç Politikaları Enstitüsü verilerine göre, en kapsamlı tahminler doğum turizmi kapsamında yıllık 22 bin ila 26 bin bebek doğduğunu gösterirken, resmi hükümet verilerinde bu sayı 9 bin 600 olarak yer alıyor.







